COVID-19 tanısı ile takip edilen hastaların epidemiyolojik, klinik ve laboratuvar özellikleri ile tedavi yanıtlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YEKTA ÖZKILIÇ

Danışman: İlhami ÇELİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Çin'in Wuhan kentinde 2019 yılının sonlarında, nedeni saptanamayan pnömoni kümelenmeleri ortaya çıkması üzerine etkeni araştırılmaya başlanmış ve pnömoniye yol açan etkenin yeni bir koronavirüs olduğu bildirilmiştir. Şiddetli akut solunum yetmezliği sendromu koronavirüs-2 (SARS-CoV-2) olarak adlandırılan bu virusun yol açtığı hastalığa da koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) adı verilmiştir. Hastalığın tanı, tedavi ve prognozunu göstermede farklı birçok parametre kullanılmakta olup halen çok farklı klinik tablolar ile seyretmekte ve tedavide çok farklı yaklaşımlar göze çarpmaktadır. Hastanemizde 11.03.2020 ile 08.03.2022 tarihleri arasında ayaktan başvuran toplam COVID-19 hasta sayısı 451.110, yatan toplam COVID-19 hasta sayısı 83.132, pandemi kliniklerinde yatan hasta sayısı 70.775, pandemi yoğun bakımlarında yatan hasta sayısı 11.225, entübe takip edilen COVID-19 hasta sayısı 4.688, COVID-19 PCR testi pozitif exitus hasta sayısı 3.145 idi. Bu çalışmada 500 hastanın klinik verileri, kullanılan tedaviler ve 28.gün mortalite oranları irdelenmiştir. Böylece ikinci yılı aşan pandemide hastalık takibi, tedavi ve prognozun öngörülmesinde hastanemize ait verilerin sunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, retrospektif gözlemsel bir kohort çalışma olarak 01.09.2020-01.02.2021 tarihleri arasında COVID-19 tanısı ile hastanemizde yatarak takip ve tedavi edilen hastalarda yapıldı. Çalışmaya en az bir nazo-orofarengeal örnekte SARS CoV-2 polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) pozitifliği saptanan 18 yaş ve üzeri hastalar dahil edildi. Tekrarlayan hastane yatışları olan hastalarda sadece ilk yatışları çalışma kapsamına alındı. Tüm hastaların yatış anındaki demografik-klinik özellikleri, altta yatan hastalıklar, laboratuvar sonuçları, radyolojik bulguları ve verilen tedaviler çalışma formuna kaydedildi. Başlangıç verilerine ek olarak COVID-19'a yönelik kullanılan antiviral ve antiinflamatuar tedaviler, hastanede yatış süresi, hastalığın seyir şiddeti ve 28. gün mortalite gelişimi kayıt altına alındı. Hastalar hafif-orta ve şiddetli-kritik seyirli olarak 2 gruba ayrıldı. Birinci gruba üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları olan veya akciğerde infiltrasyonu olduğu halde oda havasında pulse oksimetri ile ölçülen periferik arteriyel oksijen saturasyonu (SpO2)> %94 olan hastalar dahil edildi. İkinci grup ise SpO2 30/dk olan, akciğer tomografisinde %50'den fazla tutulum saptanan; solunum yetmezliği, septik şok, çoklu organ yetmezliği olan hastalardan oluşturuldu. Verilere hastane veri tabanı ve yazılı hasta dosyaları incelenerek ulaşıldı. Hafif-orta ve şiddetli-kritik seyreden hastalar ile ölen ve sağ kalan hastalar arasındaki demografik veriler, altta yatan hastalıklar, laboratuvar bulguları, akciğer tutulum yüzdeleri ve tedaviler karşılaştırıldı. Bu parametrelerden hastalık seyri ve mortalite açısından risk faktörü olanlar belirlendi. Bulgular: Çalışmaya 500 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 63.01±14.25 yıl olup çoğunluğunu [%63.8 (n=319)] erkekler oluşturmaktaydı. Semptomatik hastalarda en sık rastlanan şikayetler; nefes darlığı, myalji, öksürük ve ateş olarak saptandı. Altta yatan hastalıklar sıklık sırasına göre; diabetes mellitus (DM), hipertansiyon (HT), kardiyovasküler hastalık (KVH) , kronik akciğer hastalığı (KAH), kronik böbrek hastalığı (KBH) olarak gözlendi. Hastaların 77'si (%15.4) hafif-orta seyirli grupta iken, 423'ü (%84.6) şiddetli-kritik hastalık grubunda idi. Hastaların 375'i (%75) şifa ile taburcu edilirken 125 kişi (%25) kaybedildi. İleri yaş mortaliteyi arttırıcı bir risk faktörü olarak bulundu (OR:1.048, %95 CI, 1.026-1.070, p<0.001). KBH varlığı ölen hastalarda anlamlı olarak daha fazla oranda iken (p=0.005) DM varlığı hem şiddetli-kritik seyirli hastalarda (p=0.004) hem de ölen hastalarda (p=0.001) daha yüksek oranda bulundu. Şiddetli-kritik grupta yer alan ve ölen hastalarda beyaz küre sayısı (WBC), nötrofil/lenfosit oranı (NLR), kreatinin, aspartat aminotransferaz (AST), laktat dehidrogenaz (LDH), prokalsitonin (PCT), C-reaktif protein (CRP), ferritin, D-dimer, fibrinojen düzeyleri daha yüksekti. Lenfosit sayısı ise daha düşüktü. Akciğer tutulum derecesi ortanca %40 (10-90) olan hastalar, %30(5-90) olanlara göre mortalite açısından artmış riske sahipti (OR:1.036, %95 CI, 1.024-1.049, p<0.001). Hidrosiklorokin, favipravir, remdesivir kullanımının mortalite oranlarını etkilemediği gözlendi. Şiddetli-kritik gruptaki hastaların takibinde daha fazla antiinflamatuar tedavi gereksinimi mevcuttu. Kortikosteroid tedavisi mortaliteyi azaltıcı faktör olarak bulundu (OR:0.484, %95 CI, 0.270-0.870, p=0.015). Tosilizumab kullanımı mortaliteyi azaltmış iken istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Sonuç: Bu çalışmada ileri yaş, erkek cinsiyet, alt hastalık varlığı, WBC, NLR, kreatinin, AST, LDH, PCT, CRP, ferritin, D-dimer, fibrinojen yüksekliği, lenfosit düşüklüğü, akciğer tutulum derecesi kötü seyri öngörmede önemli parametreler olarak saptandı. Antiviral tedaviler ile mortalite arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, kortikosteroid tedavisi mortaliteyi azaltıcı risk faktörü olarak bulundu. İleri yaş ve akciğer tutulum derecesinin yüksekliği mortalite artışı açısından risk faktörü olarak bulundu. Bu parametrelere sahip olan hastaların şiddetli-kritik seyir ve mortalite açısından yakın takibi önemlidir. Anahtar Kelimeler: SARS-CoV-2, COVID-19, Klinik Seyir, Mortalite