Pulmoner emboli tanısı alan hastalarda platelet indekslerinin (plt, pdw, mpv) ve kolinesteraz aktivitesinin rolünün tanı ve prognoz üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEDİNE AKKAN ÖZ

Danışman: Ramazan KÖYLÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda pulmoner emboli tanısında platelet indekslerinin (plt, pdw,mpv) ve kolinesteraz aktivitesinin rolünü araştırmayı planladık. Gereç ve yöntem: Bu prospektif çalışmada, PTE tanısı konulan hastalardan çalışmaya dahil edilme kriterlerine uyan 60 hasta çalışmaya alındı. Çalışmaya alınan hastaların; demografik özellikleri, özgeçmişi, tanı anındaki vital bulguları, laboratuar bulguları 1. ve 3. gün plt,pdw,mpv, kolinesteraz, üre, kreatin, sodyum, potasyum, kan gazı değerleri kaydedildi.Hastaların tanı anındaki troponin ve d-dimer değeri kaydedildi. Wells ve PESİ Skorları hesaplandı. Doppler USG incelemesi sonucu DVT saptanıp saptanmadığı kaydedildi.Hastaların EKG si değerlendirildi. Hastalara acil serviste pulmoner tromboemboli tanısı konduktan sonraki ilk 15 dakika içinde 5cc kan biyokimya tüpüne alındı ve geliş kolinesteraz düzeyi çalışıldı. Yatışı verilen hastaların tedavilerden sonraki 3. günde yattığı serviste tetkik için kan alınır iken 5cc kan biyokimya tüpüne alındı ve tedavi sonrası ikinci kolinesteraz düzeyi çalışıldı. Çalışmaya alınan hastaların medikal kayıtlarından hastanede nerede takip edildiği (servis, yoğun bakım), hastanede kalış süreleri, hastane içi mortaliteleri ve bir aylık mortalite gelişip gelişmediği hastane kayıt sistemi üzerinden takip edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 60 hasta dahil edildi. 60 hastanın 25'i (%41,7) erkek ve 35'i (%58,3) kadındı. Yaş ortalaması 67,8±15,7 idi. Hastaların hastaneye kabul edildiği günkü mpv, pdw, plt ve kolinesteraz değerleri kayıt altına alınaraktakiplerindeki 3.günkü değerleri ile karşılaştırıldı.Mpv, pdw, kolinesteraz düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı bulundu(p<0.05).Hastaların takibindeki kolinesteraz düzeyi kabul edildiği güne göre daha düşük bulunmuştur. Çalışmaya alınan hastalar ve kontrol grubu arasındaki karşılaştırmada; kolinesteraz düzeyinde istatistiksel anlamlılık tespit edildi (p<0.05). Ölen ve yaşayan hastalar arasındaki karşılaştırmada mpv, pdw, plt, kolinesteraz düzeyinde istatistiksel anlamlılık tespit edilmemiştir. Hastaların kabul edildiği andaki kriterlerine bakılarak şokta olanlar ve olmayanlar olarak karşılaştırıldı. Yaş, hastaların kabul edildiği gündeki sistolik kan basıncı, diastolik kan basıncı, nabız, üre, kreatin, venöz pCO2, venöz laktat düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Hastaların hastaneye kabul edildiği gündeki kolinesteraz düzeyi de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş olup, şoktaki hastalarda düzeyi daha düşüktür. Hastaların pulmoner emboli severity index (pesi) skoru hesaplandı. Pesi skoru class 0-4 olarak gruplandırıldı. Pesi skoru class 0-2 ve pesi skoru 3-4 ayrı olarak gruplandırılarak mpv, pdw, plt ve kolinesteraz değerleri arasındaki ilişki incelendi. Kolinesteraz düzeyinde istatistiksel anlamlılık tespit edildi(p<0.05).Pesi skoru yüksek olan hastalarda kolinesteraz düzeyi daha düşük tespit edildi. Pulmoner emboli tespit edilen hastaların 13(%21,7)'si hastanede yoğun bakım ünitesine yatmıştır. Toplamda 10 vaka (%16,7) kaybedilirken, bunun 8 vakası (%13,3) bir ay içerisinde vefat etti. Sonuç:Yaptığımız çalışma verileri ışığında AChE düzeylerinin pulmoner embolisi olanhastaları tespit etmede ve hastalık şiddetini göstermede klinisyene yardımcı olabileceği sonucuna ulaştık. Ancak literatürde halen bu konuda yapılmış yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Muhtelif çalışma sayısının artırılmasının bu konunun açığa kavuşmasına yardımcı olacağı kanısındayız. Anahtar sözcükler: Pulmoner emboli, Trombosit İndeksleri, Kolinesteraz, Mortalite