Histerektomi yapılan hastalarda servikal elongasyon varlığı için risk faktörlerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OĞUZ ÇALIOVA

Danışman: Mahmut Kuntay KOKANALI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Servikal elongasyon jinekolojik olarak iyi bilinmesine karşın etyopatogenezi, prevalansı ve ilişkili risk faktörleri tam olarak tanımlanamayan bir durumdur. Biz de çalışmamızda servikal elongasyon için bağımsız risk faktörlerini bulmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif vaka kontrol çalışmasına 01 Eylül 2019-01 Mayıs 2022 tarihleri arasında bening jinekolojik nedenlerle vajinal histerektomi ve abdominal histerektomi operasyonu uygulanan hastalar dahil edildi. Tüm hastalara ait demografik ve klinik bulgular hastane kayıtlarından geriye dönük olarak toplandı. Postoperatif histerektomi spesmenlerine ait patoloji raporlarından uterin korpus ve serviks uzunlukları not edildi. Serviks/korpus ölçüm oranı >0,79 olarak hesaplananlar servikal elongasyon (vaka grubu) var olarak tanımlanırken, ≤0,79 oranına sahip olanlar servikal elongasyon yok olarak sınıflandırıldı. Çoklu regresyon analiziyle servikal elongasyon varlığı için bağımsız risk faktörlerine ait Odds oranları hesaplandı. Bulgular: Çalışmamıza 830 tane hasta dahil edildi. Bunların 138 (%16,6) tanesinde servikal elongasyon tanımlanırken, geri kalan 692 (%83,4) tanesinde servikal elongasyon yoktu. İki grubun demografik ve klinik özellikleri karşılaştırıldığında elongasyon grubunda ortalama hasta yaşı, yaşlı hasta, yüksek gravida (≥5), yüksek parite (≥5), menopoz, desensus uteri, sistosel, rektosel, vajinal histerektomi, inkontinans cerrahi sıklığı elongasyon olmayan gruba göre daha yüksek tespit edilmiştir. Fakat çoklu regresyon analizine göre sadece ileri derece (≥3. Derece) uterin desensus varlığı servikal elongasyon ile ilişkili anlamlı bağımsız risk faktörü olarak bulunmuştur. Sonuç: İleri derece (≥3. Derece) uterin desensus varlığı servikal elongasyon için anlamlı risk faktörüdür. Preoperatif dönemde bu durumun tespiti cerrahi morbiditeyi önlemede ve cerrahi sonucu iyileştirmede, uygun cerrahi yöntemi belirlemek açısından avantajlı olabilir.