Yanık hastalarında hiperbarik oksijen tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERT KARTAL

Danışman: Abdullah ARSLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Bu çalışmanın amacı, hiperbarik oksijen tedavisinin (HBOT) termal yanıklı hastalarda klinik ve laboratuvar parametreler üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Klinik olarak hastanede yatış süresi, debridman sayısı, greftleme sayısı, başarısız greft sayısı, vacuum assisted closure (VAC) gereksinimi, antibiyotik kullanım süresi ve değişimi, sepsis gelişimi, yara kültür üremesi ve sekel gelişimi; biyokimyasal olarak beyaz kan hücresi (WBC), platelet (PLT), nötrofil (NE), lenfosit (LYF) , c reaktif protein (CRP), prokalsitonin (PCT), kan üre azotu (BUN), kreatinin (KRE) , alanin aminotransferaz (ALT) ve aspartat aminotransferaz (AST) değerlerinin analiz edilerek HBOT'un termal yanık hastaları üzerinde etkinliğinin değerlendirilmesi hedeflendi. Gereç ve Yöntem Bu çalışma, ikinci veya üçüncü derece termal yanığı bulunan hastaların HBOT alıp almamalarına göre klinik ve laboratuvar verilerinin karşılaştırıldığı retrospektif ve karşılaştırmalı bir araştırmadır. Çalışmaya, 01 Mart 2022 – 30 Ekim 2024 tarihleri arasında Konya Şehir Hastanesi Yanık Ünitesi'nde yatarak tedavi gören toplam 60 hasta (HBOT grubu = 30; kontrol grubu = 30) dahil edildi. HBOT çok kişilik basınç odasında, haftada beş gün, 2.4 atmosfer absolute (ATA) basınçta, her biri 25 dakikalık üç oksijen soluma periyodu ve aralarda beş dakikalık hava molalarıyla toplam 120 dakika sürecek şekilde uygulandı. Her iki grupta demografik ve klinik değişkenler olarak yaş, cinsiyet, ek hastalık varlığı, yanık yüzdesi, yanık derecesi, hastanede yatış süresi, debridman sayısı, greftleme sayısı, başarısız greft sayısı, VAC gereksinimi, antibiyotik kullanım süresi ve antibiyotik değişim sayısı, sepsis gelişimi, yara kültüründe üreme ve sekel gelişimi değerlendirildi. Biyokimyasal parametreler arasında ise WBC, PLT, NE, LYF, CRP, PCT, BUN, KRE, ALT ve AST düzeyleri analiz edildi. Biyokimyasal değerlere hastaneye yatış anındaki değer (BD1), en yüksek değer (BD2), en yüksek değere kaç gün sonra ulaştığı (BD3) ve kaç gün sonra normale döndüğü (BD4) açısından bakıldı. Sekel gelişimi değerlendirilirken yalnızca fiziksel sekeller dikkate alınmış olup; hipertrofik skar, keloid ve kontraktür varlığı sekel gelişimi olarak kabul edildi. Yanık hastalarının tüm cerrahi işlemleri (debridman ve greft uygulamaları), ilgili yanık ünitesinde görevli tek deneyimli doktor tarafından gerçekleştirildi. Ek olarak HBOT grubunda HBOT başlama süresi ve HBOT seans sayısı bakıldı. Verilerin analizinde SPSS 21.0 programı kullanıldı. Normal dağılıma Shapiro-Wilk testi ile bakıldı. Gruplar arası karşılaştırmalarda uygun şekilde t-testi, Mann-Whitney U testi, Ki-kare testi ve Pearson/Spearman korelasyon analizleri uygulandı . p<0,05 değeri anlamlılık sınırı olarak kabul edildi. Bulgular İstatistiksel analizlerde HBOT grubunda debridman sayısı (p=0,010), hastanede yatış süresi (p=0,039), antibiyotik kullanım süresi (p=0,030), PCT1 (p=0,046), BUN3 (p=0,023), ALT3 (p=0,022) ve PLT3 (p=0,033) gibi parametrelerde anlamlı fark saptandı. HBOT başlama süresi ile hastanede yatış süresi (r=0,776; p<0,001), debridman sayısı (r=0,713; p<0,001), greft uygulama sayısı (r=0,637; p<0,001) ve antibiyotik kullanım süresi (r=0,613; p<0,001) arasında pozitif yönlü, anlamlı korelasyon gözlendi. HBOT seans sayısı ile antibiyotik değişim sayısı arasında sınırda anlamlı pozitif bir korelasyon belirlendi (r = 0,362; p = 0,050). Ayrıca, HBOT almayan kontrol grubunda sekel kalan hastaların debridman sayısının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlendi (U = 51,000; p = 0,015). Toplam örneklem üzerinden yapılan karşılaştırmalarda ise yalnızca debridman sayısı ile sekel kalımı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p = 0,008) Sonuç Bu çalışmada, hiperbarik oksijen tedavisi uygulanan termal yanıklı hastalarda klinik iyileşme sürecinin çeşitli yönlerden olumlu yönde etkilendiği gözlemlendi. HBOT alan hastalarda, kontrol grubuna kıyasla debridman sayısı, hastanede yatış süresi, antibiyotik kullanım süresi ve biyokimyasal belirteçler arasında yer alan PCT1, BUN3, ALT3 ve PLT3 parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık saptandı. Bu farklılıklar, HBO tedavisinin inflamasyonun kontrolü ve doku iyileşmesinin desteklenmesi üzerinde etkili olabileceğini göstermektedir. Ayrıca, HBO tedavisine başlama süresi ile hastanede yatış süresi, debridman ve greft uygulama sayısı ile antibiyotik kullanım süresi arasında güçlü pozitif korelasyonlar belirlendi. Bu bulgular, HBO tedavisinin tedavi sürecine erken dahil edilmesinin klinik sonuçları doğrudan etkileyebileceğini düşündürmektedir. Elde edilen veriler, HBO tedavisinin yanık hastalarının yönetiminde etkili ve faydalı bir destek tedavi yöntemi olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Termal yanık, hiperbarik oksijen tedavisi, yara iyileşmesi, antibiyotik kullanımı, debridman, prokalsitonin, hastanede yatış süresi.