Gestasyonel diyabetes mellitus tanılı hastaların doğum öncesi ve sonrası diyabet açısından taranma durumları ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞULE SAĞLAM ARDA
Danışman: Can ÖNER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Diyabet, rölatif veya mutlak insülin eksikliği ya da periferik dokularda insüline karşı gelişmiş olan 'insülin direnci' sebebiyle ortaya çıkan, multisistemik tutuluma neden olan kan şekeri yüksekliği ile seyreden kronik bir metabolizma bozukluğudur. Gestasyonel diyabet (GDM) ise gebelik sırasında başlayan ya da ilk kez gebelikte fark edilen glukoz intoleransını ifade eder. Daha önce GDM tanısı olan kadınlarda doğumdan sonra tip 2 diyabet gelişme olasılığı 10 kat daha fazladır. Amerikan Diyabet Derneği, önceden GDM tanısı olanların doğumdan sonra 6 ila 12. haftalarda glukoz intoleransı açısından OGTT ile taranmasını ve yaşam boyu her 3 yılda bir diyabet açısından değerlendirilmesini önermektedir. Çalışmamızda 2019-2022 yılları arasında GDM tanısıyla takip edilen gebelerin doğum sonrası diyabet açısından taranma durumları ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel desende planlanan bu çalışma hastanemiz diyabet polikliniklerinde 1.01.2019- 31.12.2022 tarihleri arasında takip edilen GDM tanılı hastaların tamamı çalışmaya dahil edilmiş olup hastalar ile birebir görüşülerek, hastane sistemi ve enabız üzerinden verilerine ulaşılarak yapılmıştır. Çalışmada araştırmacılar tarafından oluşturulan biyodemografik anket katılımcıya yöneltilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 215 kişi dahil edilmiştir. Katılımcıların yaş ortalaması 32,5 ± 5,6 dır. Katılımcıların ortanca gebelik sayısı 3 ( min:1 max:10) tür. Katılımcıların yaklaşık yarısı (%48,4; n= 104) lise mezunu ve büyük kısmı ( %83,3; n= 179) çalışmıyor idi. Katılımcıların Diyabet Polikliniğine başvurdukları sırada %68,1 i (n=147) 3. trimester, %25,0 (n=54) 2.trimester, %6,5 (n=14) 1. trimester içinde idi. Katılımcıların %21,4 (n=46)'ünün daha önceki gebeliklerinde GDM öyküsü mevcuttu. Ailesinde DM tanısı olan katılımcı oranı %46,0 (n=99 ) dur. Katılımcıların %8,8 (n=19) inde ise PCOS mevcuttur. Katılımcıların % 72,7 si (n=157) 3,OGTT yaptırmış iken %26,9 u (n=58) OGTT yaptırmamıştır. .Katılımcıların OGTT taraması yapılmasına uygun haftada olanların oranı %14,1 (n=12) dir. OGTT yaptıran katılımcıların %8,3 ü (n=13) 50 gr ile %91,7 si (n=144) 75 gr ile OGTT yapmıştır. Katılımcıların sadece 1 ine ( n=%0,5) aile hekimi tarafından OGTT önerildiği öğrenilmiştir. Takip edilen GDM hastalarının %54,0 ix (n=116) sı sadece diyet ve yaşam tarzı değişikliği ile tedavi edilirken %46,0 (n=99) u diyet + insülin tedavisi almıştır. Katılımcıların doğum haftaları incelendiğinde %38,1 inin (n=82) 38 haftalık,%36,7 (n=79)'nun ise 39 haftalık doğum yaptığı görülmüştür. Doğum haftaları dikkate alındığında katılımcıların % 7,9'u (n=17) preterm %92,1'i (n=198) miadında doğum yapmıştır. Katılımcıların %27,4 (n=59) ü normal spontan yol ile doğum yapmış iken sezeryanla doğum yapan katılımcı oranı %72,6 (n=156) dır. Katılımcıların bebeklerinin ortalama doğum kilosu;3435,0 ±514,8 gr dır. Katılımcıların %8,8 (n=19) unun makrozomik bebeği olduğu görülmüştür. Doğum sonrasında katılımcıların bebeklerinin %9,3 ü (n=20) yoğun bakım desteğine ihtiyaç duymuşken bir tanesi doğum sonrası ex bir tanesi de ölü doğmuştur. Katılımcıların %47,9 (n=102) si kayıtlı olduğu aile hekimine düzenli takibe gitmemiştir. Gebeliği sırasında OGTT yaptıran katılımcıların %7,9 (n=3) unda DM,%23,7 (n=9) sinde ise prediyabet gelişmiştir. Doğum sonrası OGTT taraması yaptıranların %16,1 (n=9) DM, %30,4 (n=17) ünde ise prediyabet gelişmiştir. Gebeliği sırasında OGTT yaptırmayanların %31,8 (n=7) ine DM, %36,4 (n=8) üne ise prediyabet tanısı konmuştur. Sonuç: Çalışmamızda GDM tanısıyla takip edilen gebelerin retrospektif değerlendirmesinde hatırı sayılır bir grubun gebeliğinde OGTT yaptırmadığı ve OGTT önerilen kişiler arasında yalnızca bir kişiye aile hekimi tarafından OGTT önerildiği sonucuna ulaştık. Yine doğum sonrası taranma durumlarına baktığımızda katılımcıların yarıdan fazlası doğum sonrası OGTT yaptırmamıştır. Postpartum OGTT yaptıranların ise %16,1 inde (n=9) DM, %30,4 (n=17) ünde ise prediyabet gelişmiştir. Taranma durumları bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de istenilen düzeyde değildir.