Tükürük bezi ince iğne aspirasyon biyopsilerinin Milan Sistemine göre değerlendirilmesi ve histopatolojik tanıları ile karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELDA PELİN EREN

Danışman: Sezer KULAÇOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Tükürük bezi ince iğne aspirasyon biyopsisi, tükürük bezi lezyonlarının yönetiminde etkinliği yüksek ilk basamak tanı yöntemi olarak yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Nonneoplazi/ neoplazi ve benign/malign neoplazi ayrımını sağlayarak; uygun tedavi seçeneği için kliniği yönlendirir. Patolog ve klinisyen arasındaki iletişimi geliştirmek ve tükürük bezi İİAB raporlarını standardize etmek amacıyla risk sınıflandırmasının vurgulandığı Milan Sistemi kullanılmaktadır. Hastanemiz arşivinde bulunan Milan Sistemi tanı kategorilerine göre tanı almış aspirasyonların ve cerrahi materyali bulunan olguların histopatolojik tanıları karşılaştırarak her bir tanı kategorisine ait malignite risk oranı (ROM) ve neoplazi risk oranı (RON) değerini saptamak hedeflenmiştir. Milan Sistemi'nin neoplaziyi saptamadaki ve maligniteyi ayırt etmedeki duyarlılık, özgüllük, tanısal doğruluk, pozitif ve negatif prediktif sonuçları değerlendirmek, bu değerleri literatür ile karşılaştırmak amaçlanmıştır. Çalışmamızda ayrıca sitomorfometrik parametrelerin analizine yer verilmiş; bu özelliklerin benign ve malign lezyonlarda karşılaştırılması ile maligniteyi ayırt etmede ek bir öngörü sağlama rolünün olup olmadığı incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Temmuz 2019-Temmuz 2024 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi Tıbbi Patoloji Bölümü arşivindeki, tükürük bezi lezyonu bulunan 436 hastanın Milan Sistemi'ne göre tanı almış toplam 511 adet ince iğne aspirasyon biyopsisine ait arşiv taraması yapılmıştır. Bu olguların içerisinde 179 hastada (199 adet aspirasyonda) cerrahi materyal mevcut olup histopatolojik tanı ile karşılaştırılmıştır. Her bir tanı kategorisine ait ROM ve RON değerleri hesaplanmıştır. Duyarlılık, özgüllük, tanısal doğruluk, pozitif prediktif değer ve negatif prediktif değer gibi tanısal performans parametreleri hesaplanarak literatürdeki veriler ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca uygun kriterleri sağlayan 79 olguya ait MGG boyalı bir adet lam sitomorfometrik analize alınmıştır. ROC analizi yapılarak maligniteyi ayırt edebilmeyi sağlayan optimal eşik değerler belirlenmiştir. Malign ve benign neoplazilerde bu sitomorfometrik veriler istatistiksel analizler ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: 436 hastaya ait Milan Sistemi'ne göre tanı almış 511 aspirasyon mevcuttur. 179'unda (199 aspirasyon) cerrahi materyal bulunmaktadır. Aspirasyon tanılarının Milan Sistemi tanı kategorilerine göre dağılımı ND %15,6; NN %7,8; ÖBA %13,5; BN %45,4; SUMP %11,54; MŞ %2,3 ve MN %3,7 şeklindedir. ROM ve RON değerleri ise sırayla ND için %10 ve %80; NN için %37,5 ve %50; ÖBA için %5 ve %65; BN için %2 ve %100; SUMP için %21,2 ve %100; MŞ için %77,7 ve %100; MN için %100 ve %100 olarak hesaplanmıştır. Maligniteyi saptamada duyarlılık ÖBA dahil edildiğinde %87,2; ÖBA dahil edilmediğinde %84,6; ÖBA+SUMP dahil edilmediğinde %66,7; özgüllük ise ÖBA dahil edildiğinde %68,7; ÖBA dahil edilmediğinde %81,3; ÖBA+SUMP dahil edilmediğinde %98,7 olarak hesaplanmıştır. Sitomorfometrik analiz ile malign neoplazmlarda istatistiksel olarak anlamlı fark göstermiştir. Sonuç: Bu çalışmada, Milan Sistemi'nin tükürük bezi ince iğne aspirasyon biyopsilerinde uygulanabilirliği kurumsal düzeyde değerlendirilmiş ve sistemin tanısal standardizasyon sağlama açısından etkili bir yaklaşım sunduğu görülmüştür. Milan Sistemi'ne göre raporlamanın kliniği yönlendirmede ve hasta yönetiminde önemli bir katkı sağladığı bulunmuştur. Ek olarak çalışmamızda yapılan sitomorfometrik analizler, morfometrik ölçütlerin tanı sürecine katkı sağlayabileceğini göstermiştir. Anahtar Kelgmeler: tükürük bezi, Milan Sistemi tanı kategorileri, sitoloji- histopatoloj1 tanı uyumu