Yoğun bakım ünitesinde takip edilen kafa travmalı hastalarda hiperoksijenizasyonun mortalite ve morbiditeye etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEHRA KILINÇ
Danışman: Ayça Sultan ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, yoğun bakım ünitesinde takip ve tedavi edilen kafa travmalı hastalarda hiperoksijenizasyonun mortalite ve morbidite üzerindeki olumsuz etkisinin hastaların tedavi öncesi ve sonrası alınan arteryel kan gazı verileriyle ortaya konulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 3. düzey YBÜ'nde, Ocak 2018 ile ARALIK 2019 tarihleri arasında, çeşitli nedenlerle takip ve tedavi edilmiş 119 kafa travma olgusu retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş, cinsiyet, boy, ağırlık, ek hastalıkları, kullandığı ilaçlar, YBÜ yatış endikasyonu, Glasgow Koma Skalası (GKS), Acute Physiology and Chronic Health Evaluation (APACHE) II Skoru, YBÜ kalış süresi, hastane yatış süresi, reoperasyon durumu, ekstübasyon günü, hastanın taburculuk veya eksitus durumu değerlendirilmiştir. Hastalar YBÜ'ne yatışının ilk gününde alınan arter kan gazındaki en yüksek PaO2 değerine göre ( 200) 3 gruba ayrılarak YBÜ giriş ve taburculuk veya eksitus günündeki arter kan gazları karşılaştırılmıştır. Bulgular: Üç grup arasında yapılan karşılaştırmada hastaların demografik verilerinin, ASA, tanı, ek hastalık, GKS, APACHE, hastane ve YBÜ yatış süresinin istatistiksel açıdan anlamlı derecede farklı olmadığı, YBÜ yatış günündeki arter kan gazı ortalamaları karşılaştırıldığında ilk SaO2 (p<0,001) ve ilk PaO2 (p<0,001) ortalamalarının istatistiksel açıdan anlamlı derecede farklı olduğu bulundu. Grupları ilk PaO2 değerine göre oluşturduğumuz için istatistiksel açıdan farklı olması klinik açıdan anlamlı değildir. Vakaların tedavi sonrası çıkış arter kan gazı değerleri ortalamaları karşılaştırıldığında pH (p=0,010), SaO2 (p=0,008), PaO2 (p<0,001), PaCO2 (p=0,006), laktat (p=0,015), BE (p=0,035) ve HCO3 (p=0,024) ortalamalarının istatistiksel açıdan anlamlı derecede farklı olduğu bulundu. Hiperoksik kabul ettiğimiz grupta anlamlı derecede yüksek bulundu. PaO2 grupları arasında (Grup1, 2, 3) mortalite (p<0,001) ve reoperasyon (p=0,001) oranlarının istatistiksel açıdan anlamlı derecede farklı olduğu, grup 2 ve 3'te (Hiperoksik gruplarda) mortalitenin daha yüksek, grup 1'de reoperasyon oranının daha yüksek olduğu bulundu. Araştırmada yoğun bakımda kafa travması tanısı ile takibi yapılan vakaların 28'inde (%23,5) mortalite olduğu bulundu. Mortalite olan ve olmayan vakalar arasında demografik veriler anlamlı olarak bulunmazken, GKS (p<0,001), APACHE (p<0,001), İlk SaO2 (p=0,002), Ekstübasyon günü (P<0,001), çıkış pH (P<0,001), PaO2 (P<0,001), PaCO2 (P=0,015), Laktat (p<0,001), BE (p<0,001), HCO3 (p<0,001) ve YBÜ Yatış (p=0,038) oranlarının istatistiksel açıdan anlamlı derecede farklı olduğu ve mortalite olan grupta SaO2, PaO2, PaCO2, Laktat ve yaş ortalaması daha yüksek olarak bulunmuştur. Sonuç: Yaptığımız çalışmada PaO2 değerlerine göre gruplara ayırdığımız hastaların arter kan gazı verilerinden yola çıkarak hiperoksik kabul ettiğimiz grup 2 ve 3'te mortalite yüksek bulunmuştur. Mortalite olan grupta SaO2, PaO2 olmayan gruba göre daha yüksek bulunmuştur. Klinik olarak anlamlı bulduğumuz bu veriler direk oksijen tedavisiyle ilişkilendirilemese de YBÜ hastalarında yaygın ve kolay uygulanan oksijen tedavisinin faydasının yanında mortalite ve morbiditeye olan olumsuz etkisine bu çalışmayla dikkat çekilmeye çalışılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Kafa travması, yoğun bakım ünitesi, hiperoksijenizasyon