Transtorasik veya transözofageal ekokardiyografi eşliğinde perkütan atriyal septal defekt kapatmanın erken dönem sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE BERİL TÜRKYILMAZ

Danışman: Mehmet ERTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızın amacı erişkin yaş grubundaki hastalarda perkütan atriyal septal defekt (ASD) kapatmanın transtorasik ekokardiyografi (TTE) ya da transözofageal ekokardiyografi (TÖE) ile kapatılması arasındaki etkinlik ve güvenliğin erken dönem sonuçlarının karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, gözlemsel, tek merkezli çalışma 2018-2022 seneleri arasında İstanbul Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi EAH' de perkütan transketeter atriyal septal defekt kapatma yapılan hastalardan oluşturulmuştur. Bu hastalar işlem sırasında kılavuz olarak kullanılan görüntüleme modalitesine göre, TTE ve TÖE olmak üzere 2 grupta incelenmiştir. İşlem öncesi hastalara transtorasik ya da transözofageal ekokardiyografi yapılarak veriler değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmaya alınan hastaların ortalama yaşı 43 olup bunların %66,9'u kadın, %33,1'i erkek hastadır. İşlem öncesi pulmoner arteriyel hipertansiyonu (PAH) değerlendirmek amacı ile seçilmiş hasta grubunda kardiyak kateterizasyon ile hemodinamik değerler incelenmiş olup koroner arter hastalık (KAH) riski taşıyan grupta da koroner anjiyografi tetkik edilmiştir. Demografik değişkenler, ekokardiyografik ölçümler, prosedürel datalar ve işlem başarısı iki grup arasında karşılaştırılmıştır. İstatistiksel olarak anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kullanılmıştır. Bulgular: 151 hasta çalışmaya dahil edildi. Bunların 29 u TTE grubunda olup 122 si TEE grubuna eklendi. ASD boyutu [19,6 (1,9) vs 1,81 (1,7) p=0,607] , Qp/Qs, S', pulmoner arter sistolik basıncı (PABs) [34,07 (33) vs 38,18 (35,5) p=0,101 ], ve floro süresi [6,6 (3-51) vs 8,2 (2,4-90) p=0,147] açısından iki grup arasında anlamlı farklılık görülmedi. TAPSE değeri TTE grubunda anlamlı yüksek olup [24,15 (24) vs 22,06 (22) p=0,019], prosedür süresi [55 (30-135) vs 70 (25-150) p=0,002] ve cihaz boyutu [19 (7-27) vs 22 (8-40) p=0,004] ise TTE ile kapatma yapılan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı düşük saptandı. Gruplar arasındaki rim değerlendirmesinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamakla birlikte, yeterli aortik rim bulunma oranı TTE grubunda %66,7 ile TÖE grubuna göre (%45,3) daha yüksek tespit edilmiştir.(p=0,106) Sonuç: Çalışmamız sonucunda perkütan ASD kapatma işleminin TTE kılavuzluğunda yapılması ile TÖE kılavuzluğunda yapılması arasında erken dönem kötü klinik sonuçlar açısından bir fark gözlenmemekle birlikte işlem başarısı iki grup arasında benzer tespit edilmiştir. Çalışmamız TTE eşliğinde yapılan ve çoğunlukla genel anestezi gerektirmeyen bir perkütan ASD kapatma işleminin güvenli ve TÖE eşliğinde yapılan işlemler kadar etkili olabileceğini göstererek, ileride yapılabilecek daha geniş ve randomize çalışmalar için bir perspektif yaratmaktadır. Anahtar kelimeler: Sekundum ASD, Perkütan Transkateter ASD kapatma, TTE, TÖE, İKE, Atriyal septal defekt, Aortik rim