Besin proteini ilişkili proktokolit tanılı hastaların uzun süreli izleminde kemik sağlığı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BARIŞ POLATDEMİR

Danışman: Ayşe Merve USTA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, süt çocukluğu döneminde besin proteini ilişkili alerjik proktokolit (BPİAP) tanısı alarak eliminasyon diyeti uygulanan çocuklarda, kemik sağlığının değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Eliminasyon diyetinin kemik sağlığı ve büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif, tek merkezli çalışmada, daha önce BPİAP tanısı almış 35 çocuk ile benzer özelliklere sahip 35 sağlıklı çocuk karşılaştırıldı. Tüm katılımcıların serum kalsiyum, fosfor, alkalen fosfataz, paratiroid hormonu ve 25- hidroksi vitamin D3 düzeyleri, sadece hasta grubunun kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçüldü. Hasta grubu beslenme şekillerine göre alt gruplara ayrıldı. Veriler, SPSS 15.0 istatistik programı ile analiz edilip, gruplar arası karşılaştırmalar yapıldı. Bulgular: Hasta ve kontrol grubu arasında antropometrik ölçümler, KMY ve ilgili biyokimyasal parametrelerde anlamlı fark saptanmadı. En sık saptanan alerjen besin sütsaptandı. KMY eliminasyon diyeti yapan annelerin çocuklarında daha yüksek saptandı (p = 0,040). Beslenme şekline göre antropometrik ölçümler, biyokimyasal parametreler ve KMY açısından anlamlı bir fark saptanmadı. Anne sütü ile beslenen çocuklarda, hastaların diyet süresi uzadıkça ağırlık persentil ve SDS değerlerinde anlamlı azalma saptandı (r = –0,516; p = 0,041). Anne sütü ve hipoalerjenik formüller ile beslenen çocuklarda diyet süresi ile boy arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edildi (r = 0,596; p = 0,041). Boy uzunluğuna göre düzeltilmiş yaşa göre lomber omurga KMY Z-Skoru ile hem diyet süresi hem de PTH düzeyleri arasında orta düzeyde, negatif yönlü ilişki tespit edildi (r = –0,446, p = 0,009; r = –0,458, p = 0,007). Sonuç: Diyet yapan annelerin çocuklarında daha yüksek L1–L4 KMY değerlerinin izlenmiş olması, annelere yapılan Ca ve D vitamini desteğinin önemini göstermektedir. Ayrıca, boy uzunluğuna göre düzeltilmiş yaşa göre lomber omurga KMY Z-skoru ile diyet süresi ve PTH düzeyleri arasında anlamlı negatif korelasyonlar bulunmuştur. Bu bulgular, uzun süreli eliminasyon diyetlerinin kemik mineral yoğunluğunu olumsuz etkileyebileceğini düşündürmekte; dolayısıyla bireyselleştirilmiş beslenme takibi ve mikrobesin desteğinin klinik önemi vurgulanmaktadır.