Üst gastrointestinal kanama etyolojisine COVID-19 pandemisinin etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYTAN GULMAMMADOVA

Danışman: Mine ADAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Covid-19 pandemisi sonrası, pandemi öncesi döneme kıyasla üst gastrointestinal sistem (GİS) kanaması geçiren hastaların endoskopik bulguları, hastane yatış süreleri ve prognozlarında değişiklik olup olmadığının saptanması amaçlanmıştır Yöntem: 2018-2022 yıllarında Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi iç hastalıkları kliniğinde yatan, üst GİS kanama geçiren 18 yaş üstü 580 hastanın retrospektif olarak dosyaları değerlendirilmeye alındı. Etik kurul onayı alındıktan sonra hastaların epikriz bilgileri, hastaneye başvuru şikayeti, başvuru sırasındakı hemoglopin, platelet , İNR, üre, kreatinin değerleri, üre/kreatinin oranları, endoskopi sonuçları, peptik ülserlerin yeri ve niteliği değerlendirildi. Bu hastalarda yaş, cinsiyet, yatış süresi, hastane içi mortalite bakıldı. Böylelikle pandemiden önceki iki sene ve pandemi süresindeki iki sene boyunca kliniğimizde yatan üst GİS kanamalı hastalar kıyaslanarak, pandeminin GİS kanama etyolojisi, peptik ülserlerin yeri ve niteliği, aynı zamanda hastanede yatış süresi ve prognozu üzerine etkileri değerlendirildi .580 hastadan 60 hastaya endoskopik işlem yapılmadığı için, bu hastalar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya alınan 520 hastanın 280'i pandemiden önce , 240'ı ise pandemiden sonra iç hastalıkları kliniğinde takip edilmiştir. Bu çalışma tanımlayıcı ve retrospektif dosya taraması olarak tasarlanmış olup hasta hakkındaki bilgiler hastane bilgi sisteminden tarama yapılarak elde edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan 520 hastanın %32.88'i kadın (171 hasta),%67.12'si ise erkek (349 hasta) olup, hastaların ortanca yaş değeri 59,84±19,44 yıl idi. Hastaların hastaneye başvuru şikayetlerini melena,hematemez ve hematokezya olacak şekilde üç grupta inceledik ve %54.92 hastada melena, %44.09 hastada hematemez, %0.98 hastada ise hematokezya saptandı. 465 hasta (%89.42) salah ile taburcu olurken, 25 hasta(%4.81) yoğun bakım ünitesine(YBÜ) sevk edilmiş, 17 hastanın(%3.27) hastane çıkış şekli ise ölüm ile sonlanmıştır. Tüm hastaların endoskopik bulguları incelendi ve en sık rastlanan lezyon peptik ülser olarak tanımlandı (% 52.88).Sonra ise sırasıyla gastrit (%13.08), özefagus varisi (10.19), mide malign neoplazm (%9.04), eroziv ve hemorajik gastrit (%3.46), özefajit (%1.15), bulbit (%1.15), diğer lezyonlar (%0.96), özefagus malign neoplazmı (0.19) saptandı.Aktif kanama ve ya odak bulunmayan hasta sayısı ise 41 olup, tüm hastaların %7.88'ni teşkil etmektedir. Çalışmaya alınan 520 hastanın %53.85'i (280 hasta) pandemiden önce, %46.15'i (240 hasta) ise pandemiden sonra kliniğimizde takip edilmiştir. Çalışma kapsamındaki pandemiden önceki 280 hastanın %67.86'sı erkek, %32.14'ü kadın, pandemi başladıktan sonra ise 240 hastanın %66.25'i erkek, %33.75'i kadın idi. Ortanca yaş değeri pandemiden önce 59.89 ± 18.89 yıl , pandemi başladıktan sonra 59.78 ± 20.1 yıl idi. Pandemiden önce ve pandemi başladıktan sonra hastaların ortanca yatış süreleri 5.69 ±4 .67 gün ve 5.2±3.51 gün idi. Pandemiden önce duodenal peptik ülser %33.21, mide peptik ülseri %18.93, gastrit %14.64, mide malign neoplazmı %10.36 ,özefagus varisleri %8.57,aktif kanama ve ya odak saptanmayan hastalar %5.36, özefagus ülseri %3.21, eroziv ve hemorajik gastrit %3.21, bulbit %1.79, özefajit %0.36, diğer lezyonlar %0.36 şeklinde dağılım gösterdi. Pandemi başladıktan sonra duodenal peptik ülser %27.92 mide peptik ülseri %20.0 özefagus varisi %12.08 gastrit %11.25, aktif kanama veya odak saptanmayan hasta %10.83, mide malign neoplazm %7.50, eroziv ve hemorajik gastrit %3.75, özefajit %2.08, özefagus ülseri %2.08, bulbit %0.42, özefagus malign neoplazmı %0.42 şeklinde dağılım gösterdi. COVİD 19 öncesi ve COVİD 19 sonrası gruplarının peptik ülser saptanan hastalarının endoskopileri Forrest sınıflamasına göre de değerlendirildi ve Forrest 1a (p=0,262), Forrest 1b (p=0,972), Forrest 2a (p=0,219), Forrest 2c (p=0,904) ve Forrest 3 (p=0,242) varlığı dağılımları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmedi. Bir tek COVİD 19 Sonrası grubunda Forrest 2b varlığı dağılımları COVİD 19 Öncesi grubundan istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0,023). Sonuç: Pandemiden önce ve pandemi başladıktan sonrakı grupları karşılaştırdığımız zaman(sırayla 280 ve 240 hastadan oluşan iki grup) yaş,cinsiyet, hastanede yatış süresi, hastaneye başvuru şekli arasında istatiksel anlamlı farklılık bulunmamış olup, sonuçlar benzerdir. Endoskopi sonuçları kıyaslandığı zaman da, endoskopik bulguların büyük çoğunluğunda ve peptik ülserlerin forrest sınıflaması ile değerlendirilmesinde her iki grubun sonuçları benzer saptandı. Tek istisna her iki grubun endoskopik olarak kanama odağı saptanmayan kısmında olup, bu endoskopik sonuç pandemiden önce 15 hastada iken (%5.36), pandemi başladıktan sonra 26 hastada (%10.83) ortaya çıkarak istatiksel olarak anlamlı farklılık kazanmıştır (p=0.032) Forrest sınıflamasında ise bir tek forrest 2b grubunda pandemi öncesi (%11.76) ve pandemi sonrası (%3.39) gruplarda istatıksel anlamlı farklılık saptanmış oldu (p=0.023). Diğer forrest sınıflaması gruplarının sonuçları benzer idi. Anahtar Kelimeler: COVID-19, SARS-COV-2, COVID, Pandemi, Gastrointestinal kanama, Üst Gastrointestinal kanama, GİS kanama, endoskopi, Forrest sınıflaması.