Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli kadın hekimlerde premenstrüel sendrom sıklığı ve yaşam kalitesine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HİVİDAR NEHİR ŞAHİN

Danışman: Murat ALTUNTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Üreme dönemindeki kadınların menstrüel sikluslarının ikinci evresi olarak adlandırılan luteal fazda oluşan; bilişsel, somatik, davranışsal ve emosyonel bozuklukların, mentsrüasyonun başlaması ile yok olması durumu Premenstrüel Sendrom (PMS) olarak tanımlanmaktadır. PMS'nin yaşam kalitesini birçok yönden olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu çalışma ile S.B.Ü Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan 24-49 yaş aralığındaki kadın hekimlerde PMS sıklığının saptanması, PMS'nin ilişkili olduğu faktörler yanında yaşam kalitesi üzerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Prospektif, tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte yapılan araştırmada; Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 01.12.2020-01.02.2021 tarihleri arasında çalışan 24-49 yaş arası 157 kadın hekime, Premenstrüel Sendrom Ölçeği (PMSÖ), DSÖ Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu Türkçe Versiyonu (WHOQOL-BREF-TR) ve tarafımızca oluşturulan sosyodemografik form yüz yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Bu çalışmada istatistiksel analizler SPSS 25 programı kullanılarak yapılmıştır. Normal dağılımı kontrol etmek için çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiş olup, ölçekler ve alt boyutları -2 ve +2 değerleri arasında olduğu için verilerin normal dağılım gösterdiğine karar verilmiştir (George ve Mallery, 2010). Normal dağılıma karar verildikten sonra parametrik analizler kullanılmıştır. Bağımsız Örneklemler T-testi, iki bağımsız grubu karşılaştırırken tercih edilmiştir. İkiden fazla grubu karşılaştırırken Tek Yönlü Varyans (ANOVA) testi kullanılmıştır. ANOVA'nın varsayımlarının karşılanmadığı durumlarda Kruskal Wallis-H testi kullanılmıştır. Pearson Korelasyon analizi ile ölçekler arasındaki ilişki ve ölçek ile sürekli değişken arasındaki ilişki incelenmiştir. Beden kitle indeksi ve adetliyken günlük kanama miktarı kategorik değişken; ölçeklerden alınan puanlar ise sürekli değişken olduğundan dolayı, bu değişkenler arasındaki korelasyonun hesaplanmasında Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Son olarak bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişkenleri yordamasını analiz etmek için Doğrusal Regresyon analizi tercih edilmiştir. Uygulanan analizlerde %95 güvenilirlik düzeyi esas alınmıştır. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 değeri referans alınmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 33 ± 7/yıl, %59.9'u evli, %64.3'ü uzmanlık öğrencisi olup, %69.4'ü dahili branşlarda çalışmaktaydı. Çalışmamızda PMS prevalansı %43.95 olarak saptanmıştır. Katılımcıların; kilo, menstrüasyon dönemindeki kanama miktarı, premenstrüel dönemde yaşanan şikayetler için doktora başvurma veya tedavi alma durumu, dismenore, birinci derece akrabaları içerisinde PMS tanısına veya PMS semptomlarına sahip olma durumu ile PMS arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. PMSÖ toplam puanı ve tüm alt boyutları ile DSÖ Yaşam Kalitesi Ölçeği alt alanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde bir ilişki saptanmıştır. PMSÖ alt boyut puanları arttıkça, yaşam kalitesi puanları düşmektedir. Sonuç: Premenstrüel Sendrom, çalışan kadınlar arasında da oldukça yaygın görülmekte ve PMS varlığı ile ilişkili birçok etken bildirilmektedir. Kadınlarda PMS'nin yaşam kalitesine yansıması olan olumsuz etkileri azaltmak adına; risk faktörlerinin tanımlanması, etkin tanı ve tedavi metodlarının geliştirilmesi ve PMS farkındalığının arttırılması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda tüm sağlık çalışanlarına bilhassa; kapsamlı, sürekli ve bütüncül sağlık hizmetinden sorumlu aile hekimlerine önemli rol düşmektedir. Anahtar kelimeler: Premenstrüel Sendrom, yaşam kalitesi, risk faktörleri