Yağlı karaciğer ve siroz tanısı almışhastalarda karaciğeri değerlendirmek içinkullanılan non invaziv skorların retrospektifolarak incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA EMRE AYDINLI

Danışman: Ahmet Rıfat BALIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, non-invaziv biyokimyasal fibrozis skorlarından FIB-4, APRI ve Forns indekslerinin; NAYKH'de ultrasonografi (USG) ile saptanan hepatosteatoz derecesi, sirozda klinik şiddet skorları (Child–Pugh ve MELD) ve biyopsi ile belirlenen histolojik fibrozis evreleri ile ilişkisi ve tanısal performanslarının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Kesitsel, retrospektif tasarımla 2018–2023 yılları arasında tanı almış toplam 1221 hasta incelendi. Hastalar NAYKH (n=448), siroz (n=392) ve biyopsi (n=381) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Demografik veriler ile AST, ALT, GGT, total kolesterol ve trombosit değerleri kaydedildi; FIB-4, APRI ve Forns skorları hesaplandı. NAYKH grubunda USG steatoz dereceleri (Grade 0–3), siroz grubunda Child–Pugh ve MELD kategorileri, biyopsi grubunda histolojik fibrozis evreleri (F0– F4) değerlendirildi. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun parametrik/nonparametrik testler ve kategorik değişkenler için ki-kare testi kullanıldı. ROC analizi ile AUC ve optimal cut-off değerleri belirlendi. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 kabul edildi. Bulgular: NAYKH grubunda USG steatoz derecesi ile AST, ALT, GGT, trombosit ve kolesterol arasında anlamlı fark saptandı (p<0,05); özellikle Grade 3 olgularda AST/ALT/GGT daha yüksek, trombosit daha düşüktü. Diyabet varlığı ile USG grade arasında anlamlı ilişki bulundu (χ2=79,09; p<0,001). USG ≥2 (Grade ≥2) için ROC analizinde FIB-4 AUC=0,646 (cut-off 1,25), APRI AUC=0,657 (cut-off 0,52), Forns AUC=0,596 (cut-off 1,85) bulundu. Siroz grubunda FIB-4, APRI ve Forns değerleri hem Child–Pugh (A–B–C) hem de MELD (<10, 10–19, ≥20) kategorileri arttıkça anlamlı şekilde yükseldi (tümü p<0,001). Biyopsi grubunda skorlar fibrozis evresi arttıkça kademeli arttı. Önemli fibrozis (≥F2) için FIB-4 AUC=0,873 (cut-off 1,43; duyarlılık %84, özgüllük %75); ileri fibrozis (≥F3) için xi FIB-4 AUC=0,904 (cut-off 1,53; duyarlılık %89, özgüllük %77) ile en yüksek ayırt ediciliği gösterdi. NAS verisi olan 29 hastada FIB-4 ile NAS arasında anlamlı korelasyon saptandı (r=0,49; p=0,007) ve NAS ≥5 grubunda FIB-4 daha yüksekti (p=0,047). Sonuç: FIB-4, APRI ve Forns skorları NAYKH'de USG bulguları, sirozda klinik şiddetskorları ve biyopsi ile belirlenen fibrozis evreleri ile uyumlu bulunmuştur. Özellikle FIB-4, hem histolojik fibrozisi saptamada hem de siroz şiddetiyle paralellik göstermede en güçlü performansı ortaya koymuştur. Bulgular, non-invaziv skorların birinci basamakta tarama ve risk sınıflamasında kullanılabileceğini, yüksek riskli olguların ileri değerlendirme yöntemlerine yönlendirilmesiyle biyopsi gereksiniminin ve maliyet yükünün azaltılabileceğini desteklemektedir. Anahtar kelimeler: Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı; karaciğer fibrozisi; FIB-4; APRI; Forns indeksi; siroz; Child–Pugh; MELD