Malign patoloji ile raporlanan karaciğer biyopsilerinin retrospektif analizi: Klinik, laboratuvar ve patolojik parametrelerin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FEYZA MİNE ÖZ OKUDUCU
Danışman: Betül ERİŞMİŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Karaciğer kanseri, artan insidans ve mortalitesiyle dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Primer olguların büyük kısmını hepatoselüler karsinom (HSK) ve kolanjiyokarsinom oluştururken, karaciğer aynı zamanda sistemik maligniteler için en sık metastaz odağıdır. Bu durum, karaciğerde saptanan malign lezyonların klinik ve laboratuvar özelliklerinde belirgin bir heterojeniteye yol açmaktadır. Bu çalışma, malign patoloji ile sonuçlanan karaciğer biyopsilerinde demografik, klinik, laboratuvar ve patolojik özellikleri retrospektif olarak analiz ederek incelenen hasta popülasyonunun karakteristik özelliklerini tanımlamayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, retrospektif ve kesitsel bir tasarımla yürütülmüş olup, Şubat 2019–Haziran 2024 tarihleri arasında malign patoloji raporlanan karaciğer biyopsileri değerlendirilmiştir. Malign olmayan patoloji, eksik veri, tekrarlayan biyopsi ve 18 yaş altı olgular dışlanmıştır. Demografik, laboratuvar, görüntüleme ve patoloji verileri elektronik kayıt sisteminden elde edilmiştir. Hastalar, patoloji sonuçlarına göre HSK, kolanjiyokarsinom ve metastatik tümörler olarak sınıflandırılmış; bu gruplar arasındaki klinik, laboratuvar ve patolojik farklılıklar karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 1266 olgunun %87,8'i metastatik lezyon, %8,1'i HSK ve %4,2'si kolanjiyokarsinomdu. HSK grubunda erkek oranı anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,001). Kolanjiyokarsinom olgularının ortalama yaşı diğer gruplara göre daha yüksekti (p=0,016). HSK grubunda AST, ALT, total bilirubin, AFP ve INR; kolanjiyokarsinom grubunda ALP, GGT, CA19-9, WBC ve nötrofil; metastaz grubunda ise LDH, CEA ve PLT düzeyleri anlamlı biçimde yüksek saptandı (tümünde p<0,05). CEA düzeyleri kolorektal, CA19-9 düzeyleri ise pankreatik malignitelerde anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0,001). En sık metastaz kaynakları pankreas (%34,4), kolorektal (%19,3) ve meme (%10,7) kanserleri olarak saptandı. Sonuç: Bu çalışmada, karaciğer biyopsilerinde saptanan malign lezyonların büyük çoğunluğunu metastatik olguların oluşturduğu, primer karaciğer tümörleri arasında ise HSK ve kolanjiyokarsinomun yer aldığı görülmüştür. Gruplar arasında cinsiyet, yaş ve çeşitli biyokimyasal parametreler açısından anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Bu bulgular, karaciğer malignitelerinin klinik ve laboratuvar özelliklerindeki heterojen yapıyı ortaya koymakta ve ülkemizdeki karaciğer malignitelerinin tanımlayıcı verilerine katkı sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Karaciğer biyopsisi, Hepatoselüler karsinom, Kolanjiyokarsinom, Metastatik karaciğer tümörleri