Preeklampsi hastalarında proteinüri miktarı ve proteinürinin başladığı gebelik haftası ile maternal, fetal sonuçlar arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KOCAELİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA SAKARSU

Danışman: Emre SERTEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, preeklampsi olgularında proteinüri miktarı ile başladığı gebelik haftasının anne ve bebek sonuçlarına etkileri araştırılmıştır. Proteinüri düzeyi nefrotik (≥3 g/24 saat) ve nefritik (<3g/24 saat) olmak üzere proteinüri başlangıcı ise, erken başlangıçlı (<34. gebelik haftası) ve geç başlangıçlı (≥34. gebelik haftası) olmak üzere preeklamptik gebelerin sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışma, proteinüri başlangıç zamanı ve miktarını birlikte ele alarak, proteinürinin preeklamptik gebelik sonuçlarına etkisini araştırmayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, retrospektif kohort çalışması olarak tasarlanmış olup, bu çalışma, 2023 Nisan-2025 Ocak ayları arasında Kocaeli Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde takibi ve doğumu gerçekleşen 171 preeklamptik gebe üzerinde yürütülmüştür. Hastaların demografik ve klinik verileri analiz edilmiştir. Proteinüri miktarına göre nefritik (<3 g/24 saat) ve nefrotik (≥3 g/24 saat); başlangıç zamanına göre <34. hafta ve ≥34. hafta olmak üzere iki grup oluşturulmuştur. Değişkenler nicel ve nitel olmalarıyladağılımlarına göre uygun istatistiksel testlerle analiz edilmiş, p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Nefrotik proteinürisi olan olgularda gebelik süresi daha kısa; yenidoğan ağırlığı, boyu ve Apgar skorları daha düşüktür. Ayrıca bu grupta prodromal semptom, postpartum hipertansiyon ve şiddetli preeklampsi oranı nefritik gruba göre daha yüksektir. Yaş, vücut kitle indeksi, alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), trombosit sayısı(PLT), kreatinin düzeyleri ve doğum şekli gibi incelenen diğer parametrelerde proteinüri düzeyine göre anlamlı fark saptanmamıştır. Proteinürisi <34. haftada başlayan olgularda gebelik süresi ve yenidoğan ölçümleri daha düşük, maternal kreatinin düzeyleri ve tansiyon regülasyonu için gerekli antihipertansif ihtiyacı geç başlayanlara göre daha yüksektir. Geç başlangıçlı proteinürili preeklamptik gebelerde şiddetli preeklampsi, sezaryen oranı ve yenidoğan Yenidoğan Bakım Ünitesi (YBÜ) ihtiyacı daha düşüktür. ALT, AST, PLT düzeyleri ve doğum şekli yönünden proteinüri başlangıç zamanına göre fark izlenmemiştir. Sonuç: Proteinüri düzeyi ve başlangıç haftası, preeklamptik gebelerin bazı maternal-fetal sonuçlarında anlamlı fark ile ilişkili bulunmuştur. Proteinürinin miktarı arttıkça ve başladığı gebelik haftası küçüldükçe maternofetal olumsuz sonuçlarla olan ilişkisi artmaktadır. Klinik yaklaşımda, proteinüri miktar ve zamanının değerlendirilmesi, proteinürili preeklamptik gebe yönetiminde yol gösterici olabilir. Anahtar Kelimeler: başlangıç zamanı, gebelik sonuçları, preeklampsi, proteinüri, proteinüri miktarı