Farklı romatolojik hastalıklarda avaskülernekroz gelişimi ve kümülatif kortikosteroid dozuile ilişkisinin retrospektif analizi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEZGİ KARABULUT GÖK
Danışman: Cemal BES
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Amaç: Avasküler nekroz (AVN), kemik dokusunun yetersiz kanlanması sonucu canlılığını kaybetmesiyle karakterize, fonksiyon kaybına neden olabilen ciddi bir klinik tablodur. Romatolojik hastalıklar, avasküler nekroz gelişimi açısından yüksek riskli gruplar arasında yer almakta olup, bu risk özellikle sistemik kortikosteroid (KS) kullanımına bağlı olarak artmaktadır. Kortikosteroid kullanım süresi, dozu ve uygulama şekli avasküler nekroz gelişiminde belirleyici faktörlerdir. Ancak, benzer kümülatif doz kortikosteroid maruziyetine rağmen bazı hastalarda avasküler nekroz gelişmemesi, bu süreçte ek risk belirleyicilerinin rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışmada da benzer klinik ve hastalık ilişkili öyküye sahip eşleştirilmiş vaka ve kontrollerde avasküler nekroz gelişimine dair riskler ve özellikle KS alakalı faktörlerin incelenmesi planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, tek merkezli olan bu çalışmada Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Romatoloji Kliniği'nde izlenen 4000'in üzerindeki hastanın taranmasıyla, KS maruziyeti sonrası avasküler nekroz gelişen 59 hasta ile avasküler nekroz gelişmemiş ancak benzer yaş, cinsiyet, hastalık süresi ve kümülatif KS kullanımına sahip 118 hasta bire iki eşleştirme yöntemiyle karşılaştırılmıştır. Avasküler nekroz tanısı, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile doğrulanmış; tüm görüntüler tek bir radyolog tarafından yeniden değerlendirilmiştir. Demografik veriler, romatolojik tanılar, kortikosteroid dozları, uygulama biçimleri, eşlik eden tedaviler ve avasküler nekrozun anatomik lokalizasyonları analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmada avasküler nekroz en sık kalça ve diz eklemlerinde saptanmış; 23 hastada tek, 28 hastada iki, 6 hastada üç ve 2 hastada dört eklem tutulumu olduğu belirlenmiştir. Avasküler nekroz gelişen grupta yüksek doz ve pulse kortikosteroid kullanımı, kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur buna karşın iki grup arasında kümülatif kortikosteroid dozu açısından anlamlı fark saptanmamıştır. Behçet hastalığı, sistemik lupus eritematozus (SLE) ve IgG4 ilişkili hastalık gibi inflamatuar aktivitesi yüksek romatolojik tanılar avasküler nekroz açısından daha riskli bulunmuştur. Buna karşılık ankilozan spondilit (AS) ve FMF gibi hastalıklarda avasküler nekroz gelişim oranı oldukça düşük saptanmıştır. Orta doz kortikosteroid kullanımında avasküler nekroz riski genel olarak daha düşükken, bazı hastalık gruplarında riskin devam ettiği gözlenmiştir. Sonuç: Bu çalışma, avasküler nekroz gelişiminin sadece toplam kortikosteroid dozu ile değil, aynı zamanda kortikosteroid dozunun uygulama şeklinin ve altta yatan romatolojik hastalıkla olan etkileşimle de ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Avasküler nekroz riskinin hastalık bazlı farklılıklar gösterebildiği ve kortikosteroid kullanımına verilen bireysel yanıtların değişkenlik arz ettiği görülmüştür. Bu nedenle, yüksek riskli alt grupların erken dönemde belirlenmesi, kortikosteroid tedavisinin bireyselleştirilmesi ve hasta şikayetine göre görüntüleme yöntemleriyle yakın izlem yapılması, morbiditeyi azaltmak ve fonksiyonel kaybı önlemek açısından önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Avasküler nekroz, manyetik rezonans görüntüleme, kortikosteroid, yan etki, vaka-kontrol çalışması