Glenoid versiyon ve inklinasyon açılarının travmatik omuz çıkığı ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FUAD ALAKBARLI

Danışman: İsmail Emre KETENCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Omuz çıkığı travmaya bağlı olarak gelişen yaygın bir yaralanma türü olup, en sık anteriora doğru gerçekleşir. Özellikle genç ve aktif bireylerde omuzda instabiliteye neden olarak tekrarlayan çıkıklara yol açabilir. Bu çalışmanın amacı, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde omuz travması geçiren ve omuz tomografisi çekilen hastalar arasında, omuz çıkığı olan ve olmayan bireylerin glenoid versiyon ve inklinasyon açılarını ölçerek bu açılarının omuz çıkığı gelişimi açısından bir risk faktörü olup olmadığının belirlemektir. Hastalar ve Yöntem: 2020-2024 yılları arasında Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 'Ortopedi ve Travmatoloji' kliniğinde omuz travması nedeniyle acil ortopedi bölümüne başvurmuş ve omuz bilgisayarlı tomografisi çekilmiş 16-40 yaş arası, omuz çıkığı olan 100 (grup 1) ve omuz çıkığı olmayan 100 (grup 2) olmak üzere toplam 200 hasta çalışmaya dahil edildi ve retrospektif olarak incelendi. Hastaların glenoid verisyon açısı omuz aksiyel BT üzerinden, glenoid inkinasyon açısı üç boyutlu omuz BT üzerinden ölçüldü. Omuz çıkığı olan ve olmayan hastaların bu açı ölçümleri karşılaştırıldı. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, glenoid versiyon ve inklinasyon açılarının omuz çıkığı için bir risk faktörü olup olmadığı araştırıldı. Bulgular: Çalışmada, omuz çıkığı olan 83 erkek ve 17 kadın ve omuz travması geçirmiş ancak çıkık olmayan 76 erkek ve 24 kadın olmak üzere toplam 200 hasta incelendi. Çıkık olan grupta ortalama yaş 29.59±8.44, normal grupta ise 32.31±8.33 idi ve yaş farkı istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.042). Cinsiyet, vücut kitle indeksi, sigara kullanımı ve spor aktivitesi açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı.Her iki grupta da glenoid versiyon (retrovert/antevert) oranları ve sağ-sol taraf etkilenme oranları benzerdi. Çıkık grubunda glenoid versiyon açısı -2.49±2.04 normal grupta ise -4.96±1.93 olup, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.001). Glenoid inklinasyon açısı ise çıkık grubunda 5.82±1.56, normal grupta 8.24±1.54 olarak ölçüldü. Bu fark istatiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.001). Sonuç: Bu çalışmada, anterior omuz dislokasyonu olan hastalarda glenoid retroversiyon açısının arttığı ve glenoid inklinasyon açısının azaldığı tespit edilmiştir. Özellikle genç hastalarda, bu dizilim bozuklukları anterior omuz dislokasyonu için güçlü bir risk faktörü olarak öne çıkmaktadır. Glenoid dizilimi omuz stabilitesinde önemli bir rol oynar. Bu yapısal özelliklerin değerlendirilmesi, travmatik omuz dislokasyonu vakalarının hem önlenmesi hem de tedavisinde kritik bir unsur olabilir. Özellikle risk altında olan bireylerde kişiye özel tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımlarının geliştirilebilir. Bu şekilde risk grubundaki hastaların daha az omuz dislokasyonuna maruz kalması sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Travmatik omuz çıkığı,Glenoid versiyonu,Glenoid inklinasyonu,Glenohumeral eklem,Omuz travması