Pediatrik migren hastalarında idrar homosistein tiyolakton düzeyleri ile homosistein tiyolaktonaz enzim aktivitesinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞÜKRAN BIÇAKCI

Danışman: Mehmet ŞENEŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Uluslararası Baş Ağrısı Bozuklukları Sınıflandırması-3'e (ICHD-3) göre migren tanısı alan pediatrik hastalarda idrar homosistein tiyolakton (HTL) düzeyleri ile serum homosistein tiyolaktonaz (HTLaz) enzim aktivitelerini ölçerek bu parametrelerin pediatrik migren ile ilişkisini araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (Ankara SUAM) Çocuk Nöroloji Polikliniği'ne başvuran 18 yaş altı migren tanısı almış 57 pediyatrik migren hastası ve 40 sağlıklı çocuk kontrol grubu olarak dahil edildi. İdrar HTL düzeyleri, CLSI C62-A kılavuzu doğrultusunda valide edilmiş LC-MS/MS yöntemiyle ölçüldü. Serum HTLaz enzim aktivite ölçümleri modifiye Billecke yöntemi ile Roche Cobas 6000 c501 otoanalizöründe, spektrofotometrik olarak ölçüldü. Rutin biyokimya parametreleri Roche Cobas 8000 c702, Vitamin B12 ve folat düzeyleri Roche Cobas 8000 e801, homosistein düzeyleri ise HPLC sistemi ile ölçüldü. Klinik performansın değerlendirilmesinde ROC analizi yapılarak optimum kesim değerleri ile duyarlılık ve özgüllük değerleri belirlendi. Migren için bağımsız risk faktörlerinin tespitinde tek ve çok değişkenli lojistik regresyon analizi uygulandı. İstatistiksel analiz için IBM SPSS Statistics Windows version 27.0 paket programı kullanıldı. İstatistiksel grafik ve görseller GraphPad Prism 10.0 ile oluşturuldu. Bulgular: Migren grubunda non-HDL-K düzeyleri kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksek bulunurken; folik asit değerleri anlamlı düzeyde düşük saptandı. Serum HTLaz aktivitesi migren grubunda (498.7 ± 69.4 U/L) kontrol grubuna (549.9 ± 100.6 U/L) kıyasla anlamlı şekilde düşük bulundu (p=0.004). Migren grubunda idrar HTL/kreatinin oranı (p=0.021) ve HTL/HTLaz oranı anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0.009). Migren grubunda Hcy düzeyleri ile HTLaz aktivitesi arasında negatif korelasyon gözlendi (r=-0.463, p<0.001). İdrar HTL/kreatinin oranı ile HTLaz aktivitesi (r=-0.232, p=0.022) ve folik asit düzeyleri (r=-0.224, p=0.027) arasında negatif korelasyon saptandı. Aylık atak sıklığı ile Hcy düzeyleri arasında pozitif yönde orta derecede korelasyon (r=0.522, p<0.001), folik asit düzeyleri ile ise negatif yönde orta derecede korelasyon saptandı (r=-0.565, p<0.001). ROC analizinde en yüksek bireysel AUC değeri HTL/HTLaz oranında saptandı (AUC=0.659, p=0.009). Homosistein, idrar HTL/kreatinin ve HTL/HTLaz parametrelerinin birlikte değerlendirildiği kombine model en yüksek tanısal performansı gösterdi (AUC=0.746, p<0.001). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde serum HTLaz aktivitesi (OR=0.992, %95 GA: 0.986–0.998, p=0.010), Hcy (OR=1.155, %95 GA: 1.013–1.317, p=0.033) ve non-HDL-K (OR=1.023, %95 GA: 1.000–1.045, p=0.049) migren için bağımsız prediktörler olarak saptandı. Sonuç: Çalışmamız, pediatrik migren hastalarında serum HTLaz aktivitesi ile idrar HTL düzeylerinin eş zamanlı olarak araştırıldığı ilk çalışmadır. Serum HTLaz aktivitesinin kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde düşük olduğu saptanmış; Hcy ve non-HDL-K ile birlikte migren için bağımsız prediktör olduğu gösterilmiştir. İdrar HTL/kreatinin oranı ve HTL/HTLaz oranı migren grubunda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Homosistein, idrar HTL/kreatinin ve HTL/HTLaz parametrelerinin birlikte değerlendirildiği kombine modelin bireysel parametrelere kıyasla üstün tanısal performans göstermesi, pediatrik migrende çok parametreli değerlendirme yaklaşımının önemini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, HTLaz aktivitesi, idrar HTL/kreatinin oranı ve HTL/HTLaz oranının pediatrik migrende potansiyel biyobelirteçler olabileceğine işaret etmekte olup daha geniş örneklemli prospektif çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir.