Deneysel sıçan modelinde ovaryan hiperstimülasyon sendromu tedavisinde nalokson'un etkinliğinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF AYDIN

Danışman: Eylem ÜNLÜBİLGİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET İnfertilite, üreme çağındaki çiftlerin %8-12'sini etkileyen küresel bir sorundur ve In Vitro Fertilizasyon (IVF), bu sorunun tedavisinde yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biridir. IVF tedavisi kontrollü ovaryan hiperstimülasyon ile çok sayıda oosit toplayarak yapılır. Bu süreçte karşılaşılan bir komplikasyon olan ovaryan hiperstimülasyon sendromu (OHSS) arteriyel vazodilatasyon, kapiller geçirgenlik artışı 3. vücut boşluklarına sıvı kaçağı ile karakterize, hayatı tehdit edebilecek kadar ciddi olabilen semptomlar topluluğuna sahiptir. OHSS, tedavinin iptal edilme riskini arttırabilir ve bu durum o dönemde son derece hassas olan çiftlerde maddi ve psikolojik sıkıntılara yol açabilir. OHSS'nin derecesine göre yönetimi farklılıklar gösterir. OHSS riski yüksek olan olgularda, kabergolin profilaktik olarak uygulanmaktadır ve oosit olgunlaşmasına ve fertilizasyona olumsuz etkisi olmadan OHSS riskini azaltmaktadır. Kabergolin'in etkinliğini gösteren çalışmalarla birlikte VEGF yolu üzerinden etki gösterecek diğer ilaç molekülleri üzerine çalışmalar ortaya çıkmıştır. Foliküler yapının bir bileşeni olarak insan granüloza hücrelerinde endojen opioidlerin rolünü gösteren bir çalışmada OPRM1'in insan granüloza hücrelerinde varlığı gösterilmiş ve spesifik OPRM1 antagonisti nalokson'un kullanılması sonucu VEGF düzeyinin önemli ölçüde azaldığı görülmüştür. Buradan nalokson'un artan VEGF'yi azaltmak üzerine olumlu etkisi olduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışma, nalokson'un OHSS tedavisindeki etkinliğini kabergolin ile karşılaştırarak değerlendirmeyi, nalokson ve kabergolin'in kombine kulanımının etkisini, sıçan modelinde çalışılarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Olgunlaşmamış sıçanlarda FSH ve hCG indüksiyonu ile oluşturulan OHSS modelinde, nalokson, kabergolin ve kombinasyon tedavilerinin etkinliği, sıçanlarda vücut ağırlığı değişiklikleri, over ağırlığı, folikül sayıları ve oksidatif stres parametreleri ile değerlendirilmiştir. Sonuçlar, nalokson ve kabergolin'in OHSS semptomlarını anlamlı derecede azalttığını, nalokson'un kabergolinle benzer etkinlik gösterdiğini ortaya koymuştur. Histolojik analizler, nalokson tedavisinin etkin olduğunu göstermiştir. Ayrıca, oksidatif stres parametreleri olan (TAS, TOS, MDA ve SOD düzeyleri), hem nalokson hem de kabergolin'in oksidatif hasara karşı koruyucu etkiler sunduğunu göstermektedir. Nalokson ve kabergolin'in kombine kullanımı, sinerjik etki göstermemiştir; bu da tedavilerin benzer etki mekanizmalarına sahip olabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışma, nalokson'un OHSS sıçan modelinde kullanıldığı ilk çalışma olup, opioid antagonistlerinin bu durumun tedavisindeki potansiyeline dair önemli bilgiler sunmaktadır. Elde edilen bulgular, nalokson'un OHSS tedavisi için umut verici bir seçenek olabileceğini göstermektedir ve gelecekte yapılacak klinik çalışmalara zemin hazırlamaktadır. Ancak, çalışmanın sınırlamaları, küçük hayvan popülasyonu ve doz optimizasyonuna yönelik eksiklikler gelecekteki araştırmalarla giderilmelidir. Anahtar Kelimeler: Ovaryan Hiperstimulasyon Sendromu, Sıçan modeli, Oksidatif stres, Nalokson, Kabergolin