Meme kanserinde lokal ileri hastalarda neoadjuvan kemoterapi öncesinde marker klip yardımı ile işaretlemenin aksiller ve primer kitle cerrahileri üzerindeki etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERT ORHAN SÜNER
Danışman: Serap EREL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Meme kanseri kadınlar arasında dünya çapında en sık gözlenen kanser tipi olmakla birlikte medikal ya da cerrahi tedavi seçenekleri günden güne değişmeye devam etmektedir. Hastaları majör cerrahiler sonrası oluşabilecek komplikasyonlardan koruyabilmek adına cerrahi seçeneklerde daha minimal invaziv yöntemler tercih edilmeye başlanmıştır. Bu konuda cerrahi prosedürlere destek olarak günümüzde kullanım endikasyonları oldukça genişleyen neoadjuvan kemeoterapinin (NAKT) ve radyoterapinin önemi bilinmektedir. NAKT tedavisi sonrasında ise küçülebilen tümör odağını ya da negatifleşen metastatik lenf nodlarının lokalizasyonunu daha verimli yapabilmek adına bu odaklara NAKT tedavisi öncesinde radyoopak marker klip yerleştirilmesinin güvenli ve ekonomik bir yöntem olduğu vurgulanmaktadır. Biz çalışmamızda lokal ileri meme kanserlerinde NAKT tedavisine yanıtın ve radyoopak marker kliplerin; meme ve aksiller cerrahiler üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma için T.C.S.B. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Sağlık Araştırma Uygulama Merkezi'nde Ekim 2019 – Haziran 2022 tarihleri arasında tek cerrah tarafından opere edilen ve meme malign neoplazm tanısı almış hastaların kayıtları retrospektif olarak incelendi. Bu kayıtlar arasında meme malign neoplazmı sebebi ile opere edilmiş 101 hasta arasından neoadjuvan kemoterapi tedavisi almış 44 hasta seçildi. Hastalara uygulanan cerahi operasyonlar, hastaların radyolojik ve patolojik tetkik sonuçları, tanı yaşları ve gerekli klinik bilgiler hasta arşiv dosyaları ile bilgisayar veri tabanından elde edildi. Bu gruba dahil olan hastaların demografik, klinik, radyolojik, patolojik ve cerrahi özellikleri incelendi. Bulgular: Hastalarımızın NAKT tedavisi yanıtlarını RECIST kriterlerine göre değerlendirildiğimizde; yanıtsız kalan grupta ALND oranımız %100 iken, parsiyel yanıt alan grupta %60 ve tam yanıt alınan grupta %14 oranında olduğu tespit edildi. NAKT tedavisine yanıtsız kalmış hastalar içerisinde SLND oranı (%0) olup tamamına ALND yapılmışken, tam yanıt alınan hastalar arasında SLND oranı %85,7 olduğu tespit edildi (p=0,014). Tam yanıt alınan hastalarda luminal B alt tipi %71,4 olarak ortaya konmuş olup, luminal B alt tipi olan hastalar arasında da tam yanıt alan hasta oranımız %71,4 oranında olduğu gözlendi (p=0,032). Aksiller lenf nodunda marker klip bulunan hastalarda ise ALND oranı %55,6 iken, klipsiz grupta bu oran %65,4 olarak gözlendi. Bunun yanı sıra meme tümör yatağında marker klip koyulan hastalarda MKC oranı %68,4 iken, klipsiz grupta bu oran %4 olarak ortaya kondu (p<0,0001). Ayrıca meme tümör yatağına marker klip koyulan hastalar değerlendirildiğinde mastektomi yapılanlar arasında multisentrik yerleşimli odağı olanların oranı %50 iken, MKC yapılanlarda multisentrik odak yerleşimli hasta mevcut olmadığı gözlendi (p=0,028). Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre lokal ileri meme kanseri hastalarında NAKT tedavisi sonucunda tedaviye yanıt arttıkça SLND oranları arttırılabilerek ALND'den kaçınılabilmektedir. Ayrıca radyoopak marker klipler yardımı ile NAKT tedavisi sonrası tümör yatağının lokalizasyonu kolaylaştırılarak hastalarda yapılan MKC oranları arttırılabilmektedir. Marker klipler ve günümüzde endikasyonları da oldukça genşileyen NAKT tedavileri ile hastalarda onkoplastik cerrahi prosedürleri de içine katarak kozmetik amaçlı MKC oranlarının arttırılabilmesinin yanında yine hastanın yaşam kalitesini yükseltmek amaçlı ALND gibi daha majör cerrahilerin komplikasyonlarından kaçınmak da mümkün olabilmektedir.