Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2011-2017 tarihleri arasında total abdominal histerektomi operasyonu geçiren hastaların preoperatif ve postoperatif patoloji sonuçlarının uyumluluk açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ ÇALIŞKAN

Danışman: Cemal Reşat ATALAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GiriĢ ve Amaç Histerektomi sezaryenden sonra en sık yapılan ikinci jinekolojik cerrahi iĢlemdir. Endometrial hiperplaziler, jinekoloji kliniklerinde sıkça karĢılaĢılan bir sorundur ve anormal uterin kanama ile baĢvuran kadınların yaklaĢık %1.5‟unda endometrial hiperplazi saptanmaktadır. Endometrial hiperplazi tanısı almıĢ hastaların %5-10‟unda eĢlik eden genital kanserler saptanabilmekte olup özellikle atipik kompleks hiperplazisi olan hastalarda eĢlik eden endometrium kanser riski %15-50 arasında değiĢmektedir. Yaptığımız bu çalıĢmada benign ve malign hastalıklar nedeniyle 2011-2017 yılları arasında hastanemiz kadın hastalıkları ve doğum kliniği servisinde opere edilen olguların hastaların operasyon öncesi tanıları ile bu materyallerin histopatolojik sonuçlarının uygunluğunu retrospektif olarak incelemeyi amaçladık. Histerektomi planlanan hastalara, olası bir endometrial maligniteyi ekarte etmek amacıyla pek çok merkezde prehisterektomi küretaj yapılmaktadır. Fakat literatürde bu iĢlemin yüksek yanlıĢ negatiflik oranlarına sahip bir giriĢim olduğunu iddia eden yayınlar bulunmaktadır. Ayrıca küretaj hem hastaya histerektomi öncesi ek bir anestezi riski yüklemekte hem de hastane masraflarının artmasına neden olmaktadır. Bu retrospektif çalıĢmada histerektomi planlanan hastalarda histerektomi öncesi yapılan rutin D&C sonuçları ile histerektomi sonrası saptanan endometrial patoloji sonuçlarının karĢılaĢtırması sunulmuĢtur. Postoperatif kesin patolojik tanısı endometrium kanseri olan hastaların demografik özelikleri ortaya koyularak yüksek risk faktörleri belirlendi. Ġntaroperatif frozen‟ın yüksek risk faktörlerine sahip hastalarda kullanımı değerlendirildi. Materyal ve Metod Bu çalıĢmada Ocak 2011 - Temmuz 2017 tarihleri arasında Ankara Numune Eğitim ve AraĢtırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde total abdominal histerektomi (TAH) operasyonu yapılmıĢ toplam 500 hasta değerlendirildi. 107 Prehisterektomi küretajı ve histerektomisi hastanemizde yapılmıĢ ve dosya kayıtları tam olan 387 hasta çalıĢmaya dâhil edildi. Prehisterektomi endometrial örnekleme iĢlemi hastanemizde gerçekleĢtirilmeyen ve patoloji raporu yetersiz olarak yorumlanan 113 hasta çalıĢma grubundan dıĢlanmıĢtır. ÇalıĢmamızAnkara Numune Eğitim ve AraĢtırma Hastanesi Etik Kurulu tarafından onaylandı. Ankara Numune Eğitim ve AraĢtırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde histerektomi operasyonu planlanan hastaların postoperatif biyopsi sonuçları ile preoperatif endometrial biyopsi sonuçları karĢılaĢtırılmıĢtır. ÇalıĢmaya dahil edilen 387 hastanın histerektomi operasyonunun bilgilerine ulaĢıldı. YaĢ, menapozal durum, operasyon endikasyonu, yapılan operasyonun bilgileri ve elde edilen materyalin patolojik inceleme sonuçları analiz edildi. Endometrium kanseri gelenlerde myometrial invazyon, servikal stromal tutulum, lenf nodu tutulumu, sitoloji pozitifliği, omentum metastazı incelendi. Hastalar evresine ve grade ne göre sınıflandırıldı. Ġntraoperatif frozen gönderilenler tekrar özellikleri bakımından değerlendirildi. Bulgular ÇalıĢmaya dahil olan hastaların yaĢ ortalamaları 52.53±9.21 (29-82) idi. En sık histerektomi endikasyonu 106 hasta (%27.4) ile myoma uteri idi. Sırasıyla adneksiyal kitle 61 ha stada (%15.8), postmenopozal endometrial polip 41 hastada (%10.6), tedaviye dirençli menometroraji hastada (%7.2) ve postmenapozal kanama 22 hastada (%5.7) operasyon endikasyonu idi. Histerektomi materyallerin histopatolojik inceleme sonuçları değerlendirildiğinde 200 vakada (%51.68) sadece myoma uteri, 108 vakada (%27.91) sadece adenomyozis,34 vakada (8.79 )myoma uteri ve adenomyozis birlikteliği, 21 vakada (%5.43) endometrial adenokarsinom saptandı.Bunun dıĢında 2 vakada endometrial stromal sarkom,1 vakada plasental site trofoblastik tümör ve 1 vakada da servikal agresif anjiomiksoma saptandı. Tüm vakalar ele alındığında patolojileri saptamada pipelle biyopsisinin sensitivitesi %75‟tir.Spesifite tüm vakalar ele alındığında %97 olarak tespit edilmiĢtir. 108 D&C‟nin sensitivitesi %100 olarak tespit edilmiĢtir. Spesifite, negatif prediktif değer, pozitif prediktif değerler her iki grupta %90‟ın üzerinde bulunmuĢtur. Sonuç Operasyon öncesi endometrial maligniteyi ekarte etmek için endometrial örnekleme bazı klinikler tarafından rutin olarak yapılmakla birlikte son zamanlarda yapılan çalıĢmalar bu rutin uygulamayı desteklememektedir.Histerektomi planlanan 35 yaĢ üzeri anormal kanaması veya postmenopozal kanaması olan olgularda endometrial örneklemeyi desteklemekte; diğer olgularda ise bu iĢlemin gereksiz olduğunu bildirmektedir Endometrial hiperplazi olgularında özelliklede kompleks atipili hiperplazilerde eĢlik eden endometrial kanser riski (%15-50). ve eĢlik eden bu kanserlerde %7.9-51.0‟inde myometrial invazyon saptanabilmektedir. Bu nedenle kompleks atipili hiperplazi olgularında preoperatif ultrasonografi ve MR görüntüleme yapılmalıdır. Hatta intraoperatif frozen inceleme seçilmiĢ olgularda faydalı bilgiler verebilmektedir. Preoperatif atipik endometrial hiperplazi tanısı mevcut olan ve yüksek risk faktörlerine sahip olan hastalarda ikinci kez cerrahi uygulanması ya da gereksiz pelvik radyoterapilere maruz kalmalarının önüne geçmek için intraoperatif frozen gönderilmesi anlamlıdır