Koroner arter bypass greft ameliyatı sonrası atriyal fibrilasyon gelişen hastalarda sol atriyum çap indeksi ile serebrovasküler olay gelişimi arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL MEHMET AKİF ERSOY GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARDA CAN DOĞAN
Danışman: Ali Kemal KALKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Postoperatif atriyal fibrilasyon (POAF), koroner arter bypass greft (KABG) cerrahisinin sık görülen bir komplikasyonudur. Kısa ve uzun vadeli inme riskinde artış ile ilişkilidir. Amacımız öncesinde atriyal fibrilasyon (AF) öyküsü olmayan izole KABG ameliyatı yapılıp POAF gelişen ve taburcu olmadan sinüs ritmi sağlanan hastalarda serebrovasküler olay (SVO) gelişimini ön görmede sol atriyal çap indeksinin (SAÇİ) prognostik gücünü değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Haziran 2015 - Haziran 2022 tarihleri arasında izole KABG ameliyatı yapılan 2094 hasta değerlendirilmeye alındı. Dışlama kriterlerini taşıyan hastalar hariç bırakıldıktan sonra, işlem sonrası POAF gelişen ve taburcu olmadan sinüs ritmi sağlanan 392 ardışık hasta retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya dahil edilen tüm hastalar için preoperatif verileri kullanılarak SAÇİ hesaplandı. Receiver operating characteristic eğrisi ve Youden indeksi yardımıyla tespit edilen en iyi SAÇİ kestirim değerine göre hastalar, düşük SAÇİ (≤21.2 mm/m2 ) grubu ve yüksek SAÇİ (>21.2 mm/m2 ) grubu olarak iki gruba ayrıldı. Ortalama 42.4±20.0 aylık takip sonrası zaman içerisindeki SVO gelişimi üzerine SAÇİ'nin etkinliği Cox proportional hazards modeli kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Takip sonrası 8'i (%2.0) hastane içi olmak üzere hastaların 30'unda (%7.7) SVO meydana geldi. Yüksek SAÇİ grubunda SVO görülme oranları, düşük SAÇİ grubuna göre daha fazlaydı (%19.8'e karşın %2.8). Yapılan çok değişkenli regresyon analizinde yüksek yaş, hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği ve yüksek SAÇİ zaman içerisindeki SVO gelişiminin bağımsız prediktörleri olarak saptandı. Ayrıca Kaplan-Meier eğrileri yüksek SAÇİ'ye sahip hastalar için SVO insidansının düşük SAÇİ'ye sahip olan hastalara kıyasla daha yüksek olduğunu gösterdi (Log-rang test, p<0.001). Sonuç: İzole KABG ameliyatı sonrası POAF gelişen hastalarda zaman içerisindeki SVO gelişim riskini değerlendirmek amacıyla, kolaylıkla elde edilebilen bir parametre olan SAÇİ'nin kullanılması düşünülebilir.