Proteinüri ön tanısı ile çocuk nefroloji polikliniği'ne yönlendirilen hastaların etiyoloji ve sonuçları açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM KUTER EMEKLİOĞLU

Danışman: Hasan DURSUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Proteinüri plazma proteinlerinin idrar ile fazla miktarda kaybı olarak tanımlanır ve klinik yaklaşımda yaygın bir bulgudur. Çalışmamızda proteinüri ön tanısı ile kliniğimize yönlendirilen hastaların tanıları, progresyonları ve sonuçları açısından geriye dönük olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Nefrolojisi Polikliniği'ne 31.10-2016 – 31.10.2021 tarihleri arasında 5 yıl süre ile başvuran 0-18 yaş arası proteinüri tanılı hastalar retrospektif kesitsel olarak taranmış, demografik verileri, tıbbi öyküleri, etiyolojik faktörleri, laboratuvar ve radyolojik bulguları değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma, yaşları 0-18 arasında değişmekte olan 227'si (%45,7) erkek ve 270'i (%54,3) kız olmak üzere toplam 497 çocuk üzerinde yapıldı. Yaş ortalaması 11,11 ± 4,00 yıl olarak bulundu. Hastaların %34,6'sında semptom, %4,2'sinde aile hikayesi vardı. Hastaların %73,8'inin fizik muayene bulgusu doğal iken, %16,7'sinde ödem, %1,8'inde döküntü ve %7,6'sında hipertansiyon gözlendi. Hastalardan klinik başvuru anında ve sabah kontrol tam idrar tetkiki istendi. Spot idrarda protein/kreatinin düzeylerine göre hastaların %46,3'ünde normal, %33,2'sinde non-nefrotik ve %20,5'inde nefrotik proteinüri saptandı. Yirmi dört saatlik idrarda protein bakılan 137 hastanın %33,6'sının sonucu normal iken, %34,3'ünün non-nefrotik ve %32,1'inin nefrotik düzeyde proteinürisi vardı. Hastaların 267'sine üriner ultrasonografi yapılmış olup %49,3'ünün sonucu normaldi. Hastaların 106'sına Doppler ultrasonografi uygulandı ve 16 hastaya Nutcracker Sendromu tanısı konuldu. Hastaların 41'ine böbrek biyopsisi yapıldı. Klinik takiplerinde hastaların %27,8'ine ortostatik proteinüri, %22,3'üne geçici proteinüri, %20,5'ine izole persistan proteinüri, %13,5'ine nefrotik sendrom, %3,6'sına fokal segmental glomeruloskleroz, %3,2'sine Nutcracker Sendromu, %2,8'ine Henoch-Schönlein Purpurası nefriti, %2,4'üne akut poststreptokokkal glomerulonefrit, 2,2'sine membranoporoliferatif glomerulonefrit, %1,4'üne Immunglobulin A nefropatisi ve %0,2'sine medullonefrokalsinoz tanıları konuldu. Sonuç: Proteinüri ön tanısı ile Çocuk Nefroloji Polikliniği'ne yönlendirilen hastaların büyük kısmında ortostatik ve geçici proteinüri saptanmıştır. Bu hastalar Çocuk Nefroloji Polikliniği'ne yönlendirilmeden önce bir müddet proteinüri açısından takip edilebilir. Fakat persistan proteinüri ve başvuru anında renal hastalıkları düşündürecek klinik ve laboratuvar bulgularına sahip olan hastalar Çocuk Nefroloji tarafından takip edilmelidir. Anahtar Kelimeler: çocukluk çağında proteinüri, geçici proteinüri, izole proteinüri, ostostatik proteinüri