Dural defektlerin fasya lata grefti ile rekonstrüksiyonunda fibrin pıhtının dural iyileşmeye etkisi (Deneysel hayvan modeli)


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAŞAR BURAK ÇAKMUR

Danışman: Altuğ DURAMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı omurga cerrahisi sırasında gelişebilecek dura mater defektlerine çözüm olarak, duraplastide kullanılan sentetik ve pahalı materyaller yerine duranın daha hızlı ve daha kaliteli bir doku ile iyileşmesini sağlayacak ve BOS'u sızdırmayacak alternatif otojen bir materyal seçeneği sunmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 17 adet erişkin Wistar-Albino cinsi dişi rat (400-550 gr) kullanıldı. Sekizer denekten oluşan Kontrol (I) ve Fibrin Pıhtı (II) şeklinde 2 gruba ayrıldı. Bir adet rat fibrin pıhtı elde etmek için kullanıldı. Genel anestezi altında, ratlara dorsal yaklaşımla T10 ve T11 laminektomi yapılarak dura materde defekt oluşturuldu. I. gruba sadece fasya lata grefti kullanılırken II. gruba fasya lata grefti ve fibrin pıhtısı birlikte uygulanarak dural defekt rekonstrüksiyonu yapıldı. Her bir grupta deneklerin yarısı 14.gün, diğer kalan yarısı ise 28. gün sakrifiye edilerek histolojik olarak değerlendirildi. Bulgular: 14. gün fibroblastik aktivite skorlarına bakıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). 28. gün fibroblastik aktivite skoruna bakıldığında ise, fibrin grubu skorlarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,008; p 0,05). Kontrol ve fibrin grupları arasında hem 14. gündeki hem de 28. gündeki enflamatuar aktivite skorlarında arasında istatistiksel olarak fark olmadığı gibi grupların kendi içindeki 14. güne göre 28. gün enflamutuar aktivite skorlarındaki değişimler açısından da istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Hem 14. günde hem de 28. gündeki yabancı cisim reaksiyon skorları, kontrol ve fibrin olmak üzere 2 grupta da düşük olarak saptanmış olup, istatistiksel olarak da gruplar arası anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). 14. gün kapsül formasyonu oluşturabilme skorlarına bakıldığında kontrol grubu ve fibrin grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). 28. gün kapsül formasyonu oluşturabilme skorlarına bakıldığında ise, fibrin grubu skorlarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,008; p 0,05). Kontrol ve fibrin grupları arasında hem 14. gündeki hem de 28. gündeki kapiller aktivite skorlarında arasında istatistiksel olarak fark olmadığı gibi grupların kendi içindeki 14. güne göre 28. gün kapillar aktivite skorlarındaki değişimler arasında da istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç: Deneysel olarak oluşturulmuş dural defekt modelinde fasya lata greftinin yanında fibrin pıhtı uygulamasının fibroblastik aktiviteyi ve kapsül formasyonu oluşturmayı anlamlı düzeyde arttırdığını tespit ettik. Otolog olan, elde edilişi ve uygulanması kolay olan fibrin pıhtının hem uygun hem de maliyeti düşük olması sebebi ile geçmişten beri duraplastide kullanılan fasya lata grefti ile dural defekt rekonstrüksiyon sonuçlarının daha iyi olacağını düşünmekteyiz. Bunun için daha çok deneysel araştırmalara ve klinik uygulamalarda da yer verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.