Çocukluk çağı baş ağrılarında EEG'nin tanı ve tedavi sürecine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM KÜBRA ARSLAN

Danışman: Tamer ÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada çocukluk çağında baş ağrısı nedeniyle değerlendirilen hastalarda elektroensefalografinin (EEG) tanı ve tedavi sürecine katkısının belirlenmesi, EEG bulgularının klinik özelliklerle ilişkisinin incelenmesi ve EEG kullanımının klinik yönetim üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 1 Ocak 2020-31 Aralık 2024 tarihleri arasında Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nöroloji Polikliniği'nde baş ağrısı nedeniyle değerlendirilip EEG çekilen 112 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, baş ağrısı tipleri, eşlik eden semptomları, EEG bulguları, tanı ve tedavi süreçleri incelendi. İstatistiksel analizler SPSS 25.0 programı kullanılarak gerçekleştirildi. Bulgular: Hastaların %67,9'u kız olup yaş ortalaması 11,8±3,7 yıl idi. En sık baş ağrısı tipleri migren (%40,2) ve gerilim tipi baş ağrısı (%38,4) olarak saptandı. Hastaların %15,2'sinde anormal EEG saptandı; anormal EEG saptanan tüm hastalarda epileptiform aktivite izlendi. EEG'nin tanıya katkı sağladığı hasta oranı %1,8, EEG bulgularının tedavi kararına doğrudan katkı sağladığı hasta oranı ise %2,7 olarak bulundu. EEG sonrasında yalnızca bir hastada (%0,9) tanı değişikliği meydana gelirken, takip sürecinde 10 hastada (%8,9) tedavi değişikliği yapıldı. EEG öncesi ön tanılar ile EEG sonrası kesin tanılar arasında çok yüksek düzeyde uyum bulundu (Cohen Kappa=0,947; p<0,001). Sonuç: Çocukluk çağı baş ağrılarında EEG'de anormallik saptanabilmesine rağmen, EEG'nin tanı ve tedavi sürecine katkısı sınırlı bulunmuştur. Bulgularımız, tipik primer baş ağrılarında EEG'nin rutin kullanımının düşük klinik yarar sağladığını ve EEG'nin daha çok epilepsi şüphesi veya atipik klinik özellikleri bulunan seçilmiş olgularda kullanılmasının uygun olduğunu göstermektedir.