Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 18-65 yaş arası kişilerde COVİD-19 korkusunun aşı karşıtlığına etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GONCA GÜL
Danışman: Mustafa ÇELİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Çin'den yayılan COVID-19 pandemisi (SARS-CoV-2), sağlık sistemlerini zorlayarak, yüksek ölüm oranı ve kesin tedavisinin olmaması nedeniyle dünya çapında büyük korku ve kaygı yaratmıştır. Sokağa çıkma yasakları gibi kısıtlamalar bu ruh sağlığı sorunlarını artırmıştır. Virüse karşı inaktif, viral vektör ve mRNA gibi çeşitli aşı türleri kullanılmaktadır. Türkiye'de aşılama 2021'de CoronaVac, Pfizer-BioNTech ve TURKOVAC ile başlamış, toplam doz sayısı yüksek olmasına rağmen aşı yaptırmayı reddeden önemli bir kesim mevcuttur. Aşılar, çiçek hastalığı gibi hastalıkları yok etmede hayati bir koruyucu tıp aracı olmasına rağmen, sürekli olumsuz propagandalara maruz kalmıştır. Bu çalışmanın amacı, toplumdaki COVID-19 kaygı düzeyi ile aşı karşıtlığı eğilimlerini tespit etmek ve bu ikisi arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, 01.02.2025-01.05.2025 tarihleri arasında yürütülen tanımlayıcı nitelikte bir araştırmadır. Bu araştırmaya, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniklerine başvuran 18-65 yaş arası 374 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Katılımcılara sosyodemografik veri formu, Aşı Karşıtlığı Ölçeği ve Koronavirüs-19 Fobisi Ölçeği anketleri yüz yüze uygulandı. Çalışmada elde edilen veriler BM SPSS Statistics for Windows, Version 30.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde p<0,05 için sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza toplam 374 kişi katıldı. Katılımcıların %73,26'sı kadın, %26,74'ü erkekti. Gelir durumunu %22,73'ü giderinden az, %58,82'si giderine denk, %18,45'i giderinden fazla olarak belirtti. Eğitim düzeyine göre en fazla olan grup %54,01 ile lisans ve üzeri mezunuydu. Katılımcıların %70,59'unda kronik hastalık yokken %29,41'inde en az bir kronik hastalık mevcuttu. Katılımcıların %64,71'i COVID-19 geçirdiğini, %85,03'ü COVID-19 aşısı olduğunu belirtti. Katılımcıların büyük bir kısmının çocukluk aşıları tamdı. Aşı Karşıtlığı Ölçeği (AKÖ) toplam puan ortalaması 51,87±18,26 iken, COVID-19 Fobisi Ölçeği (C19P-S) toplam puan ortalaması 37,01±15,01 olarak bulundu. AKÖ toplam puanı ile C19P-S somatik (r=0,105; p=0,043) ve ekonomik (r=0,158; p=0,002) boyutları arasında da pozitif yönlü zayıf düzeyde ilişki vardı. Sonuç: Çalışmaya katılan, çoğunluğu yüksek eğitimli ve aşılanmış bireyler, aşıların faydasına inanmakla birlikte yan etki endişeleri nedeniyle yaygın bir tereddüt yaşamaktaydı. Düşük eğitim düzeyi, aşı karşıtlığının belirleyicilerindendi. COVID-19 aşısı olma, çocukluk aşılarının tam olması gibi mevcut aşılanma davranışı, genel olarak daha düşük aşı karşıtı tutumu ile ilişkiliydi. Ekonomik zorluk yaşayan gruplar ise aşıya hem daha fazla fayda atfetmekte hem de daha fazla karşıtlık göstermekteydi. Bu bulgular ışığında, aşı tereddüdüyle mücadele için uygun eğitim verilmesi ve yan etkiler konusunda şeffaf olunması gerektiğini, sağlık personelinin tereddütlü kişilerle empati kurarak ve güven inşa ederek iletişim kurmasının büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.