İnflamatuvar barsak hastalarında anti-TNF ajanların etkinliğinin klinik, endoskopik ve laboratuvar olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA BAYAR

Danışman: Özcan KESKİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma ile Crohn Hastalığı (CH) ile Ülseratif Kolit (ÜK) hastalarında anti-TNF ajan olan 'adalimumab' ve 'infliximab' tedavilerinin her iki hastalıktaki etkinliklerinin gösterilmesi, remisyon idamesindeki etkinlik süreleri ve güvenilirliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma vaka-kontrollü kesitsel bir araştırma olup, Gastroenteroloji polikliniğinden takipli CH ve ÜK tanılı hastalar üzerinde yapılmıştır. Bu hastaların infliximab ve adalimumab kullanımına başlanmasından 1 yıllık izlem sürecindeki 0. ay, 6. ay ve 12. ay polikinik takiplerinde klinik bilgileri, demografik verileri, laboratuvar değerleri ve kolonoskopi bulguları analiz edilmiştir. Bu analizler ile Crohn Hastalığı için CDAI skoru, ÜK hastaları için SEO skoru hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya yaşları 18 ile 70 arasında yaş ortalaması 36,44±12,47 yıl olan 33'ü erkek (%54,1), 28'i kadın (%45,9) olmak üzere dışlama kriterlerini karşılayan toplam 61 olgu dâhil edilmiştir. Çalışmaya katılan olguların 37'si CH (%60,7), 24'ü ÜK (%39,3) hastasıdır. Olguların 40'ı infliximab, 21'i adalimumab kullanmaktadır. Olguların %96,7'sinin daha önce ilaç (azotioprin, mesalazin, metilprednizolon, sülfasalazin, budesonit ve/veya metotreksat) kullandığı ve %85,2'sinin ilaç kullanmaya devam ettiği görüldü. Genel iyilik hali, karın ağrısı, dışkılama sayısı, dışkıda kan görülme sıklığı ve laboratuvar değerlerine bakıldığında olgulardaki infliximab etkinliği adalimumaba göre yüksek görülerek istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Sonuç: İnflamatuvar Barsak Hastalığı (İBH) tedavisinde hedef, remisyonun sağlanması ve uzun dönemde idame ettirilmesidir. ÜK ve Crohn hastalarında idame tedavi ile remisyonun sağlanamadığı durumlarda immunsupresif ajanlar ve/veya biyolojik tedaviler gündeme gelmektedir. Bizim sonuçlarımıza göre, remisyon idamesi sağlanamayan hastalarda anti-TNF tedavi başlanması gerektiği ve kontrendikasyonu olmayan İBH'li hastalara remisyon idamesinde anti-TNF ajanların kullanılıp kullanılmayacağı kararının en az 6 ay-1 yıllık izlem sonrası verilmesi önerilir. Anahtar kelimeler: Anti-TNF, Crohn hastalığı, ekstralüminal komplikasyonlar, kolonoskopi, remisyon, Ülseratif Kolit