Shehata traksiyon orşiopeksi yöntemi ile tek taraflı orşiopeksi yapılan hastalarda, yöntemin testis arter resistif indeksi üzerine etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEYLAN HAMZAOĞLU

Danışman: Abdullah YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, Shehata traksiyon orşiopeksi yöntemi ile tedavi edilen intraabdominal testisli olgularda postoperatif dönemde ölçülen testis arter resistif indeks (RI) değerlerinin değerlendirilmesi ve bu sonuçların Fowler-Stephens orşiopeksi ve klasik orşiopeksi yöntemleriyle opere edilen hastalarla karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, 2018–2025 yılları arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği'nde intraabdominal testis nedeniyle tek taraflı laparoskopik orşiopeksi yapılan 30 ve klasik inguinal orşiopeksi yapılan 15 hasta olmak üzere toplamda 45 hasta dahil edilmiştir. Hastalar uygulanan cerrahi yönteme göre üç gruba ayrılmıştır: Grup 1 – Shehata Traksiyon Orşiopeksi (SLTO), Grup 2 – Fowler–Stephens Orşiopeksi (S-FSLO) ve Grup 3 – klasik inguinal orşiopeksi (KO). Tüm hastalarda postoperatif en az 6 ay sonra skrotal doppler ultrasonografi ile testiküler arter resistif indeks (RI) değerleri ölçülmüş, opere edilen testisin RI değeri karşı taraf testis RI değeri ile kıyaslanmıştır. RI ölçümleri; sentripedal, testiküler ve kapsüler arterler üzerinden alınmıştır. Gruplar kendi içlerinde(opere/non-opere) ve birbirleriyle istatistiksel olarak karşılaştırılmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Tüm gruplarda, tüm arter düzeylerinde (testiküler, sentripedal ve kapsüler) opere tarafın RI değerleri artış göstermiştir. İstatistiksel olarak en yüksek RI değeri tüm arter düzeylerinde KO (Grup 3) grubunda saptanmış olup, anlamlılık düzeyleri sırasıyla testiküler arter için p=0.017, sentripedal arter için p=0.012 ve kapsüler arter için p=0.002 olarak bulunmuştur. Sentripedal arterden ölçülen RI fark değerleri, her üç grupta da istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş olup, en belirgin ve güçlü fark p=0.005 ile S-FSLO (Grup 2) grubunda, en düşük fark p= 0,030 ile SLTO (Grup 1) grubunda tespit edilmiştir. Testiküler arter düzeyinde, opere ve non-opere testisler arasındaki RI farkı SLTO (p=0.007) ve S-FSLO (p=0.041) gruplarında anlamlı bulunmuş, KO (Grup 3) grubunda ise bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.115). Kapsüler arter düzeyinde ise tüm gruplarda opere taraf lehine anlamlı fark saptanmış olup, en yüksek anlamlılık p=0.008 ile KO (Grup 3) grubunda görülmüştür. Atrofi oranı anlamlı olarak en yüksek S-FSLO (%31,3) grubunda saptanmıştır (p=0,030). Her grupta opere testis volümü karşı tarafa göre anlamlı derecede küçük bulunmuştur (p<0,05). SLTO grubunda kord uzunluğu seanslar arasında ortalama %57,5 oranında artmış ve bu artış anlamlı bulunmuştur (p=0,004). Sonuç: Bu çalışma, cerrahi sonrası testiküler mikrosirkülasyonun rezistif indeks (RI) ölçümleriyle güvenilir biçimde değerlendirilebileceğini göstermiştir. Bulgular, tüm cerrahi tekniklerin, opere testislerde mikrosirkülasyonun bozulmasına ve RI değerlerinde artışa yol açtığını ortaya koymuştur. Sentripedal arter düzeyinde en belirgin RI artışı ve yüksek atrofi oranı S-FSLO grubunda izlenmiştir. Buna karşılık, Shehata (SLTO) grubunda atrofi oranının anlamlı derecede düşük olması ve RI artışının Fowler-Stephans (S-FSLO) grubuna göre daha sınırlı düzeyde seyretmesi, bu yöntemin testiküler vasküler korunumu diğer tekniklere kıyasla daha iyi sağladığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İntraabdominal testis, Shehata traksiyon orşiopeksi, Fowler–Stephens orşiopeksi, rezistif indeks (RI), Doppler ultrasonografi, testiküler mikrosirkülasyon, testis atrofisi