Erken evre meme kanserinde sentinel lenf nodu değerlendirmek için frozen section yapılmayan hastalardaki aksiller diseksiyon oranımız


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DENİZ KOL ÖZBAY

Danışman: Meryem Günay GÜRLEYİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Frozen section(FS), erken evre meme kanserinde sentinel lenf nodu biyopsisi(SLNB) aksillayı değerlendirmek için yapılmasına karşın günümüzde gerekliliği tartışmalıdır. Son dönemde yapılmış olan çalışmalar ile 1-2 lenf nodu pozitif olan ve radyoterapi alacak hastalarda aksiller diseksiyondan kaçınmanın onkolojik olarak güvenli olduğu gösterilmiştir. Biz de bu çalışmamızda; ACOSOG Z0011 ışığında küratif amaçlı opere edilmiş, Frozen Section (FS) gönderilmemiş, erken evre meme kanserli hastalarda Permanent Section (PS) kullanımının etkinliğini araştırdık. FS gönderilmemiş olan hastalarda aksiller diseksiyon oranı ve etki eden parametreleri retrospektif olarak değerlendirildik. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya Ocak 2019 ile Ocak 2025 tarihleri arasında Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi'nde opere edilen Frozen Section (FS) yapılmayan, erken evre, klinik olarak lenf nodu negatif meme kanserli hastalar dahil edildi. Neoadjuvan kemoterapi alan, cT3-4 tümörler, duktal karsinoma in situ (DCİS), okült tümörler ve daha önce meme kanseri geçirmiş hastalar çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Toplam 398 hastaya frozen section(FS) kullanılmayarak meme kanseri cerrahisi uygulandı. Olguların yaşları 24 ile 92 arasında değişmekte olup, ortalama yaş 56,22±12,64 olarak belirlendi. Olguların %21,4'ünde (n=85) nihai patolojide SLNB pozitifti. Bunların %67,1'inde (n=57) 1 lenf nodu pozitif, %23,5'inde (n=20) 2 lenf nodu pozitif, %9,4'ünde (n=8) 3 ve üzerinde lenf nodu pozitifti. Tüm olguların %2'sine (n=8) 2. operasyonda aksiller diseksiyon yapıldı. Geriye kalan vakalarda sadece 1-2 pozitif sentinel lenf nodu vardı ve aksiller diseksiyon yapılmadı.40 aylık medyan takipte Sadece 3 hastada lokorejyonel nüks olduğu görüldü (%1) Alt tipleri ile olguların metastatik lenf nodu sayıları arasındaki ilişkiye göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p=0,035; p<0,05). Alt tipi LUM B olanların metastatik lenf nodu sayısının 3 ve üzeri olma oranı diğerlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti. Metastatik lenf nodu sayısının 3 ve üzeri olanların Kİ67 ölçümleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti. (p=0,010;p<0,05).Lenfovasküler invazyon görülenlerin metastatik lenf nodu sayısının 3 ve üzeri olma oranı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksekti. Sonuç: Çalışmamızda, erken evre meme kanserli hastaların sentinel lenf nod değerlendirmesinde FS kullanılmadığı durumda Z0011 çalışmasının ışığında hastaların yalnızca %2'sinde ikinci bir ameliyat gerekliliği doğmuştur. 40 aylık medyan takipte sadece 3 hastada (%1) lokorejyonel nüks tespit edilmiştir. Erken evre meme kanseri hastanın yönetiminde rutin Frozen Section(FS) uygulaması yerine Permanent Section(PS) sonrası karar vermek daha doğru olabilir. FS analizinin atlanmasıyla birlikte, operasyon maliyetlerinin düşmesi, ameliyat süresinin kısalması gibi önemli avantajlar da sağlanabileceği öngörülmektedir.