Çocuklarda böbrek biyopsisi ve böbrek hastalıklarının histopatolojik özellikleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞÇE SÜMBÜLOĞLU

Danışman: Çağla Serpil DOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Perkütan böbrek biyopsisi uygulanan çocuk hastaların yaş, cinsiyet dağılımı, başvuru şikayetleri, kullandıkları ilaçlar, laboratuvar bulguları ile histopatolojik tanı ve tedavi durumlarının geriye dönük analizinin yapılması amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nefrolojisi Kliniğinde Ocak 2018 - Haziran 2023 tarihleri arasında, böbrek biyopsisi yapılan ve çalışma kriterlerine uyan tüm hastalar çalışmaya alındı. Hasta verileri elektronik belge yönetim sistemi ve hasta dosyalarından elde edildi. Böbrek biyopsisi yapılma anındaki yaşı, cinsiyeti, anne baba akrabalığı, başvuru şikayetleri, başvuru öncesi kullandığı ilaçlar, fizik muayene bulguları, laboratuvar bulguları, böbrek biyopsi endikasyonları ve histopatolojik sonuçları kaydedilerek analiz edildi. Bulgular: Toplam 77 hasta (kız; n=35, %45.5 ve erkek; n=42, %54.5) çalışmaya alındı. Tüm grubun başvuru anındaki yaş ortalaması 11.2±4.9 yıl (kızlarda 11.8±4.9 yıl, erkeklerde 10.7±4.9 yıl) ve biyopsi anındaki yaş ortalaması 11.4±4.8 yıl (kızlarda 11.9±5.1 yıl, erkeklerde 10.9±4.6 yıl) olarak bulundu. En sık başvuru şikayetlerinin karın/yan ağrısı, göz kapaklarında ya da ayak ve bacaklarda ödem olduğu belirlendi. Hastalara uygulanan biyopsi sayısına bakıldığında; 4'üne ikinci kez biyopsi yapıldığı saptandı. Biyopsi tekrar nedenleri, bir hastada steroide dirençli nefrotik sendrom ve 3 hastada yetersiz örnek alınması idi. Biyopsi endikasyonları; % 28.4'ünde (n=23) nefrotik sendrom, %8.7'sinde (n=7) nefritik sendrom, %16'sında (n=13) asemptomatik üriner patoloji (asemptomatik proteinüri ve/veya hematüri), %11.1'inde (n=9) sistemik hastalıkta böbrek tutulumu, % 24.7'sinde (n=20) akut böbrek hasarı, % 7.4'ünde (n=6) tedaviye yanıt alamama, % 3.7'sinde (n=3) diğer endikasyonlar olarak belirlendi. Yedi hastanın (% 9.1) akut diyaliz ihtiyacı oldu, diyalizde kalınan süre ortanca 3 gündü (aralık; 1-17 gün). Hastaların histopatolojik tanılarına bakıldığında; %48.1 'inde (n=39) primer glomerüler hastalık (minimal değişiklik hastalığı %3.7, fokal segmental glomerüloskleroz %17.3, membranoproliferatif glomerülonefrit %22.2, akut postenfeksiyöz glomerülonefrit %3.7, kresentrik glomerülonefrit %1.2), %19.8'inde (n=16) sistemik hastalıkta böbrek tutulumu, % 11.1'inde (n=9) tübülointerstisyel hastalıklar, %21'inde (n=17) diğer nedenlere ilişkin tanılar olduğu bulundu. Biyopsi sonrası komplikasyon olarak hastaların yalnızca %14.8'inde (n=12) cerrahi işlem gerektirmeyen perirenal hematom görüldü. Sonuç: Böbrek biyopsisinin en sık endikasyonu nefrotik sendrom ve en sık saptanan histopatolojik tanı membranoproliferatif glomerülonefrit idi (%22.2). Biyopsi sonrası komplikasyon oranı düşüktü (%14.8) ve perirenal hematom ile sınırlıydı.