Meme kanseri taramalarında saptanan mammografik mikrokalsifikasyonlar nedeniyle stereotaktik biyopsi uygulanan hastaların patoloji sonuçlarının değerlendirilmesi ve malignite ile ilişkili faktörlerin belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE GÜL KASIM
Danışman: Hakan ATAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Meme kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en sık teşhis edilen ve 20-59 yaş aralığında en yüksek ölüm oranına sahip kanser türüdür. Erken dönem meme kanserinin önemli bir belirteci olan mikrokalsifikasyonların tespitinde mamografi, standart bir görüntüleme yöntemi olarak kabul edilir. Bu sayede, hastalık erken safhalarda belirlenebilir. Mikrokalsifikasyonlar ve meme kanseri arasındaki ilişki pek çok çalışmada açık bir şekilde gösterilmiş olsa da mikrokalsifikasyonların eşlik ettiği diğer benign ve premalign lezyonların incelendiği ve mikrokalsifikasyonların özelliklerinin detaylandırıldığı çalışma sayısı sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı meme kanseri taramalarında saptanan mamografik mikrokalsifikasyonlar nedeniyle stereotaktik biyopsi uygulanan hastaların patoloji sonuçlarının değerlendirilmesi ve malignite ile ilişkili faktörlerin belirlenmesidir. Materyal-Metod: 2019-2024 yılları arasında sterotaktik biyopsi yapılan 1105 hasta retrospektif olarak tarandı. Daha önce kanser öyküsü olan, meme cerrahisi geçirmiş olan, 40 yaş altı hastalar ve erkek hastalar çalışma dışı bırakıldı. Mamografi ile izole mks saptanan ve sterotaktik eksizyonel biyopsi uygulanan hastalar çalışmaya dahil edildi. Patoloji sonuçlarına bakılarak malign ve benign olarak 2 ana gruba ayrılan hastaların preoperatif klinik ve radyolojik özellikleri hastane kayıtlarından incelenerek malignite ile ilişkili faktörler araştırıldı. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 21.0. (IBM Corp. Released 2012. IBM SPSS Statistics for Windows, Version 21.0. Armonk, NY: IBM Corp.) ve MS-Excel 2007 programları ile yapılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 50.10±7.48 yıl olarak saptandı. Patoloji sonuçları incelendiğinde 37 hasta (%21,4) malign iken 136 hasta (%78,6) benign olarak saptandı. Malign olguların 5'i (%13,5) invaziv kanser olup 32'si (%86,5) DCIS (ductal carsinoma in situ) idi. Benign bireylerin menarş yaşı ortalaması 13.00±1.64, malign grupta yer alan bireylerin menarş yaşı ortalaması 13.49±1.56'dir, malign ve benign hastalar arasında anlamlı fark saptanmıştır (p=0.049). Malignite ile ilişkili faktörler değerlendirilirken mikrokalsifikasyonların dağılımı ve morfolojileri açısından malign ve benign gruplar karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görüldü (sırasıyla p=<0.001, p=0.003). Sonuç: Meme kanserinin erken teşhisinde mamografik mikrokalsifikasyonlar halen önemli bir risk faktörüdür. Bu çalışmada izole mikrokalsifikasyon olan hastalarda malignite oranı %21,4 olarak saptanmıştır. Özellikle lineer ve bölgesel mikrokalsifikasyon bulunan hastalarda malignite gelişme riski daha yüksek olup cerrahi tedavinin geciktirilmemesi önem arz etmektedir. Anahtar kelimeler: meme kanseri, mamografi, mikrokalsifikasyon