Akut biliyer pankreatitli hastalarda eşlik edebilecek akut kolanjit yönetiminde Tokyo kılavuzlarının validitesinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KOCAELİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA ŞAHİN
Danışman: İbrahim Koral ÖNAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Akut biliyer pankreatit (ABP) hastalarında eşlik edebilecek akut kolanjit tanısında Tokyo 2018 kılavuzundaki (TG18) kriterlerin geçerliliğini değerlendirmek ve akut kolanjit varlığının ABP hastalarının klinik seyri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Hastanemiz Gastroenteroloji servisinde ABP tanısıyla takip edilen hastaların verileri retrospektif incelenerek TG18 tanı kriterlerine göre "kesin kolanjit", "şüpheli kolanjit" ve "kolanjit olmayan" şeklinde sınıflandırıldı. Kesin kolanjit ve şüpheli kolanjit grupları TG18'e göre "hafif", "orta" ve "şiddetli" olarak sınıflandırıldı. Grupların demografik ve laboratuvar verileri, antibiyotik kullanımı, ERCP bulguları, yatış süresi ve klinik şiddet skorları (BISAP, APACHE-II, Marshall vb.) karşılaştırıldı. Bulgular: ABP tanısıyla 115 hasta çalışmaya alındı. Çalışma grubundaki 101 (%88) hastada akut kolanjit [kesin: 41 (%35,7); şüpheli: 60 (%52,2)] tanısı saptandı. Kesin kolanjit hastalarının 32'sine (%78) ERCP uygulandı; 28'inde (%87,5) koledokta dilatasyon, 27'sinde (%84) taş saptandı. Şüpheli hastaların 19'una (%31,7) ERCP yapıldığı; 15'inde (78,9) dilatasyon ve 17'sinde (89,5) taş saptandığı görüldü. Kesin kolanjit, şüpheli kolanjit ve kolanjit olmayan gruplar arasında organ yetmezliği [5/41 (%12,2), 11/60 (%18,3), 0/14], antibiyotik kullanımı [31/41 (%75,6), 44/60 (%73,3), 9/14 (%64,3)] ve yatış süreleri [5,56 ± 2,85; 5,47 ± 2,59; 4,64 ±1,28] açısından anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Laboratuvar verileri incelendiğinde kesin kolanjit, şüpheli kolanjit ve kolanjit olmayan gruplar arasında WBC [13,3 ±6,15; 13,2 ±8,29; 3,14 ±8,18], CRP [54,4 ±50,2; 46,1 ±53,2; 6,67 ±9,26], INR [1,22 ±0,23; 1,15 ±0,34; 1,06 ±0,15], bilirubin [4,15 ±2,36; 3,48 ±2,63; 2,40 ±2,26] değerlerinde anlamlı fark saptanırken (p 0.05). Kolanjit hastalarının 48'i (%47,5) hafif, 32'si (%31,7) orta, 21'i (%20,8) şiddetli olarak değerlendirildi. Hastaların 16'sında (%15,8) organ yetmezliği görüldü. Hafif grupta 0, orta grupta 1 (%2,1) ve şiddetli grupta ise 15 (%71,4) hastada organ yetmezliği gelişmiş olup, gruplar arasındaki analizde istatistiki fark anlamlı saptandı (p 0.05). Klinik şiddet skorlarıyla hastaneden taburculuk süresi karşılaştırıldığında IMRIE skorunda anlamlı farklılık izlendi (p=0.049). TG18 şiddet sınıflamasında derece arttıkça diğer şiddet skorlarından BİSAP, MARSHALL ve APACHE-II'de de anlamlı istatistiki farklılık izlendi (sırasıyla p=0.012, 0.003, 0.006). Sonuç: TG18 tanı kriterleri ABP hastalarında tanı koyma açısından yüksek bir başarı sergilese de özgüllüğün azalması nedeniyle aşırı kolanjit tanısının konmasına ve potansiyel olarak gereksiz antibiyotik kullanımına ve invaziv müdahalelere yol açabilmektedir. Tanı ve tedavi süreçlerinde TG18 kriterlerinin klinik yargıyla birlikte bireyselleştirilmiş bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Akut biliyer pankreatit, Tokyo Kılavuzu, akut kolanjit, tanı kriterleri, antibiyotik kullanımı, ERCP, klinik şiddet sınıflaması.