Aksiyal spondiloartropati tanısı olan hastalarda sarkopeni sıklığının araştırılması ve biyolojik ajan kullanımının sarkopeni üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇAĞLA KARAOĞLU
Danışman: Sema BASAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Aksiyal spondiloartropati tanılı hastalarda, fiziksel performansta meydana gelen azalma, sarkopeninin eşlik etmesi ile birlikte daha şiddetli olmaktadır. Biz bu çalışmada aksiyal spondiloartropati tanılı hastalarda sarkopeni prevelensını; spondiloartropati tedavisinde kullanılan biyolojik ajanların sarkopeni gelişimi üzerine olan etkisini incelemeyi ve sarkopeni teşhisinde ultrasonografik değerlendirmenin yerini görmek, ultrasonografinin kesme noktaları belirleyebilmeyi amaçladık. GEREÇ ve YÖNTEM: Aksiyal spondiloartropati tanısı olup, biyolojik ilaç tedavisi alan ve almayan toplam 62 hasta çalışmamıza dahil edildi. Hastaların tanı dağılımları ise: a) Ankilozan Spondilit (AS) (%80,6), b) Psöriatik Artrit (PsA) (%6,5), c) AS + PsA (%3,2), d) AS + Ülseratif Kolit (ÜK) (%3,2), e) AS + Crohn Hastalığı (CH) (%3,2), f) Non Radyogrofik Aksiyal Spondiloartrit (nr-AkSpA) (%3,2). Hastaların kullandıkları tedaviler ve AkSpA hastalık aktivite indeks skorlamaları kaydedildi. Hastalar biyolojik ajan alan ve almayan şeklinde 2 gruba ayrıdı. Sarkopeni ölçümleri ve testleri EWGSOP2 rehberliğimde yapılarak kaydedildi. Kas mimarisini değerlendirmek üzere ultrasonogrofik kas ölçümleri deneyimli tek bir radyolog tarafından yapıldı. Tüm parametreler 2 grupta karşılaştırıldı. BULGULAR: Çalışmamıza toplamda 62 katılımcı (%48,4 kadın) dâhil edildi. Çalışma katılımcılarının 40'ında (%64,5) sarkopeni yok iken; 14'ünde olası sarkopeni (%22,6) ve 8'inde (%12,9) sarkopeni tespit edildi. Katılımcıların hiçbirinde ciddi sarkopeni yoktu. Biyolojik tedavi alan grupta sarkopeni oranı istatiksel olarak anlamlı derecede daha düşük bulundu (p=0,002). Ayrıca, regresyon analizi sonucunda sarkopeni ile biyolojik tedavi kullanımı arasında anlamlı bir ilişki tespit edildi (β=0,158, %95 CI: 0,048-0,521, p=0,002). Ultrasonogrofik değerlendirmede gruplar arasında yalnızca lomber bölgedeki cilt altı kalınlık açısından anlamlı bir fark tespit edildi (p=0,017). Rektus Femoris-AP (AUC: 0,662 ; p=0,036) ile Rektus Femoris pennasyon açısı (AUC: 0,691 ; p=0,013) parametrelerinin sarkopeni teşhisinde kullanılabileceği tespit edildi. USG sonuç parametrelerinin sarkopeniyi predikte etme özelliği ROC analizi ile gerçekleştirildi. Rektus Femoris-AP için kesme değeri >21,495 (Sensitivite: 0,682, Spesifite: 0,350) olarak tespit edildi. Rektus Femoris pennasyon ix açısı için ise; kesme değeri >10,38° (Sensitivite: 0,636, Spesifite: 0,375) olarak belirlendi. SONUÇ: Çalışmamızın sonucunda aksial spondiloartropati tanısı olan hastalarda önemli ölçüde sarkopeni eşlik ettiğini ve biyolojik tedavi alan grupta anlamlı olarak sarkopeni prevelansında azalma olduğunu tespit ettik. Çalışmamız sonucunda ultrasonografinin daha az radyasyon ve maliyet etkinliği göz önünde bulundurularak sarkopeni teşhisinde kullanılabilir olduğunu vurgulamak istedik. Ultrasonografik ölçümde Rektus Femoris-AP ve Rektus Femoris pennasyon açısı için, daha sonraki çalışmalarda yol gösterebilecek kesme değerleri önerdik.