Serebral palsili çocuklarda kapsamlı fizik tedavi ve rehabilitasyon programının postür ve denge üzerine etkisinin "DIERS Formetric 4D" ve klinik ölçeklerle değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLIHAN ALADAĞ AYDOĞAN
Danışman: Canan ÇULHA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Serebral palsili (SP) çocuklarda spinopelvik parametrelerin kapsamlı analizinin önemine inanarak, DIERS Formetric 4D cihazı ile hastaların statik spinal ve pelvik parametrelerini; rehabilitasyon öncesi ve kapsamlı rehabilitasyon sonrası analiz ederek; bu parametrelerin, klinik geçerliliği kanıtlanmış klinik ölçeklerle korelasyon gösterip göstermediğini araştırmak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya SP tanısı almış, Kaba Motor Fonksiyonel Klasifikasyon Sistemi (KMFKS) I-III arasında olan, herhangi bir spinal cerrahi geçirmemiş, 5-18 yaş arası 56 hasta alınmıştır. Çalışmanın, bir kontrol grubu olmaksızın araştırmaya katılan tüm hastaların tedavi alacağı; tedavi öncesi ve sonrası postür analizlerinin karşılaştırılacağı klinik araştırma olarak yapılması tasarlanmıştır. Çalışmanın başlangıcında olguların yaş, cinsiyet, boy, kilo gibi sosyo-demografik özellikleri, daha önceki botulinum toksin uygulanma ve ortopedik cerrahi öyküleri hakkındaki veriler toplanmıştır. Hastalar kaba motor fonksiyon seviyeleri ve yürüme tiplerine göre sınıflandırılmıştır. Hastalar klinik durumunun gereksinimlerini karşılayacak şekilde bireysel hazırlanmış; nörofizyolojik egzersiz, denge- koordinasyon egzersizleri, postür egzersizleri, robotik rehabilitasyon, FES bisikletini de içeren kapsamlı fizik tedavi ve rehabilitasyon programına alınmıştır. Hastaların rehabilitasyon programlarına başlamadan önce ve rehabilitasyon programları bittikten sonra Pediatrik Denge Ölçeği (PDÖ), Gövde Kontrol Ölçüm Skalası (GKÖS) ve Gövde Bozukluğu Ölçeği (GBÖ) puanları ve DIERS Formetric 4D ile ölçülen pelvik ve spinal parametreler kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmada yer alan hastaların %48.2'si kadın, %51.8'i erkektir. Hastaların yaş ortalaması 9.86 ± 4.37, boy ortalaması 130.55 ± 21.38 cm ve kilo ortalaması 31.73 ± 13.42 kg olarak saptanmıştır. Hastaların %25'i KMFKS 1; %13'ü KMFKS 2; %51.8'i KMFKS III olarak sınıflandırılmıştır. Çalışmada yer alan hastaların 52'si spastik tip SP, 1'i diskinetik tip SP, 1'i ataksik tip SP, 1'i hipotonik tip SP, 1'i mikst tip SP olarak dağılmıştır. Çalışmaya alınan hastaların kapsamlı rehabiltasyon programı sonrasında DIERS Formetric 4D ile yapılan ölçümlerinde koronal imbalans, pelvik oblisite, lomber lordoz açısı ve omurganın lateral deviasyonunda belirgin iyileşme gözlenmiş; GBÖ ve GKÖS'ün tüm alt bölümleri ve toplam puanlarıyla, PDÖ puanlarında da istatistiksel olarak anlamlı bir artış görülmüştür. Pelvik oblisitede iyileşme, GKÖS total selektif hareket kontrolü alt bölümü ve toplam GKÖS puanı, GBÖ dinamik oturma dengesi alt bölümü puanlarındaki artışla; pelvik torsiyon, vertebral yüzey rotasyonu ve lateral deviasyondaki azalma, GBÖ dinamik oturma dengesi alt bölümü puanındaki artışla korele bulunmuştur. Lomber lordozdaki artış, GKÖS dinamik uzanma alt bölümü puanlarındaki artışa paralellik göstermektedir. Vertebral yüzey rotasyonundaki azalmayla birlikte, GKÖS statik oturma dengesi alt bölümü ve toplam GBÖ puanlarında artış görülmüştür. Sonuç: DIERS Formetric 4D ile ölçtüğümüz pelvik oblisite, vertebral rotasyon derecesi, pelvik torsiyon, lateral deviasyon rms/amplitude ve lomber lordoz açısındaki değişimlerin; geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış GBÖ, GKÖS ve PDÖ klinik ölçekleriyle yapılan değerlendirmeler sonucu elde edilen puanlardaki değişimlerle korele olduğu sonucuna varılmıştır. Bulgular, DIERS Formetric 4D cihazının; radyasyon içermeyen, non-invaziv bir yöntem sunarak, SP'li çocukların postürel bozukluklarını ve denge problemlerini objektif olarak değerlendirmede kullanılabilirliğini ve potansiyelini ortaya koymuştur. Bununla birlikte, GBÖ, GKÖS ve PDÖ gibi ölçeklerin uygulanması zaman alıcı ve subjektif olduğu için, DIERS Formetric 4D ile yapılan postür değerlendirmeleri zamandan tasarruf sağlamış olup tedavi etkinliğini daha objektif bir şekilde ortaya koyabilmektedir. Bu durum, teknolojik yöntemlerin rehabilitasyon sürecine entegrasyonunun önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Gelecekte farklı popülasyonlarda ve daha büyük örneklemler kullanılarak yapılacak çalışmalar, DIERS Formetric 4D cihazının, rehabilitasyon tıbbında değerlendirmelere katkısını daha doğru olarak gösterecektir.