Transkateter aortik kapak implantasyonu yapılan hastalarda pan immun inflamasyon değeri ve Monosit/HDL-Kolesterol oranının kontrast nefropati gelişimi riskine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA ATALAY
Danışman: Derya TOK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, ciddi aort kapak darlığı nedeniyle Transkateter Aortik Kapak İmplantasyonu (TAVİ) uygulanan hastalarda, işlem öncesi hesaplanan Pan-İmmün İnflamasyon Değeri (PIV) ve Monosit/Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein- Kolesterol (HDL-K) oranının, işlem sonrası kontrast ilişkili nefropati (KİN) gelişimini öngörmedeki rolünü belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'nde, güncel kılavuzlara uygun olarak Haziran 2019–Ocak 2024 tarihleri arasında ciddi aort darlığı nedeniyle Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu (TAVİ) uygulanan 18 yaş ve üzeri ardışık 384 hasta tarandı. Toplam 68 hasta çalışma dışı bırakıldı (eksik veri, n=37; kronik hemodiyaliz, n=14; periprosedürel aktif enfeksiyon, n=6; bilinen malignite, n=6; ve periprosedürel mortalite, n=5) ve nihai analiz 316 hasta üzerinden gerçekleştirildi. Hastaların yaşları 55 ile 94 yıl arasında değişmekte olup ortalama 76,2 ± 7,2 yıldır. Çalışma retrospektif ve gözlemsel olarak tasarlandı. Hastalar, işlem sonrası KİN gelişenler ve gelişmeyenler olarak iki gruba ayrıldı. KİN tanımı, kontrast madde maruziyetinden 48-72 saat sonra serum kreatinin değerinde bazal değere göre ≥ %25 veya mutlak 0,5 mg/dL artış olarak kabul edildi. Gruplar arasında PIV ve Monosit/HDL-K oranları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 316 hastanın 68'inde (%21,5) KİN gelişti. KİN gelişen grupta Diabetes Mellitus ve kalp yetersizliği sıklığı ile monosit, hs-CRP, PIV ve MHR düzeyleri, KİN gelişmeyen gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p<0,05). Bazal GFR ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu ise KİN grubunda anlamlı olarak daha düşüktü. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde; diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak hem yüksek MHR (OR: 1.450, %95 GA: 1,140–2,111, p=0,023) hem de yüksek PIV (OR: 1,312, %95 GA: 14 1,101–2,022, p=0,030) düzeylerinin KİN gelişimi için bağımsız birer öngördürücü olduğu belirlendi. ROC analizi, her iki indeksin de KİN gelişimini öngörmede anlamlı tanısal güce sahip olduğunu gösterdi. Sonuç: TAVİ uygulanan hastalarda işlem öncesi hesaplanan yüksek PIV ve Monosit/HDL-K oranı, kontrast ilişkili nefropati gelişimi için bağımsız ve güçlü öngördürücülerdir. Bu indeksler, risk altındaki hastaları belirlemede kullanılabilecek önemli, maliyet etkin ve ulaşılabilir biyobelirteçlerdir. Anahtar Kelimeler: Aort Darlığı, İnflamasyon, Kontrast Nefropati, Monosit/HDL- Kolesterol Oranı, Pan-İmmün İnflamasyon Değeri, Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu.