Hastaneden taburcu olan COVİD-19 geçirmiş yaşlı bireylerde bilişsel bozukluk prevalansı ve ilişkili faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF DEMİR
Danışman: Mehmet İlkin NAHARCI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Koronavirüs hastalığı (Covid-19), Akut Solunum Yolu Sendromu Koronavirüs-2 (SARS-CoV-2)'nin neden olduğu, pandemiye neden olan bir hastalıktır. Oldukça bulaşıcı olan bu hastalığı geçiren hastalarda hastaneye yatışların da büyük bir kısmını yaşlılıkla ilişkili faktörler ve daha yüksek komorbidite prevalansı nedeniyle yaşlı bireyler oluşturmaktadır. Ayrıca, kırılgan bu grubun olası kalıcı nöropsikiyatrik ve bilişsel bozukluklara karşı daha savunmasızdırlar. Özellikle yaşlı popülasyonun hastalık sırasında ve sonrasında şiddetli etkilendiği Covid-19 salgınının bilişsel bozukluk ile ilişkisi, prevelansı ve risk faktörlerinin belirlenmesi çalışmamızın amacıdır. Çalışmamızda bu ilişkiyi destekleyici veya ekarte edici bulguları saptayarak, diğer çalışmalara yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Risk faktörlerini belirlemek, erken müdahale etmek ve sağlık hizmetlerine hızlı ulaşılmasını sağlamak, yaşlı bireylerin yaşam standartlarını destekleyecektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma tek grup ile gözlemsel ve ileriye dönük tasarımla yapıldı. Covid-19 tanısıyla Covid Kliniklerinde ve Yoğun Bakım kliniklerinde yatarak tedavi görmüş 60 yaş üstü 174 hasta, dahil edilme ve dışlama kriterleri uygulandıktan sonra planlandığı şekilde çalışmaya alındı. Hastalar, takip süresinin sonunda telefonla değerlendirildi. Görüşmelerde, deliryum ve tıbbi durumların değerlendirilmesinin ardından, mental durum değerlendirmesi için Hasta Sağlığı Anketi-2 (HSA-2), Yaygın Anksiyete Bozukluğu-2 (YAB-2) ve Türkiye Telefon Bilişsel Tarama Ölçeği (T-Kog-TR) testleri kullanıldı. Telefon görüşmesinin ardından, mental durum bozukluğundan şüphelenilen kişiler, klinik değerlendirme için sağlık kuruluşlarına yönlendirildi. Ayrıca tüm olgularda Charlson Komorbidiye İndeksi (CKİ), polifarmasi ve Antikolinerjik yük (AKY) de hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya 97 (%55,7)'si kadın, toplam 174 hasta (ortalama yaş 70,4 ± 6,8 yıl) alınmıştır. Bunların 77 (%44,2)'sinde takip süresi sonunda bilişsel bozukluk tespit edilmiştir. Kadın cinsiyet, evli olmama durumu, okur-yazarlığın olmaması, sigara içmeme, CKİ puanı, AKY≥1, deliryum geçirme ve D-dimer ≥0,5 mg/L oranları bilişsel bozukluğu olan grupta daha anlamlı olarak fazlayken (Tüm p'ler<0,05), çok değişkenli Cox regresyon analizinde sadece kadın cinsiyetin (RO (Risk Oranı): 2,13, %95 GA (Güven Aralığı):1,11-4,13, p=0,023) ve CKİ skorunda her bir birim artış bilişsel gerileme (RO:1,27, %95 GA: 1,04-1,56, p=0,020) riskini artırdığı görülmüştür. Uzun dönem takip sonunda yapılan mental değerlendirmeler sonucunda tüm olguların T-Kog-TR anketinde ortalama puanları 21,6 ± 3,3 idi. Depresyon ve anksiyete prevalansı bilişsel bozukluğu olan grupta anlamlı olarak daha fazlaydı (p=0,022 ve p=0,001). Ancak bu ilişkiler çoklu analizde anlamlılıklarını kaybetmiştir (OO (Olasılık Oranı): 0,83, %95 GA:0,26-2,60, p=0,752 ve OO: 2,15, %95 GA:0,63-7,30, p=0,222). Sonuç: Çalışmamızda, hastaneden taburcu olan Covid-19 geçirmiş yaşlı bireylerin uzun dönemde bilişsel bozukluk riski altında olduklarını gözlemledik. Bulgularımızın Covid-19'un etkilerine bu popülasyonda kadınların ve komorbid hastalığı olanların daha duyarlı olduğu göstermesi koruma önlemlerinde hedeflenecek riskli bireyleri tanımlamada faydalı olacaktır. Bu hastalarda bilişsel işlevlerde azalmanın erken tanısı, uygun tedavilerin verilmesi ve takiplerinin yapılması, mortalite ve morbiditeyi azaltma açısından yararlı olacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Covid-19, bilişsel bozukluk, hospitalizasyon, inflamatuar belirteç, depresyon