Karaciğer nakli yapılan hastalarda sarkopeninin enfeksiyon gelişimi üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA YÜCE ÖZTÜRK
Danışman: Adalet ALTUNSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç İskelet kası kütlesi ve fonksiyonunun ilerleyici bir kaybı olan sarkopeni, karaciğer nakli hastalarında enfeksiyonlar da dahil olmak üzere olumsuz sonuçların önemli bir göstergesidir. Bu çalışma, iskelet kası kütle indeksi (SMII), kas içi yağ dokusu içeriği (IMAC) ve viseral/subkutan yağ alanı oranı (VSR) gibi radyolojik belirteçleri kullanarak nakil öncesi sarkopeni ile nakil sonrası bir, üç ve altı aydaki enfeksiyon oranları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Bu retrospektif çalışmada, Ankara Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde Temmuz 2014 ile Temmuz 2023 arasında tedavi edilen ve verilerine tam olarak ulaşılabilen, 18 yaş üzeri 102 karaciğer nakli alıcısı analiz edildi. Transplantasyondan önceki 6 ay içinde ve transplantasyon sonrası 2 hafta içinde alınan bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları, SMII, IMAC ve VSR kullanılarak sarkopeniyi değerlendirmek için değerlendirildi. Demografik özellikler, klinik parametreler ve bir, üç ve altı aydaki enfeksiyon oranları karşılaştırıldı. Nakil öncesi sarkopeni göstergeleri, erken ve geç enfeksiyon oranları ile korelasyonları açısından değerlendirildi. Değişken seçimi için ileri koşullu bir yöntem kullanılarak, nakilden sonraki üçüncü aya kadar enfeksiyonun önemli belirleyicilerini belirlemek için lojistik regresyon uygulandı. İstatistiksel analizlere ki-kare ve Mann-Whitney U testleri dahil edildi. Bulgular Kohortun ortanca yaşı 51 idi ve% 31.4'ü kadındı. Hastalar preoperatif görüntüleme verilerine göre sarkopenik (n=41) ve sarkopenik olmayan (n=61) gruplara ayrıldı. Sarkopeni kadınlarda anlamlı olarak daha az yaygındı (%17.1'e karşı %41; p=0.016). Sarkopenik hastaların medyan SMII (61.54'e karşı 100; p<0.001) ve preoperatif MELD-Na skorları daha yüksekti (24'e karşı 18; p=0.02). Nakil sonrası ilk ayda enfeksiyon insidansı %36.2 (n=37) , ilk 3 ayda enfeksiyon insidansı %52.9 (n=54) ve ilk 6 ayda enfeksiyon insidansı %60.7'dir (n=62). Nakil sonrası ilk altı ayda gelişen enfeksiyonlar değerlendirildiğinde; ilk sırada intraabdominal enfeksiyon (%31.8, n=37), ikinci sırada kaynağı tespit edilemeyen enfeksiyon (%18.1, n=21 ) ve kan dolaşımı enfeksiyonu (%18.1, n=21 ), üçüncü sırada ise pnömoni (%12.9, n=15) yer almıştır. Sarkopenik hastalarda bir aylık enfeksiyon oranları (%48.8'e karşı %27.8; p=0.032) ve üç aylık oranlar (%65.8'e karşı %44.2; p=0.043) anlamlı olarak daha yüksekti. Altı ay boyunca, enfeksiyon oranları gruplar arasında benzerdi (% 60.7'ye karşı. % 57.3; p = 0.41). Altı aylık takiplerde hastalarda toplamda 116 enfeksiyon epizotu görüldü. Yapılan analizlerde sarkopeni varlığı ile epizod sıklığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p=0.708). Üç aylık kümülatif enfeksiyon riskini predikte eden faktörler tek değişkenli ve çoklu lojistik regresyon analizleri ile değerlendirildi. Tek değişkenli analiz sonuçlarına göre, enfeksiyon riski ile anlamlı ilişki gösteren değişkenler arasında ABO uyumu (OR = 0.431, %95 GA: 0.193, p = 0.04), hepatoselüler karsinom (HCC) varlığı (OR = 2.582, %95 GA: 1.144–5.82, p = 0.022), total bilirubin değeri (OR = 1.074, %95 GA: 1.013–1.14, p = 0.017), direkt bilirubin değeri (OR = 1.108, %95 GA: 1.017–1.21, p = 0.019), INR (OR = 1.972, %95 GA: 1.025–3.79, p = 0.042), ferritin seviyesi (OR = 1.003, %95 GA: 1.001–1.005, p = 0.002), toplam yatış süresi (OR = 1.02, %95 GA: 1.003–1.04, p = 0.023), nakil tipi (kadavra) (OR = 2.44, %95 GA: 1.031–5.779, p = 0.043) ve sarkopeni varlığı (OR = 2.429, %95 GA: 1.07–5.51, p = 0.034) yer aldı. Çoklu lojistik regresyon analizinde ise, ferritin (OR = 1.006, %95 GA: 1–1.01, p = 0.001) anlamlı bir prediktör olarak bulundu. Altı aylık kümülatif enfeksiyon riskini predikte eden faktörler değerlendirildi. Tek değişkenli analiz sonuçlarına göre, enfeksiyon riski ile anlamlı ilişki gösteren değişkenler arasında ferritin (OR = 1.002, %95 GA: 1.000–1.00, p = 0.020) ve toplam yatış süresi (OR = 1.024, %95 GA: 1.004–1.04, p = 0.016) yer aldı. Sarkopeni altı aylık enfeksiyon gelişimini predikte edici faktör değildi. Sonuç Nakil öncesi sarkopeni, karaciğer naklini takip eden ilk üç ayda artan enfeksiyon oranları ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Bununla birlikte, altı aya kadar, karşılaştırılabilir enfeksiyon oranları, sarkopeni ile ilişkili risklerin iyileşme ile azalabileceğini düşündürmektedir. Bu bulgular, hastaların enfeksiyon gelişimine etkisi olan sarkopeni açısından daha yakın takip edilmesi, sarkopeninin özel müdahaleler yoluyla ameliyat öncesi ele alınmasının önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler : Sarkopeni, karaciğer nakli, enfeksiyon, karaciğer yetmezliği, mortalite