Demir eksikliği anemisi takip hastalarında serum hepsidin seviyelerinin vücut kitle indeksi ve tedavi rejimi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMET GÖKHAN ÖZDEMİR
Danışman: Sevil UYGUN İLİKHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, demir eksikliği anemisi tanısı almış premenopozal kadın hastalarda serum hepsidin düzeyleri ile vücut kitle indeksi (VKİ) ve farklı oral demir tedavi rejimleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma tek merkezli ve gözlemsel olarak planlanmıştır. Demir eksikliği anemisi tanısı almış, 25–45 yaş arası premenopozal kadın hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar VKİ'ye göre normal VKİ'li ve fazla kilolu/1. derece obez VKİ'li olarak gruplandırılmış; oral demir replasman tedavisi günlük veya gün aşırı uygulanan rejimler şeklinde değerlendirilmiştir. Tedavi öncesi (T0) ve tedavi sonrası 2–4. haftalar arasında (T1) tam kan sayımı, demir parametreleri, serum hepsidin düzeyleri ve transferrin satürasyonu/hepsidin (TSAT/hepsidin) oranı analiz edilmiştir. Çalışmaya 28 kontrol ve 99 demir eksikliği anemisi hastası olmak üzere toplam 127 birey dahil edilmiştir. Bulgular: Tedavi öncesi dönemde demir eksikliği anemisi olan hastalarda kontrol grubuna kıyasla mikrositik-hipokrom anemi ile uyumlu hematolojik bulgular ile birlikte serum demiri, ferritin ve transferrin satürasyonu düzeylerinde anlamlı düşüklük saptanmıştır (tümü için p 0,05). Tedavi öncesi dönemde TSAT/hepsidin oranı hasta gruplarında kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede düşük saptanmıştır. Günlük ve gün aşırı oral demir tedavisi uygulanan hastalarda 2–4 haftalık dönemde hemoglobin ve demir parametrelerinde anlamlı iyileşme gözlenmiş (p 0,05). Buna karşın, oral demir tedavisi sonrasında TSAT/hepsidin oranında artış izlenmiş ve bu durum demir biyoyararlanımında regülasyonel düzeyde bir iyileşmeye işaret etmiştir. Sonuç: Bu çalışma, demir eksikliği anemisinde hepsidin düzeylerinin mutlak demir eksikliğine bağlı olarak baskılandığını ve bu baskılanmanın VKİ'den bağımsız seyrettiğini göstermektedir. Günlük ve gün aşırı oral demir tedavi rejimlerinin 2–4 haftalık erken dönemde benzer etkinlik sağladığı, tedavi rejimi seçiminde hasta tolerabilitesi ve uyumun ön planda tutulabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca TSAT/hepsidin oranının, hepsidin düzeyinin tek başına değerlendirilmesine kıyasla demir biyoyararlanımındaki fonksiyonel değişiklikleri daha duyarlı biçimde yansıtabileceği ve demir metabolizmasının regülasyonel değerlendirilmesinde tamamlayıcı bir biyobelirteç olarak potansiyel değer taşıdığı düşünülmektedir.