İki-5 yaş arası çocuklarda nütrisyonel anemi ile çocukların beslenme alışkanlıkları ve ailelerin sosyodemografik özellikleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FULYA SİBEL EKİCİ İBRAHİMOĞLU

Danışman: Özlem BOSTAN GAYRET

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Anemi, tüm dünyada 1,62 milyar insanı etkilemektedir ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)'ne göre ülkemiz için orta şiddette bir halk sağlığı sorunudur. Aneminin en sık sebebi olan beslenme yetersizliği ve dengesizliğine bağlı nütrisyonel anemi ise özellikle gelişme çağındaki çocukların motor ve mental bütünlüğü için oldukça önemlidir. Bu çalışmada amacımız hastanemize başvuran 2-5 yaş arası anemik çocuklarda aneminin etiyolojisini ortaya koymak, çocuğun beslenme alışkanlıkları ve ailenin sosyodemografik özellikleri ile aneminin ilişkisini değerlendirilebilmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma için Ekim 2019-Ocak 2021 tarihleri arasında kliniğimizde demir eksikliği anemisi ve/veya vitamin B12 eksikliği anemisi ve/veya folat eksikliği anemisi tanısı alan 2-5 yaş arasındaki 540 çocuk tespit edildi. Ulaşılan ve onay veren 200 çocuğun ailesine önceden belirlenen anket soruları soruldu. Anket sorularına verilen cevaplar ile hasta dosyalarından elde edilen kan değerleri birlikte değerlendirildi. Bulgular: Çalışmadaki 200 çocuğun 74'ü (%37) kız ve 126'sı (%63) erkektir. Bu çocukların %58'inde sadece demir eksikliği anemisi, %19,5'inde sadece vitamin B12 eksikliği anemisi, %1,5'inde sadece folat eksikliği anemisi vardır. Çocukların %14'ünde demir ve vitamin B12 eksikliği anemisi birlikteliği, %5,5'inde demir ve folat eksikliği anemisi birlikteliği, %1'inde vitamin B12 ve folat eksikliği anemisi birlikteliği ve %1'inde de her üç mikronütrientin birlikte eksik olduğu anemi görülmektedir. Çocukların annelerinin öğrenim durumları arttıkça folat değerinin arttığı, orta ve ağır anemi görülme riskinin azaldığı saptandı (p:0.004, p:0.004; p<0.05). Ailede çocuk sayısı arttıkça çocukların Hb ve Hct değerlerinin azaldığı görüldü (p:0.017, p:0.021; p<0.05). Çalışmada formül mama alanlarda vitamin B12 değeri yüksek, folat değeri düşük saptandı (p:0.018, p:0.041; p<0.05). Uzun süre formül alanlarda ise ferritin değeri kısa süre alanlara göre daha düşük saptandı (p:0.018; p<0.05). İnek sütü alan çocuklarda ferritin düzeyi daha düşük, vitamin B12 ve MCV değerleri daha yüksek saptandı (p:0.024, p:0.015, p:0.047; p<0.05). Bu çocuklarda vitamin B12 eksikliği anemisi riskinin azaldığı görüldü (p:0.022; p<0.05). Pika öyküsü olan çocukların ferritin değeri daha düşük bulundu (p:0.043; p<0.05). Pika öyküsü olan çocuklarda demir eksikliği anemisi, folat eksiklliği anemisi görülme riski artmışken, vitamin B12 eksikliği anemisi görülme riskinin azaldığı saptandı (p:0.023, p:0.026, p:0.038; p<0.05). Çocukların kırmızı et ve sakatat tüketimi sorgulandığında hiç kırmızı et tüketmeyenlerin daha düşük ferritin düzeyine sahip olduğu görüldü (p:0.016; p<0.05). Pekmez tüketimi sorgulandığında ise haftada 4 kez ve üzeri pekmez tüketenlerin Hb, ferritin ve MCV değerleri daha yüksek saptandı (p:0.003, p:0.046, p:0.017; p<0.05). Haftada 4 kez ve üzeri pekmez tüketenlerin orta ve ağır anemik olma riski daha düşük olduğu görüldü (p:0.003; p<0.05). Sonuç: Ülkemiz, nütrisyonel aneminin sıklıkla görüldüğü ülkelerden biridir. Çalışmamızda demir eksikliği anemisi prevalans olarak ilk sırada yer almaktadır. Vitamin B12 eksikliği anemisi ve folat eksikliği anemisi prevalansı da yadsınamaz düzeydedir. Hekim olarak anemilerin saptanmasında çocukların beslenme alışkanlıklarının önemini unutmamalı, takiplerimiz sırasında çocuğun beslenmesini sık sık sorgulamalıyız. Aneminin önlenmesi, aneminin saptanması ve tedavisinden daha maliyet etkin bir uygulamadır. Anahtar Kelimeler: Nütrisyonel anemi, çocuk, sosyodemografi, beslenme.