Gestasyonel diyabeti ve pregestasyonel diyabeti olan gebelerin bebeklerindeki anomali oranlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALPER ŞAYİR
Danışman: Ayşe Seval ÖZGÜ ERDİNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Gestasyonel diyabeti ve pregestasyonel diyabeti olan iki gebe grubunun bebeklerindeki anomalilerin, obstetrik ve fetal sonuçların karşılaştırılması Gereç ve Yöntem: Eylül 2019'dan Eylül 2021'e kadarki Ankara Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum antenatal, perinatoloji ve acil polikliniklerine başvurmuş ve burada doğum yapmış olan 600 gestasyonel diyabet ve 209 pregestasyonel diyabet tanılı gebenin ve doğum sonrası bebeklerinin verileri retrospektif olarak incelendi. Obstetrik süreçleri, fetal sonuçları, fetal anomalileri karşılaştırma yapılmak üzere not edildi. Gebelerin gebelik öncesi ve sonu ağırlık ve VKİ'leri, obstetrik öyküleri; bebeklerinin doğum haftası, doğum şekli, boyu, kilosu, baş çevresi, cinsiyeti, 1. ve 5. dk APGAR skorları not edildi. Yenidoğan iyilik halleri; ölü doğumlar, yoğun bakım yatışları kaydedildi. Fetal komplikasyonlar; solunum distresi, indirekt hiperbilirubinemi, prematürite, bebek ölümü, periventriküler kanama, klavikula kırığı, dehidratasyon, asfiksi, sefal hematom ve makrozomi olarak sınıflandırıldı. Fetal anomaliler dahil oldukları sistemlere göre ayrılarak majör ve minör olarak sınıflandırılarak kaydedildi. Her iki grubun tüm bu sonuçları karşılaştırıldı. Bulgular: PGDM grubunun gebelik öncesi kilosu ve gebelik sonrası kilosu, gebelik öncesi BMI ve gebelik sonrası BMI değeri GDM grubundan anlamlı şekilde yüksek bulundu. PGDM grubunda bulunanların doğum haftası GDM grubunda bulunanlardan anlamlı şekilde düşük bulundu. PGDM grubunda bulunanlarda C/S oranı (%79,9) GDM grubunda bulunanların oranından (%68,7) anlamlı şekilde yüksek bulundu. PGDM grubunda bulunanların bebeklerinin 1. Dk APGAR ve 5. Dk APGAR skorları GDM grubunda bulunanların değerinden anlamlı şekilde düşük bulundu. Gruplar arasında yenidoğan yoğun bakım yatışı ve ölü doğumlarda anlamlı farklılık görülmedi. Gruplar arasında fetal komplikasyonlar açısından anlamlı farklılık görülmedi. PGDM grubunda bulunanlarda minör GÜS anomalisi görülme oranı GDM grubunda bulunanların oranından anlamlı şekilde düşük bulundu. Gruplar arasında diğer anomaliler açısından anlamlı farklılık görülmedi. GDM grubunda diyetle regüle olanlarda minör anomali görülme oranı insülin ile regüle olanların oranından anlamlı şekilde düşük bulundu. Sonuç: Diyabet mevcut yaşam alışkanlıklarıyla sıklığı her geçen gün artan bir hastalıktır. Gebelik döneminde de sıklığı artmakta ve yeni doğacak çocuklarda kalıcı sekeller bırakabilecek tehlikededir. Çalışmamız olumsuz obstetrik, perinatal ve fetal sonuçlar açısından PGDM'nin GDM'ye göre yer yer hafif yer yer anlamlı yükseklilere sahip olduğunu göstermektedir. Literatürde fikir birliği sağlanamamış tüm sonuçlar açısından daha geniş çaplı veri serileriyle yeni çalışmalar yapılması, netlik kazanmamış sonuçların aydınlatılmasına katkıda bulunacaktır. Sonuç ne olursa olsun diyabetik annenin titizlikle takip ve tedavisinin yapılması, glisemik kontrolünün sağlanması en büyük hedef olmalıdır.