Hipofiz ameliyatı olan hastaların preoperatif ve postoperatif erken/geç dönemde endokrin fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA AĞCA
Danışman: Fettah ACIBUCU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Hipofizer kitleler kafa içi tümörlerin %15-20'sini oluşturmaktadır. Hipofiz ameliyatından sonra; hiperfonksiyone adenomlara bağlı endokrin fonksiyonlar veya basıya bağlı hormonal yetmezlikler düzelebilir. Post-op hipofizer yetmezlik gelişen hastalarda endokrin fonksiyonlar zamanla düzelebilir. Bu hastaların endokrin fonksiyonları açısından takibi; hastanın ömür boyu replasman tedavisi almaması açısından önemlidir. Çalışmamızda kliniğimizde takip olan hastaların preoperatif ve postoperatif erken/geç dönem endokrin fonksiyonlarını değerlendirdik ve endokrinolojik değerlendirmenin önemini vurgulamayı amaçladık. Yöntem: Çalışmamıza Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi SBÜ Beyin ve Sinir Cerrahisi'nde 01.01.2015-31.07.2021 tarihleri arasında hipofiz operasyonu geçirmiş olan ve Endokrinoloji ve Metabolizma hastalıkları kliniğinde takipli 18 yaş ve üzeri hastalar alındı. Çalışmaya 103 hasta dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, tanı tarihi, tanı yaşı, operasyon tarihi, operasyon tipi, patoloji, immunohistokimyasal boyamalar, operasyon sonrası aldığı tedaviler, operasyon öncesi ve operasyon sonrası bazal hipofiz hormonları ve MR takipleri kaydedildi. Postoperatif erken dönem (ilk 3 ay), postoperatif 1. yıl ve hastanın son vizitindeki endokrin fonksiyonlar kaydedildi ve analizler gerçekleştirildi. Bulgular: Olgularımızın 54 (%52,4)'ü erkek, 49 (%47,6)'u kadın idi. Yaş ortalamaları 46,6±13,4 yıl olduğu belirlendi. Çalışmaya dahil edilen hastalardan 85 (%82,5)'inin hipofiz adenomu tanısı aldığı tespit edildi. En sık görülen hipofiz adenomu non-fonksiyonel adenomlardı (%53,2). Hastaların tümör çapları 2,21±1,07 cm iken, takip süreleri ortalama 2,6±1,5 yıl olduğu saptandı. Hipofiz yetmezlik sayısı medyan değerleri hastalarda preoperatif dönemde 1, postoperatif ilk 3 ayda 3, postoperatif 1. yılda 2, son vizitte ise 2 idi ((ortalama±standart sapma) 1 (0,81±0,9) iken, 3.ay, 12. ay ve son kanlarındaki hipofiz yetmezlik sayısı sırasıyla (ortalama±standart sapma): 2,5±1,4- 2,2±1,4- 2,1±1,4 idi). DI açısından değerlendirildiğinde preoperatif dönemde 7 hastada (%6.8) DI mevcutken, postoperatif 2. haftada 80 (%77,7), postoperatif 3. ayda 56 hastada (%54.4) DI mevcuttu. Hastaların son takiplerinde ise 33 hastada (%32) DI tespit edildi. Cerrahi sonrası hipofiz yetmezliklerinin cinsiyetle ilişkisini araştırdığımız analizlerde sadece Dİ'un anlamlı olarak kadınlarda daha fazla geliştiğini gözlemledik (p 0,05). Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda özellikle DI ve adrenal yetmezliğin hastalarda görülme yüzdesinin postoperatif 3. ayda preoperatif döneme göre ciddi oranda arttığını, daha sonra ise 6. ay ve 12. ay kontrollerinde de azalma eğiliminde olduğunu gözlemledik. Hipofiz cerrahi sonrası gelişen hipofiz hormon yetmezliği oranlarımız literatürdeki çoğu çalışmadan fazla olması çalışmamızın en önemli sonucuydu. Bu nedenle postoperatif dönemde endokrin fonksiyonların takibi, komplikasyonların daha iyi anlaşılması ve tedavi seçimi yönetimi açısından önemlidir. Hipofiz yetmezliklerinde zamanla düzelme olacağı göz önüne alındığında tedavi sonlandırılması ve hastanın takibi açısından önemlidir. Anahtar kelimeler: Hipofizer yetmezlik, Diabetes insipidus, Hipofiz cerrahisi, Hormon.