Nodüler guatr hastalarının demografik özelliklerinin aile hekimliği açısından değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET OKTAY SARIOSMANOĞLU
Danışman: Mehmet YILDIRIM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:NODÜLER GUATR HASTALARININ DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNİN AİLE HEKİMLİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET Amaç: Bu çalışmada, Aile Hekimliği açısından nodüler guatr hastalarının demografik özelliklerinin benign-malign ayırımında etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Böylelikle gereksiz hasta sevkinin önlenmesinin hastanelerin hasta yükünün azaltılmasındaki önemi ve gereksiz kaynak kullanımının azaltılmasının öneminin vurgulanması amaçlanmıştır. Gereç - Yöntem: Çalışma, 2016 ve 2017 yılları arasında SBÜ İzmir Bozyaka Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde noduler guatr tanısıyla tedavi gören hasta dosyalarının retrosepektif olarak taranmış ve çalışmaya 129'u kadın 90 yaşından büyük hastalar, daha önce operasyon öyküsü olan hastalar, nüks tümörler, operasyon öncesi kemoterapi ve/ve ya radyoterapi alan hastalar, operasyonu kabul etmeyen hastalar ve gebe kadınlar çalışma dışı bırakılmıştır. Çalışmada hastaların yaş, cinsiyet, başvuru şikayeti gibi demografik verilerinin yanı sıra lökositoz ve tiroid ile ilgili biyokimya sonuçları (T3,T4,TSH,Anti T, Anti M) çekilen ultrason, sintigrafi çekilme durumu, patoloji değerleri ile yapılan ameliyat sonucuna göre benign malign olması durumuna ait veriler kaydedildi. Çalışmada toplanan verilerin analizi, istatistiksel yazılım paketi SPSS 23 (Staistical Package for the Social Sciences – IBM®) kullanılarak yapıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyini belirlemek için, %95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamızda yer alan 151 hastanın 129'u kadın (%85,43), 22'si erkekdi (%14,56). Hastaların yaş ortalaması 49,71 ± 12,04 olup en küçük yaş 20, en büyük yaş ise 79 idi. Hastaların %41,06'sında hiçbir ek hastalık bulunmazken, %59 'unda Hipertansiyon, Diabetes Mellitus ve Psikiyatrik Hastalıklar en çok görülen yandaş hastalıklar olduğu görüldü. Hastaların klinik tanılarında %25,83'inde Boyunda Şişlik, %49,00'unda boyunda kitle şüphesi, %11,92'sinde boyunda ağrı, %2,65'inde bası bulguları tespit edildi. Çalışmamızda bening patolojiye sahip hastaların T3 ve TSH değerlerinin malignite patolojiye sahip hastalara göre daha düşük ve T4 değerlerinin daha yüksek olduğu her iki grup arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edildi. Hastaların pataloji sonuçlarınada xi %44,37'inin bening, %4,64'ünün yetersiz örnek, %9,27'sinin malignite kuşkulu, %3,31'inin malign, %8,61'inin tanısal olmayan sonuç elde edildi. hastaların yaşları ile cinsiyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Yaş arttıkça her iki cinsiyette de hastalık görülme risk artmaktadır. Bu risk kadınlarda erkeklere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Sağ nodüllerin çapları, halo varlığı ve mikrokalsifikasyon durumları ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, sol nodüllerde sadece halo varlığı ve mikrokalsifikasyon durumları ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sağ tarafta erkeklerin nodül çapı ortalaması daha yüksek değerde bulunurken, sol taraf nodüllerde kadınların daha yüksek çap ortalamalrını sahip oldukları saptandı.Her iki taraf nodüller her iki cinsiyettede çoğunlukla solid ve hipoekoik ekojenitide oldukları saptandı. tiroit fonksiyon testleri ile yaşları arsında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür T3, T4, TSH değerleri ortalamalarının 45 yaş ve üstü hastalarda daha yüksek olduğu saptandı. 45 yaş ve üzeri hastalarda nodül çaplarının daha büyük olduğu gözlendi. Yaş arttıkça malignite görülme ve hastalık ortaya çıkma riskinin daha fazla olduğu saptandı. Sonuç: Çalışma sonucunda Aile Hekimliği açısından nodüler guatr hastalarının demografik özelliklerinin benign-malign ayırımında klinik tanının, yapılan ultrason ve patoloji sonuçlarının önemli bir gösterge oldukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Nodüler Guatr, Demografik Özellikler, Aile Hekimliği