Preeklamptik anne bebeklerinde germinal matriks kanaması ve intraventriküler kanama sıklığının ve ağırlığının değerlendirilmesi, mortalite ve morbidite üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERDEM SARCAK

Danışman: Gökhan BÜYÜKKALE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Preeklampsi anne ve yenidoğan mortalite ve morbiditesinin en sık görülen ve en önemli sebeplerinden biridir. Preeklamptik anneden doğan yenidoğanlarda birçok patolojik tablo görülmektedir. Maternal preeklampsi, yenidoğanlarda preterm doğumun ve düşük doğum ağırlığının en önemli sebeplerinden biridir. Çalışmamızda preeklamptik anneden doğan yenidoğanlarda intraventriküler kanama sıklığının ve derecesinin nasıl etkilendiğini, intraventriküler kanamamın olası risk faktörlerinin değerlendirilmesini ve yenidoğana etkilerini araştırmayı, bu etkinin 34 gestasyon haftası altında ve üzerinde doğan bebeklerde aynı olup olmadığını araştırdık. Metot: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalı Neonataloji kliniği tarafından Aralık 2018 – Aralık 2021 tarihleri arasında yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastalar epikrizlerinden geriye doğru taranarak retrospektif olarak yapılmıştır. Çalışma grubu için preeklamptik, eklamptik veya HELLP sendromlu annelerden doğan 210 yenidoğan seçilmiş, kontrol grubu da normotansif annelerden doğan, çalışma grubuyla, benzer haftada ve benzer ağırlıkta doğan, benzer tanılarla hastanede yatan 212 hasta seçildi. Hasta ve kontrol grubunun yenidoğan yoğun bakım epikrizlerinden anne bilgileri, demografik, klinik ve laboratuvar özellikleri kaydedildi. Hastalar 34 gestasyon haftası altı ve 34 gestasyon haftası üzeri olarak 2 grupta daha değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 210 preklampsi, 212 kontrol hastası dahil edildi. İVK olan gruptaki hastaların %74,1'i (n=63) 34 ve altı gestasyon haftasındayken, İVK olmayan grubunun %39,8'si (n=134) 34 ve altı gestasyon haftasındaydı, İVK olan grupta bu oran anlamlı olarak daha fazlaydı (p<0,001). İVK olan grubunun %36,5'inde (n=31) preeklampsi var iken, İVK olmayan grubunun %53,1'inde (n=179) vardı. İVK olmayan grupta preeklampsi oranı, olan gruba göre daha yüksekti (p=0,006). 34 ve altı GH olan hastalarda İVK olan hastaların olmayan hastalara göre değişkenleri incelendiğinde çok değişkenli regresyon analizinde modele p<0,25 olan değişkenler dahil edilerek oluşturulan modelde son olarak preeklampsi, doğum ağırlığı ve entübasyon olduğu görüldü. 34 üstü GH olan hastalarda İVK olan hastaların olmayan hastalara göre oluşturulan modelde son olarak annenin ek hastalığının olması ve non-invaziv solunum desteğinin olduğu görüldü. Fakat modelde değişkenlerin anlamsız olduğu yani İVK üzerine etkisi olmadığı görüldü. Sonuç: Maternal preeklampsi 34 GH altında doğan yenidoğanlarda maternal preeklampsiden etkilenmeyenlere göre İVK-GMK sıklığını azaltmaktadır, 34GH üzerindeki bebeklerde ise etkisi yoktur. Entübasyon İVK sıklığı artırmakta, İVK de yenidoğanların solunum desteğine ihtiyacını artırmaktadır. İVK yenidoğanların hastanede yatış süresini uzatmaktadır. Preeklampsi ile hipotiroidi arsında ilişki olabilir. Erkek cinsiyetin IVK sıklığını artırmadığını bulduk.