Probiyotik kullanımının uzamış sarılığa etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE SULTAN AKÇAM

Danışman: Dilek SARICI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Probiyotiklerin fototerapi alan hastalarda hiperbilirubinemiye etkisi bilinmektedir. Bu çalışmada uzamış sarılık tanılı hastaların probiyotik kullanımı ile hastaların bilirubin düzeylerinin nasıl etkilendiğini aydınlatmayı amaçladık. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada, SBÜ Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Polikliniğ'ine 1 Mart 2021 ile 1 Mart 2022 tarihleri arasında başvuran hastaların dosyası retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya uzamış sarılık tanılı 51'i probiyotik alan, 47'si probiyotik almayan olmak üzere toplam 98 hasta çalışmaya dâhil edildi. Hastaların tanımlayıcı özellikleri (cinsiyet, doğum ağırlığı, doğum haftası, doğum şekli, anne yaşı, gebelik sayısı, doğum sayısı, bebek kan grubu, anne kan grubu, kan uyuşmazlığı varlığı, kan uyuşmazlığı tipi),başvuru anındaki antropometrik ölçümleri, beslenme şekli, emme durumu, doğum ağırlığını yakalama durumu, fototerapi alma öyküsü, kardeşlerde fototerapi öyküsü, başvuru anındaki laboratuvar sonuçları, haftalık takiplerindeki bilirubin düzeyleri, dışkılama sayısı durumları değerlendirildi. Transkutan bilirubin düzeyi 5 mg / dl' nin altında olanlar çalışmadan çıkarıldı. Bulgular: Probiyotik alan yenidoğanların ortalama yaşı 16.3 gün, probiyotik almayanların 16.5 gün idi. Probiyotik alanlarda sadece anne sütü alanların oranı %60.8, probiyotik almayanlarda ise %61.7'idi. Probiyotik alanların çalışmada kalma süresi ortalama 3.4 hafta veya 23 gün iken, probiyotik almayanların ise 4.5 hafta veya 31 gündü. Probiyotik alanların çalışmada kalma süresi ortalaması; probiyotik almayanlara göre anlamlı düzeyde kısaydı. Probiyotik alan grupta birinci, ikinci ve üçüncü hafta TCB düzeyleri; almayanlara göre anlamlı derecede düşüktü. Probiyotik alan grupta birinci ve ikinci hafta totalserum bilirubin düzeyleri; almayanlara göre anlamlı derecede düşüktü. Probiyotik alan grupta transkutan ve serum bilirubin düşme hızı; almayanlara göre anlamlı derecede yüksekti. Probiyotik alan grubun %76' sında dışkılama sayısı artmıştı, almayanlarda ise %29 oranında dışkılama sayısı artmıştı.. Probiyotik alan grupta dışkılama sayısı artış oranı; anlamlı düzeyde yüksekti. Probiyotik almayan grupta sezaryenle doğanların üçüncü ve dördüncü hafta bilirubin düzeyleri normal spontan vajinal doğum yapanlara göre anlamlı düzeyde yüksekti Sonuç: Probiyotik alan grubun takip süresinin daha kısa olduğu, haftalık takiplerde bilirubin düzeylerinin daha hızlı düştüğü, dışkılama sayısının anlamlı derecede artığı görüldü. Ayrıca sezeryan doğum ile doğan yenidoğanların normal spontan vajinal doğum yapanlara göre bilirubin düzeylerinin yüksek olduğu görüldü. Sezeryan ile doğumun uzamış sarılık için risk oluşturduğunu düşünmekteyiz. Uzamış sarılık tanılı hastalarda probiyotik desteğinin bilirubin düzeylerinin düşmesinde etkili olabileceğini, takip sürelerini kısaltacağını, hastaların konforunun artacağını ve doktorların iş yükünü azaltacağı düşünülmektedir. Sonuç olarak uzamış sarılık tanılı hastalara Lactobacillus rhamnosus GG verilmesi uzamış sarılığın takip süresini kısaltabilir ve bilirubin düzeylerinin düşmesinde etkili olabilir.