Pediatrik kardiovasküler cerrahi sonrası hidrokortizon tedavisi uygulanan ve uygulanmayan hastaların tiroid fonksiyonlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF EZGİ HACCACOĞLU
Danışman: Taliha ÖNER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kardiyopulmoner bypass kullanılarak açık kalp cerrahisi yapılan ve primer tiroid hastalığı olmayan pediatrik konjeninal kalp hastalarında serum tiroid hormonları postoperatif düşük bulunur. Bu tabloya hasta ötiroid sendromu denilmektedir (SES). Hasta ötiroid sendromunda tiroid hormonlarındaki bu düşüşün postoperatif sonuçlara olumsuz etkisi olabilmektedir. SBÜ Ümraniye Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kardiyoloji ve Çocuk Kalp ve Damar Cerrahisi klinikleri tarafından takip ve tedavi edilen 53 (31 erkek, 22 kız) konjenital kalp hastalığı tanısı almış hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Yaşı 18'den büyük olanlar çalışmaya dahil edilmemiştir. Olgular operasyon sırasında KPB yapılan ve yapılmayan olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Tüm Olguların %68'ine (n=36) KPB yapılmıştır. Hastaların operasyon sonrası ilk 24 saat içinde ve ilk 1 hafta içinde herhangi bir zamanda plazma tiroid stimülan hormon (TSH) ve serbest tiroksin (TT4) düzeyleri ölçülmüştür. ST4 düzeyi fizyolojik değerin altında saptanan hastalara levotiroksin tedavisi verilmiştir. Ameliyat öncesi tiroid hormon düzeylerinde anlamlı fark bulunmamıştır. KPB yapılan olgularda yapılmayanlara göre postoperatif TSH düzeyinde anlamlı düşüş görülmüştür. KPB yapılma durumuna göre hastaların sT4 düzeyinde anlamlı fark görülmemiştir. ST4 ve TSH düzeyi düşüklüğü ile mekanik ventilasyon süresi, yoğun bakımda kalış süresi ve inotrop alma sürelerinin daha uzun olduğu anlaşılmıştır. Operasyon sonrası ilk 24 saat içinde TSH ve St4 düzeyi ile post operatif sonuçlar arasında ters bir ilişki saptanırken levotiroksin tedavisi verilen hastaların prognozunda anlamlı bir düzelme saptanmamıştır.