COVID-19 pandemisi döneminde ST segment yükselmesiz akut koroner sendrom ile başvuran hastaların demografik ve klinik özelliklerinin pandemi dışı dönemdeki aynı hasta grubu ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA CEYLAN

Danışman: Tolga ONUK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: ST segment yükselmeli olmayan akut koroner sendromlar, akut koroner sendromlar içerisinde önemli bir yer tutup tüm dünyada mortalite ve morbiditenin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Aralık 2019'da Çin Halk Cumhuriyetine bağlı Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılıp pandemiye sebep olan SARS-CoV-2 virusu ve neden olduğu hastalık olan Covid-19 hastalığı, vaka sayılarında artışla birlikte ülkemizde ve tüm dünyada karantina uygulamalarına neden olmuştur. Çalışmamız; Covid-19 pandemisinin; sokağa çıkma kısıtlamalarından ve hastaların hastanelere başvurmaktan çekinmelerinden dolayı, hastanelere başvuran ST yükselmeli olmayan akut koroner sendrom hastalarının sayısını azaltmış ve hastane başvurularını geciktirmiş olabileceği fikri ile dizayn edildi. Metod: Çalışmamız tek merkezli ve retrospektif bir çalışma olarak tasarlandı. MartNisan-Mayıs 2019 (pandemi öncesi dönem) ve Mart-Nisan-Mayıs 2020 (pandemi dönemi) de hastanemize başvuran ve STYzAKS tanısı alan hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastalar STYz-ME ve USAP hastaları olarak ayrıldı. Aynı dönemde hastaneye başvuran STYME hastaları çalışma dışında bırakıldı. Sonuç olarak çalışma grubunu 767 hasta oluşturdu. Hastalar pandemi öncesi dönemde başvuranlar ve pandemi döneminde başvuranlar olmak üzere iki gruba ayrılarak incelendi. Hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve tedavi verileri retrospektif olarak hastane elektronik veritabanından ve hasta veya hasta yakınlarıyla telefonla görüşme üzerinden elde edildi. Hastane içi majör istenmeyen kardiyak olay (MACE); ölüm, re-enfarktüs, inme ve majör kanama olarak belirlendi. Bulgular: STYz-AKS tanısı alan 767 hasta çalışmamıza dahil edildi. Hastalar pandemi öncesi dönem ve pandemi dönemi olmak üzere iki gruba ayrıldı. Hastaların 470 (%61)'nin pandemi öncesi dönemde, 297 (%39)'nun pandemi döneminde olduğu görüldü. Pandemi öncesi dönemde başvuran hastalarda kalp yetmezliği ve koroner arter hastalığı öyküsü, pandemi dönemine göre daha yüksek bulundu. (sırasıyla p=0.028, p=0.037) Bu iki faktör dışında kalan diğer risk faktörleri, yaş, cinsiyet ve başvuru bulguları açısından iki dönem arasında anlamlı fark görülmedi. Troponin değerinin covid-19 pandemisi döneminde daha yüksek bulunduğu görüldü. (p=0.008) Hesaplanan Precise-DAPT skorunun ise pandemi öncesi dönemde daha yüksek olduğu saptandı. (p=0.003) Uygulanan hastane içi medikal tedavide iki dönem arasında anlamlı fark saptanmadı. İnvaziv tedavi uygulanan hastalarda pandemi döneminde perkütan koroner girişim uygulanan hasta oranında artma (pandemi öncesi dönemde %37.7, pandemi döneminde %44.1); koroner anjiografi sonrası medikal takip kararı verilen hasta oranında ise azalma (pandemi öncesi dönemde %38.3, pandemi döneminde %29.6) tespit edildi. (p=0.206) Pandemi döneminde LAD lezyonu daha fazla görüldü.(p=0.03) Hastanede yatış süresinin pandemi döneminde daha kısa tutulduğu görüldü. (p=<0.0001) Hastane içi istenmeyen kardiyovasküler olay sıklığı açısından iki dönem arasında fark gözlenmedi. Sonuç: Covid-19 pandemisi döneminde ST yükselmesiz akut koroner sendrom vakalarında düşüş saptandı. Pandeminin yarattığı olumsuz koşullar akut koroner sendrom hastane içi tedavi stratejisinde bir değişikliğe yol açmadı. Ayrıca hastane içi mortalite ve morbiditede artış görülmemesi, semptom başlangıcından tanıya kadar olan sürede artış olmamasına bağlı olabilir. Anahtar kelimeler: Covid-19, Akut Koroner Sendrom, Kararsız Anjina Pektoris, Hastane İçi Takip, Pandemi