Üst gastrointestinal endoskopi yapılan aç çocuk hastalarda aspire edilen mide volümünün USG ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZHAN PINAR
Danışman: Sengül ÖZMERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GiriĢ ve Amaç: Pulmoner aspirasyon özellikle acil anestezi veya derin sedasyon ihtiyacı olan hastalar için anestezi yönetimi açısından en korkulan komplikasyonlardan biridir. Elektif Ģartlarda aspirasyonu engellemek için uygun açlık durumunu beklemek gerekmektedir. Ancak bilinci kapalı hastalarda, geriatrik veya pediatrik yaĢ grubunda açlık durumunun değerlendirilmesi oldukça zordur. Bu çalıĢmada pediatrik yaĢ grubunda mide içeriğinin varlığını, niteliğini ve hacmini değerlendirmek için yatak baĢı mide ultrasonografisi kullanılarak; anestezi pratiğinde aspirasyon riskinin önlenmesi ve öngörülebilmesi amaçlanmıĢtır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli prospektif çalıĢmaya Ankara ġehir Hastanesi Çocuk Hastanesi Çocuk Endoskopi Ünitesinde; 1 Haziran 2021 – 31 Ekim 2021 tarihleri arasında, yaĢları 2-18 arasında değiĢen 249 çocuk hasta dahil edildi. Son 1 ay içerisinde bir üst gastrointestinal kanama, daha önce alt özofagus veya mide ameliyatı geçirmiĢ, nazogastrik sondası olan ve istenilen açlık kurallarına uymayan, ebeveynleri araĢtırmaya katılmak istemeyen hastalar çalıĢmaya dahil edilmedi. Hastalar Grup 1, 2 ve 3 olarak yaĢ aralığına göre sınıflandırıldı. Grup 1; 2-5 yaĢ, Grup 2; 6-11yaĢ, Grup 3 ise 12-18 yaĢ arasındaki hastalardan oluĢturuldu. Çocuk Endoskopi Ünitesinde anestezi indüksiyonu öncesi hastaların demografik ve klinik verileri kaydedildi. Tüm mide USG değerlendirmeleri, deneyimli teorik ve uygulamalı eğitim almıĢ bir anestezi uzmanı ve anestezi tez asistanı tarafından yapıldı. Hastaların önce sırtüstü ardından RLD olmak üzere iki pozisyonda mide antral kesit alan ölçümü değerlendirildi. Üç puanlık derecelendirme ölçeğine göre mide içeriğinin kalitatif değerlendirmesi yapıldı. Ardından anestezi indüksiyonu ve havayolu güvenliği sağlandıktan sonra hastalara üst gastrointestinal sistem endoskopisi yapıldı ve USG sonuçlarına kör olan bir pediatrik gastroenterolog tarafından mide içeriği aspire edilip dökümante edildi. Bulgular: Hastaların % 60,6‟sı kızdı. Hastaların yaĢ, kilo ve BMI ortalaması sırasıyla 12,29 ± 4,42; 44,28 ± 19,22 ve 18,86 ± 4,27 idi. Hastaların % 83,5‟i ASA 1 olup % 16,5‟inde ek hastalık mevcuttu. Açlık süresinde; Grup 1‟in diğer gruplardan viii farklı olduğu, açlık süresinin daha kısa olduğu, aspire edilen volüm değiĢkeninde; yaĢ grubu büyüdükçe aspire edilen volümün de büyüdüğü, CSA supine değiĢkeninde, yaĢ grubu büyüdükçe CSA supine değerlerinin de büyüdüğü, CSA RLD değiĢkeninde; yaĢ grubu büyüdükçe CSA RLD değerinin de büyüdüğü görüldü. Grade değiĢkeninde; Grup 1‟de grade 0 oranının daha yüksek olduğu bulunmuĢtur. Aspire edilen volüm ile; CSA supine, CSA RLD, yaĢ ve BMI arasında pozitif yönde korelasyon saptandı. CSA supine ile; CSA RLD, yaĢ ve BMI arasında pozitif yönde korelasyon saptandı. CSA RLD ile; yaĢ ve BMI arasında pozitif yönde korelasyon saptandı. YaĢ ile BMI ve açlık süresi arasında pozitif yönde korelasyon saptandı. CSA RLD‟nin tahmini için oluĢturulan regresyon modeli ile yapılan tahminlerin uyumuna bakıldığında; gerçek değer ile tahmin değerleri arasında r = 0,525 seviyesinde ve pozitif yönde iliĢki olduğu bulunmuĢtur. Aspire edilen volümün tahmini için oluĢturulan regresyon modeli; Volüm = 12,323 + (YaĢ × 0,736) – (BMI × 0,715) + (CSA RLD × 1,915)‟dir. Bu model; aspire edilen volümdeki değiĢimin yaklaĢık %26‟sının yaĢ, BMI ve CSA RLD tarafından açıklanabildiğini göstermektedir (R2 =0,261). Aspire edilen volüm(ml) tahmini için oluĢturulan regresyon modelinin uyumuna bakıldığında; gerçek değerler ile tahmin değerleri arasında r = 0,502 seviyesinde ve pozitif yönde iliĢki saptandı. Sonuç: Pediatrik hastalarda noninvaziv bir araç olan USG‟nin hastabaĢı kullanımı ile ölçülen gastrik antral alan preoperatif sıvı içeriğini belirlemek ve peroperatif aspirasyon riskini öngörmek için güvenli ve kolay bir yöntemdir. Özellikle RLD pozisyonu boĢ antrum teĢhisi için en uygun pozisyondur. Ayrıca oluĢturduğumuz modelin klinik pratikte faydalı olacağını düĢünmekteyiz.