Solunumsal yoğun bakım ünitesine alınan hastalarda kabul yerlerine göre mortalite belirteçlerinin tanımlanması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SÜREYYAPAŞA GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA DURAK
Danışman: Gökay GÜNGÖR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş-Amaç: Yoğun Bakım Ünitesine (YBÜ) kabul edilen kritik hastalarda kabul yerinin mortaliteye etkisi ile ilgili veri ülkemizde ve dünya literatüründe yetersizdir. Çalışmada, solunum yetmezliği ve mevcut kronik akciğer hastalığının akut kötüleşmesi ile acile başvurup direkt YBÜ' ye yatırılan ya da servisten YBÜ' ye nakiledilen hastalarda kabul yerinin YBÜ mortalitesini nasıl etkilediğinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Geriye dönük gözlemsel kesitsel çalışmaya, Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma hastanesinin Hastanemiz 3. Düzey Solunumsal YBÜ' de 2018 –2019 yıllarında yatan hastalar alındı. YBÜ' ye 2. Düzey ve cerrahi YBÜ' den nakil gelen hastalar ile YBÜ' de 24 saatten az kalan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların demografik bilgileri, ek hastalıkları, yatış tanıları, yatış APACHE II skoru, YBÜ' ye nereden kabul edildikleri, mekanik ventilasyon desteğinin varlığı, tipi (invaziv ya da noninvaziv) ve süreleri, YBÜ yatış süreleri ve mortaliteleri kaydedildi. Çalışma dönemi içinde YBÜ' de ölen hastalar istatistiksel değerlendirmeye alındı. Hastalar YBÜ geliş yerlerine (acil servis ve servis) göre gruplandırılarak yoğun bakım mortalite belirteçlerini tanımlamaya yönelik analiz yapıldı. Bulgular: Çalışmaya Düzey 3 solunumsal YBÜ' ye yatırılan 2173 hasta alındı. Hastaların %46 (n:1011) acil servisten, %54 (n:1162) göğüs hastalıkları servisinden kabul edilmişti. Hastaların yaş ortalaması 70 olup, %66' sı (n:1429) erkekti. En sık yatış nedeni pnömoni idi. En sık ek hastalığın %54 (n:1171) oranı ile kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) olduğu görüldü. Hastaların %42 (n:922) oranı ile en sık solunum destek tedavisi olarak noninvaziv ventilasyon (NIV) ve O2 desteği aldıkları görüldü. IMV desteğinin servisten gelen hastalarda, NIV desteğinin acilden gelen hastalarda daha fazla uygulandığı görüldü. YBÜ' de kalış süresi servisten gelen hastalarda daha uzun bulundu (2gün/3gün p<0.0001). Düzey 3 solunumsal YBÜ toplam mortalitesi %19 (n:410) saptandı. YBÜ' ye servisten kabul edilen hastaların acil servisten gelenlere göre mortalitesinin daha yüksek olduğu bulundu (%12.7/%24.1 p<0.001). Ölen hasta grubunda ek hastalık olarak akciğer kanseri, malign hastalıklar ve Alzheimer anlamlı olarak daha fazla idi (p<0.001). YBÜ'de ölen hastalarda sağ kalanlara göre NIV başarısızlığına bağlı invaziv mekanik ventilasyon (IMV) tedavisinin daha fazla uygulandığı saptandı. Çoklu regresyon analizi sonucunda da servisten kabul edilmenin acil servis yatışına göre mortaliteyi 1.66 kat arttırdığı (OR:1.66 %95 CI 1,297-2,124 p<0,001) görüldü. Bunun yanısıra malignite (OR: 3.68), interstisyel akciğer hastalığı tanısı (OR: 3.68), NIV başarısızlığı sonucu entübe olma (OR: 2.18) ve pnömoni varlığı (OR: 1.78) lojistik regresyon analizinde yoğun bakım mortalitesi için artmış bir risk faktörü olarak bulundu. Sonuçlar: YBÜ' ye direkt acilden yatışı yapılan hastalara göre servislerden kabul edilen hastalar daha kötü klinik seyre sahiptir. YBÜ desteği gereken hastaların acil serviste triyajının iyi yapılmasının, servise yatırılmak zorunda kalınan hastaların yakın monitorizasyonu ile klinik kötüleşmenin erken dönemde fark edilmesinin mortalite ve morbidite üzerine olumlu etki edeceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Solunum yetmezliği, göğüs hastalıkları servisi, acil servis, solunumsal yoğun bakım, mortalite