Yenidoğan döneminde ilerleyici hidrosefali tanısı alan hastalarda nedenlerin incelenmesi ve tedavilerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KEVSER ELİK
Danışman: Cüneyt TAYMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hidrosefali, sinir sistemini etkileyen karmaşık bir bozukluktur ve erken tanı ve tedaviye rağmen ciddi sonuçlara yol açabilir. Tanı ve tedavi açısından önemli gelişmeler olmasına rağmen, hidrosefalinin yönetimi hala zordur. Nöral tüp defektleri genellikle hidrosefaliye yol açan en yaygın nedenlerdir ve prenatal tanı önemlidir. Hidrosefalinin tedavisi karmaşıktır ve cerrahi girişim gerektirebilir. Tanı ve tedavide görüntüleme ve gerektiğinde erken cerrahi müdahaleler önemlidir. Bu çalışma, hidrosefali tanısı almış yenidoğanların risk faktörleri, nedenleri ve tedavi sonuçlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Hidrosefali tanısı almış yenidoğanlar ve ailelerinin risk faktörleri, nedenleri ve prognozları retrospektif olarak incelenerek tedavi sonuçları değerlendirilmektedir. Elde edilen bulgular, hidrosefali epidemiyolojisi, tanı ve tedavi süreci için yeni öneriler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntemler: 2019-2023 yılları arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde takip edilen hidrosefali tanısı almış yenidoğanlar dahil edilmiştir. Hidrosefali tanısı almış yenidoğanlar ve ailelerinin risk faktörleri, nedenleri ve prognozları retrospektif olarak incelenerek tedavi sonuçları değerlendirilmektedir. Doğum salonunda veya transfer esnasında hayatını kaybeden, dosya bilgilerine ulaşılamayan ve aileleri ile iletişim kurulamayan bebekler dahil edilmedi. Bulgular: Çalışma süresinde taranan 115' hastanın 104 tanesi kriterlere uygun bulundu. Çalışmaya dahil edilen 104 hastanın %42'si prematüre doğmuştu. Konjenital hidrosefali oranı %74, post hemorajik hidrosefali oranı %24,1 ve post enfeksiyöz hidrosefali oranı %1,9 olarak tespit edildi. Hastaların %58,7'si kız cinsiyetindeydi. Bebeklerin %87,5'i sezaryen ile doğmuştu. Gebelikte folik asit kullanan annelerin %42,5'inde, kullanmayanların %24,4'ünde hidrosefali saptandı. Hastaların %24,5'inin anne-babasında akrabalık mevcuttu. Hastaların %74'ünde ek anomali bulunmaktaydı. Hastaların %67,3'ü antenatal tanı almıştı. Hastaların %36,5'inde epilepsi vardı ve bu hastaların %39,9'u antiepileptik tedavi almaktaydı. VP şant takılan hastaların %44,7'sinde şant revizyonu yapıldı, revizyon nedeni en sık %33,7 şant enfeksiyonu idi. Başka merkezden sevk edilen hastaların %17,3'ü posthemorajik hidrosefali tanısı almıştı. Post hemorajik hidrosefali olan hastaların %72'sinde epilepsi görüldü ve bu hastaların %25,3'ünde antiepileptik tedavi başlanmıştı. Sonuçlar: Çalışmamızda; antenatal dönemde gelişen veya postnatal dönemde farklı nedenlerle ortaya çıkan ilerleyici hidrosefalinin; epidemiyolojisi ve ailelerdeki risk faktörlerini belirleyebilmek; nedenleri, prognozu ve tedavi sonuçlarını değerlendirilmesini amaçladık. Elde edilen sonuçlarla bu duruma sahip olan hastalarla ilgili hem tanı hem de tedavi konusunda alınacak önlemler ve uygulamalar için yeni öneriler oluşturulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hidrosefali, Meningomyelosel, Yenidoğan, Folik Asit, Evans İndeksi