Yoğun bakım yatışı yapılan COVID-19 hastalarında NEU/LYM ve PLT/LYM oranlarının prognoz üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMER YILDIRIM
Danışman: Ramazan KÖYLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ ve AMAÇ: 2019 yılı Aralık ayında, Çin'in Wuhan şehrinde nedeni tam olarak bilinemeyen pnömoni vakaları saptandı. İlk saptanan vakaların neredeyse tamamı, Huanan pazarında deniz ürünleri ile alakalı çalışıyordu. Klinik seyirleri benzer seyreden hastaların aynı patojen ile temasının olduğu düşünüldü. Vakalar görülmeye başladıktan yaklaşık bir ay sonra hastalardan çalışılan boğaz sürüntülerinde, Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) , yeni bir koronavirüs tespit etti. Etken patojenin filogenetik olarak SARS-CoV virüsüne olan benzerliği ve insan vücudunda benzer etkiler ve semptomlar göstermesinden, yeni zarflı bir beta koronavirüs olarak değerlendirilmiş ve SARS-CoV-2 olarak literatüre geçmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yaklaşık iki yıl önce Covid-19'u halk sağlığı açısından uluslararası önemde bir acil durum olarak ilan etti. Pandeminin ikinci yılında çeşitli tedavi ve etkinliği gösterilen aşılama çalışmalarına rağmen dünyada halen artmaya devam etmekle beraber toplam vaka sayısı 435 milyonu toplam ölüm sayısı ise 6 milyonu geçmiş durumdadır. Bu çalışmada acil serviste covid-19 tanısı alan ve yoğun bakım yatışı yapılan hastalardan acil servise başvuru anında alınan tetkiklerde çalışılan NEU/LYM(NLR) ve PLT/LYM(PLR) oranlarının prognoz ve mortaliteyi öngörmede etkilerinin saptanması ve birbiri ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmamıza 01.08.2020 tarihi ile 31.10.2020 tarihi arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı bünyesinde bulunan Acil Kritik Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatışı yapılan, Covid-19 kesin tanısını alan hastalar dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların acil servise başvuru anında alınan kanlarındaki NLR ve PLR değerleri hesaplanıp kayıt altına alınmış ve bu değerlerin Covid-19 hastalığı mortalite ve prognozu ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Kötü prognoz göstergesi olarak MAS(Makrofaj aktivasyon sendromu) kullanılmış olup, sağlık bakanlığının belirlediği MAS kriterleri(dirençli yüksek ateş, CRP yüksekliği, D-dimer yüksekliği ve ferritin değerinin 700ün üzerinde olması) tanı için kullanılmıştır. Çalışmamızda yaş, cinsiyet, komorbid hastalık varlığının mortalite ile ilişkisi incelenmiştir. Aynı zamanda çalışma popülasyonumuzda sık görülen hastalıkların kendi arasında mortaliteye sebep olma açısından karşılaştırılması yapılmıştır. Analizlerimizi gerçekleştirmek için tercih edilen yöntem; ilgili yazında da sıkça kullanılan, temel sonuçları vermesi, diğer yöntemlerle karşılaştırma yapılabilmesi ve değişkenler arasındaki korelasyonu anlama açısından önemli bir kıyas noktası olan En Küçük Kareler (EKK) regresyon analizi yaklaşımıdır. BULGULAR : Çalışmamıza dahil edilen 106 hastanın 69'u erkek, 37'si kadındı. Çalışmaya dahil edilmiş toplam 106 hastanın 29'u sağ olanlar ve 77'si ex olanlar idi. Dahil edilen hastaların yaş ortalaması 71.84 olarak hesaplanmıştır. Sağ kalan hastalarda yaş ortalaması 67.4, ex olan hastalar da ise 73.5 olarak hesaplanmıştır. Sağ olan hastaların %58'inde bir ek hastalık saptanırken, ex olan hastaların %79'unda bir ek hastalık saptanmıştır. Sağ kalan hastalarda NLR değeri ortalaması 12.9 olarak saptanırken, ex olan hastalarda 14.6 olarak saptanmıştır. PLR değeri ortalaması ise sağ kalanlarda 404 olarak saptanmış, ex olanlarda ise 324 olarak saptanmıştır. SONUÇ: Bu çalışmada öncelikle kesin tanı alan Covid-19 hastalarının demografik özelliklerinin mortalite ile ilişkisi değerlendirilmiş olup, ileri yaşın mortalite oranlarını arttırdığı fakat cinsiyet ve mortalite arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Herhangi bir ek hastalığı bulunan Covid-19 hastalarının mortalite oranlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Genel popülasyonda sık görülen hastalıkların Covid-19 mortalitesi ile ilişkisi tek tek değerlendirilmiş ve KOAH ve astım tanılarının diğer hastalıklardan farklı olarak Covid-19 mortalitesi ile tek başına ilişkili olduğu saptanmıştır. Çalışmamızın asıl hedefi acil servise başvuru anında hızlı ve kolay bir şekilde neredeyse tüm sağlık merkezlerinde çalışılabilen hemogram parametreleri kullanılarak Covid-19 hastalığının seyrini öngörebilmek olup, buna yönelik acil servise ilk başvuru anındaki tetkiklerden hesapladığımız NLR değerinin hem mortalite hem de kötü prognozu öngörmek için kullanılabilecek etkili bir parametre olduğu gösterilmiştir. NLR değerine alternatif olarak görülen ve literatürde hakkında bazı çalışmalar da yapılan PLR değerini ele aldığımızda ise, hastalığın prognozunu öngörmede kullanılabileceği değerlendirilmiştir. Aynı zamanda PLR değeri yüksek hesaplanan hastalarda mortalite oranlarının düştüğü, literatürdeki genel çalışmaların aksine düşük PLR değerlerinin mortalite ile ilişkisi ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Covid-19, Prognoz, NLR, PLR, Mortalite