Tiroid nodüllerinde nondiagnostik (Bethesda 1) sonuçların öngörülmesinde 2d-shear wave elastografinin rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE EZGİ DEMİRÖZ KURTOĞLU

Danışman: Okan GÜRKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Tiroid nodüllerinde shear wave elastografi (SWE) temelli parametrelerin ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) öncesinde nondiagnostik sonuç riski yüksek olan nodülleri öngörmedeki tanısal değerini araştırmak ve elde edilen veriler ışığında, biyopsi stratejilerinin hasta bazında revize edilmesine katkı sunmak amaçlanmaktadır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, elastografi temelli risk değerlendirmesinin biyopsi protokollerinin kişiselleştirilmesinde nasıl bir rol üstlenebileceği tartışılacaktır. Literatürde, nondiagnostik nodüllerin SWE özelliklerini değerlendiren benzer bir çalışma bulunmamaktadır. Gereç ve Yöntem: Ağustos 2024-Mart 2025 tarihleri arasında SBÜ Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kliniği'ne başvuran ve tiroid nodülü tanısı alan toplam 269 hasta çalışmaya dahil edildi. Klinik ve demografik veriler hastane kayıtlarından retrospektif olarak derlenmiştir. Tüm olgulara, Toshiba Aplio 500 cihazı ile standart ultrasonografi (USG) ve 2D-SWE uygulanarak nodülün minimum, maksimum ve ortalama elastisite değerleri ile komşu parankimden elastisite değerleri kaydedildi. Nodüller 2017 ACR TI-RADS kriterlerine göre sınıflandırıldı; aynı seansta alınan İİAB materyalleri, deneyimli patologlarca Bethesda Sistemi'ne göre sınıflandırıldı. Çalışmamızda nodüller nondiagnostik (Kategori I), benign (Kategori II) ve şüpheli-malign (Kategori III-VI) olarak üç ana grupta değerlendirildi. Bulguların istatistiksel analizinde, tanısal gruplar arasında anlamlılık saptanan parametreler için, klinik pratikte karar algoritmalarına uyumu artırmak amacıyla nondiagnostik ve şüpheli-malign gruplar birleştirilerek ikili sınıflama modeli de kullanıldı. ROC ve cut-off analizleri bu iki grup üzerinden ayrıca gerçekleştirildi. Bulgular: İİAB sonuçlarına göre olguların %22,3'ü nondiagnostik, %55,4'ü benign, %22,3'ü ise şüpheli-malign grupta yer aldı. Yaş, cinsiyet, nodül yerleşimi ve nodül çapı gibi temel demografik ve radyolojik değişkenlerde, nondiagnostik ve diagnostik gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). SWE parametreleri incelendiğinde, minimum, maksimum ve ortalama elastografi değerleri ile nodül/parankim oranı ve komşu parankim elastografi değerleri gruplar arasında anlamlı farklılık gösterdi (p 9,3; AUC:0,710) ve nodül ortalama elastografi değeri (cut-off ≤36,6 kPa; AUC:0,612) arasında anlamlı tanısal ayrım gücü gözlendi. En yüksek tanısal performans, nodül/parankim elastografi oranında izlendi. Sonuç: Bu çalışma, SWE temelli parametrelerin, tiroid nodüllerinde nondiagnostik biyopsi riski yüksek olguların biyopsi öncesinde öngörülmesinde etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle nodül/parankim elastografi oranı ve ortalama elastografi değeri, nondiagnostik sonuç alınabilecek veya malignite şüphesi olan nodüllerin erken ve güvenli biçimde tanımlanmasına olanak sağlamaktadır. Bulgular, elastografi tabanlı risk değerlendirmesinin biyopsi stratejilerinin bireyselleştirilmesine katkı sunabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Tiroid Nodülü, Shear Wave Elastografi, İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi, Nondiagnostik Sitoloji, Bethesda Sınıflaması, Elastografi Oranı, Biyopsi Stratejisi